--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslâm aidiyetimiz her şeyin fevkindedir

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
7

 

İdeolojilerin bir çukurundan çıkıp öteki çukuruna düşenlerin bize ulaşan feryadları, ah bir el uzansa bize ıraklardan, çekip çıkarsa bizi buralardan!

Muhammed ümmeti bir tek İslâm’la idare olunmayı, İslâm’la iftihar etmeyi bırakınca ne dizinde takat kaldı, ne de gözünde fer. Allah’tan gelen haber, dünyanın neresinde bulunursa bulunsun her Müslüman bir tek İslâm’a nefer. Müslümanların hicreti, İslâm’ı devlet yapmak için yapılan büyük sefer. İslâm aidiyetimiz, izzet garantimizdir. Onu kaybettiğimiz zaman, kaybolmaya mahkûmuz.

Hz. Ömer (ra) yanında Ebu Ubeyde bin el-Cerrah (ra) da bulunduğu halde Şam‘a gitmek üzere yola çıktı. Yolda bir nehre geldiklerinde Hz. Ömer devesinden indi ve ayakkabılarını çıkarıp boynuna astı. Sonra da devesinin dizgininden tutarak suya girdi. Bunu gören Ebu Ubeyde (ra): “Ey Müminlerin Emiri! Böyle yapmayınız; Çünkü bu memleketin halkı sizi bu şekilde görmekten hoşlanmayacaktır” dedi. O zaman Hz. Ömer (ra) şunları söyledi: “Vay; senden bunu ummazdım. Eğer bunu bir başkası söylemiş olsaydı onu ümmet-i Muhammed’e ibret dersi kılardım. Biz Allah’ın İslâm ile izzetli kıldığı bir kavimiz. Şayet izzeti İslâm’ın dışında başka bir yerde ararsak, Allah bizi behemehâl zelil kılar” (Hakîm, el-Müstedrek, Beyrut/1990, I,130)

Biz Müslümanız. İman ettiğimiz günden bu yana ahkâm-ı İslâm’ı iltizam etmişiz. Zaman ve zemin ne olursa olsun, bir tek İslâm ile mukayyed kalmakla mükellefiz. Biz sahte ilahlara değil, bir tek olan Allah’a aitiz. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor: “Biz sizi biraz korku, biraz açlık ve biraz mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmeyle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele! Onlar başlarına bir musibet geldiğinde: ‘Şüphesiz biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz’ derler. İşte böylelerine Rablerinden bağışlanma ve rahmet vardır. Doğru yol üzere olanlar da bunlardır.” (Bakara, 2/155-157)

İmandaki Allah’a aidiyet duygusu, aynı zamanda Allah’ın hükmüne, hâkimiyetine, şeriatına aidiyetle, Allah’ın dostları olan müminlere aidiyetle, onları veli edinmekle, onları sevmekle, onları idareci edinmekle tamamlanır. Meşru hedefe gayr-i meşru yoldan gitmeyi denemek, imanı kanatan dikenli ihtimal. İslâm aidiyetini her şeyin fevkinde tutarsan, er veya geç seni bulur İslâmi ihtilal!

Müslümanlar olarak kimliğimizi/adımızı bizzat Allahû Teâla tayin ve tesbit buyurmuştur. Öncekileri de bizi de mümin/ müslim ifadeleriyle şereflendirmiş… Kendi esma-i hüsnasından “mümin” ismiyle şereflendirmiş. Biz bunun yerine, bunun dışında bir isimlendirmeyi kabul edemeyiz. Biz, O’nun kullarıyız. En yüce üst kimliğimiz de budur. Hilafetin ilgasından sonra ümmet bilincinin yerini ulus bilincine terk etti. Müslüman insanlar ufuklarını hayallerini ümitlerini ve rüyalarını Misak-ı Milli sınırları içerisine hapsettiler. Oysaki yürek haritalarımız, imanımızın sınırlarıyla doğru orantılıdır. İmanımızın sınırı ne kadarsa, yürek coğrafyamızın hududu o kadardır.

Mü’minlerin yürek coğrafyası, tek ümmet şuurundan beslenir. Halepçe’den Cezayir’e, Keşmir’den Moro’ya, Afganistan’dan Pakistan’a, Kosova’dan Bosna’ya, Filistin’den Mısır’a, Tunus’tan Mali’ye, Libya’ya, Bangladeş’ten Arakan’a, Irak’a ve Suriye’ye tarihten aldığı sorumlulukla coğrafyamızın neresinde bir acı, bir yara, gözyaşı varsa “Müminler bir bedenin azaları gibidir!” şiarıyla hareket etmek yerine kendi ırklarımızı, renklerimizi, meşreplerimizi öne geçiriyorsak, İslâm aidiyetimizi her şeyden üstün tutma şuurunu kaybetmişiz demektir. Bütün Müslümanların bağlayıcı üst kimlikleri, Allah’a aidiyetleri, İslâm’a teslimiyet ve mensubiyetleridir.

“Davamız İslâm, ismimiz Müslüman” dır. Irkı, meşrebi, mezhebi, mektebi, medresesi bizimkinden farklı da olsa İslâm’a teslim olan her Müslümanı sever ve savunuruz. İslâm aidiyetimiz bunu gerektirir. Müslümanlar tek bir ırk topluluğu değil, muhtelif ırklardan meydana gelmiş bir iman topluluğudur. 

İslâm aidiyetimiz, ümmetin derdini kendi derdi edinmeyi gerektirir. Müslümanların dünyada belirleyici, etkileyici, yönlendirici ve yönetici küresel bir güç haline gelmeleri, İslâm aidiyetini her şeyden üstün tutmalarıyla mümkündür.

İslâm’a aidiyetimiz; ufkumuzu ümmet coğrafyasına kanatlandıran bir diriliş muştusudur. Bize İslâm aidiyetimizi unutturan ırkçılık, ulusçuluk, kavmiyetçilik, bizim için bir ölüm kutusudur. 

Müslümanlar olarak bizim ırkımız, bizim mezhebimiz, bizim meşrebimiz, bizim dinimizden üstün değildir. Hepimiz için mutlak manada bağlayıcı olan dinimizdir. Irkımız, mezhebimiz, meşrebimiz farklı olabilir ama dinimiz farklı olamaz. Hepimizin bağlayıcısı olan dinimiz İslâm’dır. Biz bir tek İslâm teslim olan Müslümanlarız. 

Piyasada sağcı solcu, şucu bucu olanlar pek çok. Ama biz “Müslümanız” bizim başka ismimiz yok. Rotamız hakikat, pusulamız şeriat. Hak ve hukuka riayet etmeyen kim olursa olsun, al tarihin çöplüğüne at!

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Haktan yana

10 Eylül 2023 20:28

Teşekkürler Mustafa kardeş

Haremeyne sevdalı hadimeyn

6 Eylül 2023 14:08

Hak ve hukuka riayet etmeyen kim olursa olsun, al tarihin çöplüğüne at!

Sosyalist

6 Eylül 2023 13:28

özgürlük, eşitlik, adalet ve sömürüye karşı olma her şeyin fevkindedir. Ancak bu değerler topluma hakim olduğunda insanca bir yaşama kavuşuruz. Yoksa birilerinin oyuncağı oluruz. Din, maalesef, egemenlerin, zenginliği elinde tutanların toplumu kontrol altında tutma aracı haline getirilmiştir. Haksızlığın, adaletsizliğin meşrulaştırıcısı bir kurum olarak işlevlendirilmiştir. Sizin gibiler de onlara hizmet ediyorsunuz.

Sosyalist

8 Eylül 2023 06:42

Din, Senin Anladığın Veya Anlatmak İstediğin Değil Din Allah C.C Ve Resulü S.a.v Aracılığıyla Bugünlere Kadar Bize Taşınan Ehli sünnet Vel Cemaat Anlayışını Tam Olarak Yaşayan Ve Yaşatmaya Çalışandır. Yani Piyasada Gördüğün Cematler Din İçin Bir Örnek Değildir. DIN EVRENSELDİR BÜTÜN ÜMMETE GELMISTIR KİMSENİN SAHIS VEYA CEMAAT TEKELINDE DEĞİLDİR. BEŞERİ SISTEM ILE YONETILDIGIMIZ Her Gün, Adalet Beklemek Kırmızı Kar Yağmasını Beklemek Gibidir. SOSYALİST, ANLAYIŞLAR DÜNYA KURGUSU,BOS KELAM, GEREKSIZ MUHABBETTİR.

Muhammet

6 Eylül 2023 11:05

Acil tedaviye ihtiyaç olan bir günde yaşıyoruz hocam, müslüman cemaati ve bilgi, görgü ile eğitimi geriledi. İmamlar bile yüksek lisans para mevki peşine düştü. Cemaat ihtiyar ve emekli reel aktif insanlar nerede ve ne yapıyor? Deryalara açılmadan önce ağları tamir etsek, yoksa boşa kürek sallarız/sallıyoruz.

Umut Özkan

6 Eylül 2023 09:57

Ne mutlu müslümanım diyene.. Elhamdülillah.

FEVKALEDE 'NIN DE MI?????

6 Eylül 2023 07:12

......

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle