--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İman Allah’ın emanetidir

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
Dünya denilen imtihan salonunda yapılan ilk imtihan, iman imtihanıdır. İman, bir imtihanlar yumağıdır. Yeryüzünde her mü’min kendi imanıyla imtihan olunur. İman imtihanı, bir başkasına vekâleten havale edilemeyen bir imtihandır. İmanın imtihanını vekâleten bir başkasına havale etmek, imtihan şuurunun ‘zayi’ olmasındandır. Rabbimiz buyuruyor: “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?

Andolsun biz onlardan öncekileri de imtihan ettik. Allah elbette doğruları da bilecek ve elbette yalancıları da bilecektir (ortaya çıkaracaktır).” (Ankebut Sûresi/ 2-3)

İmtihansız iman hesabı, bütünüyle yanlış bir hesaptır. İman imtihanı, kesinti kabul etmeyen bir imtihandır. Kendi imanının imtihanını vermeyen kişi, başka hiçbir imtihanı veremez. Kime iman etmişsek imanımızla ilgili kararı ancak o verir. Biz Allah’a iman etmişiz. Dolayısıyla imanımızla ilgili kararı da Allah verir. Esasen iman, Allah’tandır. İman’a ihanet, Allah’a ihanettir. Şehid Seyyid Kutup (Rh.a.) bu hususta şunları söylüyor:

“Şüphesiz ki iman dille söylenen bir laf değildir. Bilakis kendisine has sorumlulukları olan bir gerçek, kendisine has ağırlıkları olan bir emanet, sabrı gerektiren bir cihad ve tahammülü icab ettiren bir çaba işidir. Filhakika iman, Allah’ın yeryüzüne bir emanetidir. Onu ancak iman ehli olanlar taşırlar. İman emanetini insanları Allah’ın yoluna çekmek ve Allah’ın kelâmını insanların hayatında tahakkuk ettirmek isteyenler yüklenebilirler. Bu emanet son derece yüce, son derece ağır bir yüktür. “ (Fizilali’l Kur’an, C: 5, Sh: 2720, Beyrut/1982)

İman; Allah’ın bizden razı olması, bizim de Allah’tan razı olmamızdır. Bunun alâmeti, hayatın bütün kademe ve karelerinde kendimizi Şeriatullah ile mukayyed görmemiz ve Şeriatullah’tan gayrisiyle idare olunmaya asla ve kat’a razı olmamamızdır. Allah’ın kitabını ferd, aile, cemiyet ve devlet hayatına amir kılmak için çalışmayanlar, bu hususta çalışanlara elleriyle, dilleriyle ve mallarıyla yardım etmeyenler, ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde Kur’an’la sevkü idare olunmayı gereksiz görenler, Allah’ın yeryüzündeki iman emanetine ihanet edenlerdir. İman bir emanet imtihan da onun miyârı, kuldan istenilen sabır ve teslîmiyyetle imanı muhâfaza ise, bir bedel mesâbesindedir.

İman ihaneti kaldırmaz. İmanımız, Rabbimizin bize emanetidir. İman, amentü esaslarını ezberden saymaktan ibaret değildir. İman, kendilerinden emin olduklarımız hakkında hayatımızdan şahitler getirmemizdir. Hayatınız imanınıza şahitlik etmiyorsa, şeytanla barışınız devam ediyor demektir. İman imtihanı, sebeb-i sevabullah’tır. Allah’ın sevabına nail olanlar, Allah’ın iman emanetini zayi’ etmeden onun imtihanını verenlerdir. Ashab-ı Kiram imtihansız gün geçirdiklerinde kendi kendilerine “Acaba Rahman bizimle ilişkiyi mi kesti” diye kaygılanıyorlardı. Onların hayatına iman ile imtihan birlikte girmişlerdi. Çünkü Allah’ın dininde iman ile imtihan ikizdirler. İman imtihansız, imtihan da imansız olmaz. İman mutlak manada imtihanı gerektirir. Müslüman kişinin ister ferd, ister aile, ister cemiyet ve isterse devlet seviyesinde olsun, imanının imtihanından daha mühim bir işi olamaz. İmanının imtihanından daha mühim işi olan Müslüman, Müslümanlığını kaybetmiş demektir. Zaman imanla imtihan olunmayı idrak etme zamanıdır. Zamanın zalimleri bizleri imanımızdan çalmaya çalışıyorlar. İmanı için yaşamayan imanından çalınır.!

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle