--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslâm coğrafyasında vekâlet savaşları/2

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik

İslâm coğrafyasında İslâm dininin dışında hiçbir dinin ve ideolojinin hükmünün ve hâkimiyetinin geçerli olmaması için mücadele veren Müslümanların safında ve sınıfında yer almak, Müslümanlar için dini bir vecibedir. İslâm coğrafyası bir tek İslâm ile idare olunur. İslâm coğrafyasında yaşayan Müslümanlara İslâm’ın dışında teklif edilen sistemler ve idare şekilleri, birer kölelik reçeteleridir. 

İslâm coğrafyasında icad edilen putlar, Avrupa’da icad edilen putlardan eksik değildir. Doğu ile Batı putperestlikte müşterek hale gelmiş bulunmaktadırlar. Dolayısıyla kendi putlarına tapmak için hasmının putlarına sövenler de putperest sayılırlar. Kendi putlarına toz dokundurmamak için başkalarının putlarını kıranlar da putperestlerin topluluğundan gayri sayılmazlar. Putperestlerin karşısına tevhid ile dikilen ve direnen Müslümanlar, mü’min olmanın vasıflarından birisinin de kuvvet olduğunu unutmamalıdırlar. Rasûlüllah (sav) buyuruyor: 

“Kuvvetli mü’min Allah katında zayıf mü’minden daha hayırlı. (daha üstün) ve daha sevimlidir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayr vardır. Sana yararlı olan şeyi elde etmeye çalış, Allah’dan yardım dile ve aslâ acz gösterme. Başına bir şey gelirse, “şöyle yapsaydım, böyle olurdu” diye hayıflanıp durma. Allah’ın takdiri bu; O, ne dilerse yapar de. Zira “eğer” kelimesi, şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar.” (Sahih-i Müslim, kader 34; Sünen-i İbn Mace, mukaddime 10, zühd 14,el- Müsned/ Ahmed b. Hanbel, II, 366, 370) 

İmandan kaynaklanan ve imanın atmosferinde oluşturulan kuvvet olmadan mücerred hamasi duygularla vekâlet savaşlarından kurtulmak mümkün değildir. Çünkü arkasına güç konulmamış hamasi söylemlerin akıbeti iflastan başkası değildir. Muktedir olamadığınız gücü kendi gücünüz sayarsanız, sizi güçten düşürmeye çalışanların oyununa gelir ve onların sayılarını çoğaltırsınız.

Küresel güç odaklarının safında olanlar, ömür boyu kölelik sınıfında okuyanlardır.  Onlar vekâleten verilen savaşların figüranlarıdır. Vekâleten savaş (proxy war), birbirleriyle doğrudan savaşa girmeyi göze alamayan aktörlerin (devletlerin), belli bölgeler nezdindeki güç dengesini kendi lehlerine çevirebilmek amacıyla, bahsedilen bölgelerde birbirleri ile savaşan ya da savaşmaya eğilimli olan güçlere destek vererek o bölge/bölgelerde siyasal/sistemsel etkinliklerini arttırabilme çabasıdır. Buracıkta 2003’te Irak işgal edildiğinde Londra’da yürüyen 1 milyon savaş karşıtına Tony Blair’in söylediklerini hatırlayalım: “Beyler, savaşa karşı yürüyorsunuz ama unutmayın ki refahınız bu tür savaşlara bağlı!” İslâm topraklarında Müslüman kavimlerin arasında sürmekte olan savaşlar, Batı’nın ekmek kapılarıdır. Batı bu ekmek kapılarını sürekli açık tutmak ister. Ortadoğu’nun veya da “Genişletilmiş Ortadoğu”nun emperyalist güçlerin dünya hakimiyeti stratejilerinde oynadığı rol, İslâm coğrafyasında vekâlet savaşlarına sebep olmuştur. Burada çok sayıda dünya ve bölgesel güç devreye girmektedir. Örneğin Almanya’nın, Fransa ve İngiltere’nin çıkarları, ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarına genel anlamda şimdilik ters düşmüyor. Ortadoğu’yu 100 sene önce Sykes-Picot Anlaşmasıyla (1916) kendi aralarında ve kendi çıkarlarına göre yapay olarak bölen İngiltere ve Fransa, bugün aynı alanda etkili olmaya çalışırken karşılarında Rusya ve İran’ın yanı sıra müttefikleri olan ABD’yi görmekteler. ABD ise Ortadoğu’yu bugün yeniden biçimlendirecek, haritaları yeniden çizecek tek güç olarak kendisini görmektedir. Batılı emperyalist güçlerin kendi aralarındaki Ortadoğu üzerine rekabetleri inkâr olunamaz bir gerçektir. Dolayısıyla İslâm coğrafyasında sürmekte olan savaşlar, Amerika’nın, Rusya’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin, Almanya’nın, İsrail’in savaşlarıdır. Bunlardan her bir ülkenin kendisine bağlı ve bağımlı birkaç tane vekil devlet, hükümet ve terör örgütü vardır. Onlar adına çıkar savaşlarını bu vekil devlet, hükümet ve örgütler sürdürmektedirler. Dolayısıyla Emperyalist ülkelerin çıkarına savaşanlar, vekâlet savaşlarının figüranları olanlardır. Onlardan insanlığa hayır gelmez.

Emperyalistler adına vekâlet savaşlarının verildiği bir coğrafyada masum bir çocuğun cansız bedeni dünyanın gözü önünde kıyıya vurmuşsa, vicdanı delinmiş o dünyadan öç almanın vakti çoktan gelmiştir. Masum çocukların kıyıya vuran cansız bedenlerine alışmak, Emperyalistlerin vekâlet savaşlarını alkışlamaktır. 

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle