--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hürriyetin en büyük düşmanları, hallerinden memnun olan kölelerdir

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
16

 

Hürriyet, insanların yaratılıştan getirdiği fıtri bir gerçektir. Hiçbir toplum hürriyetsiz yaşamamış ve yaşaması da düşünülemez. Hürriyet aslî, rıkkıyet/kölelik ise arızidir. Dünyada kölelerin itaatleri olmasaydı, firavunlar olmazdı. Rabbimiz haber veriyor:

“Firavun, kavmini küçümsedi ama, onlar kendisine yine de itaat ettiler. Doğrusu onlar kavm-i fasıkîn/yoldan çıkmış bir kavim idi.” (Zuhruf Sûresi/4).

Kendilerini hor ve hakir görenlere, insan yerine koymayanlara severek ve isteyerek itaat edenler, hürriyetin düşmanı olan kölelerdir. Firavunların emrindeki “Köleleri kurtarmak için en önemli adım nedir?” diye sorsalar; biz cevaben “Köleleri hür olmadıklarına aksine köle olduklarına ikna etmektir” deriz. Asrımız, firavunlarına âşık olmuş köleler asrıdır.

Asrımızda firavunlar kadar firavunlara kölelik edenler de tehlikeli hale gelmişlerdir. Bakınız bugün Türkiyeliler olarak İstanbul’u işgal eden İngilizlerin, Maraş’ı işgal eden Fransızların ya da tarih boyunca onlarca savaş yaptığımız Rusların ya da Birinci Dünya Savaşı’nda ittifak kurduğumuz ama bize pek de insan muamelesi yapmayan Almanların ya da Ege’den başlayıp iç Anadolu’ya kadar birçok yeri yakıp yıkan, taciz ve tecavüzle ilerleyen Yunanistan’ın modern vatandaşlarına gösterdiğimiz hürmet, saygı, tazim, zihinsel esaretimizin devam ettiğine delildir. Derler ya “Aşkın Gözü Kördür” aynen de öyle. Çağdaşlık aşkı, bu milletin gözünü kör etti. Celladına âşık kölelere dönüştürdü.

Asrımızda hallerinden memnun olan köleleri; köle olduklarına ikna etmek, bir dağı öteki dağın yanına götürmekten daha zor hale gelmiştir.

Türkiye’de Avrupa sevdası, Batılılaşma aşkı, zihinsel bağlamda bir prangadır ve bu pranga  kırılmadan zihinsel hürriyet gerçekleşmez.

“Celladına âşık olmuşsa bir millet,

İster ezan, ister çan dinlet,

İtiraz etmiyorsa! sürü gibi illet,

Müstahaktır! ona her türlü zillet”

Hayatta bir ben bilirim deme, elde neler var. Müslüman olarak dininle idare olunmadığın müddetçe her yer sana cehaletten bir duvar.

“Dünya, üç beş bilgisizin elinde,

Sanırlar ki; tüm ilim kendilerinde,

Üzülme! eş*ği eş*k beğenir.

Bir ‘hayır’ var! “Sana, bana kötü” demelerinde!”

Esaretten sayılır tabi olmak düşmanın talimatına. Sükût etmek hürriyettir Hakk’ın taksimatına. Bunca katliamın, bunca cinayetin karşısında hayra yorumlamak zor ümmetin nisyanını. Hürriyetin habercisi saymak gerek mazlum muvahhidlerin isyanını...

Allah’ın dini iktidardan indirildiği günden bu yana İslâm coğrafyası bir esirler kampı, bir köleler galerisi. Yok bunun ileri berisi. Hürriyet yolu, idare sistemi olarak Allah’ın dinine dönme becerisi!

Asrımızda Hilafetsiz ve Halifesiz kalmış İslâm coğrafyasında düşmana benzeyerek savaş kaybeden Müslümanların sayısı, ölerek savaşı kaybeden Müslümanlardan daha fazladır.

Hürriyet; kula kulluktan kurtulup bir tek Allah’a kul olmaktır. Allah’ın dünyasında bir tek Allah’ın diniyle idare olunmaktır. Hayatında velev ki miskali zerre kadar da olsa sahte ilahlara, azmanlara pay ayırmamaktır.

Zalimlerin en kıymetli sermayeleri, kendilerini alkışlayan mazlumlardır. Gücü kuvveti miktarınca zalimin zulmüne isyan etmeyen mazlum, zulümde zalimin ortağıdır. Allah’ın tesbit buyurduğu helal ve haramı birbirine karıştıran bir ferd, bir aile, bir cemiyet, bir devlet kendi kendini yakar. Devlet bir eliyle iddia oynatır, diğer eliyle de Kur’ân-ı Kerim’i öğretirse; ortaya iddia kuponu tutsun diye dua eden bir gençlik çıkar. Kölelikle iftihar edenler, hürriyet katillerinden sayılırlar.

Yunanlıları denize dökmekle iftihar ediyoruz. Ama hilafetin ilgasından bu yana Yunan’ın düzeni olan “Demokrasi” ile idare olunuyoruz. Bu durumumuz, halinden memnun olan hürriyet düşmanı kölelerden olduğumuzu ortaya koyuyor. Acıdır ama gerçek budur. Kendi vatanında kendi dinin ile idare olunamıyorsan kim demiş sen hürsün? Yunan’ın düzeni Demokrasi ile idare olunduğun ve idare olunmaya razı olduğun müddetçe de sen ne altın, ne elmas sadece yanmış bir kömürsün!

“Dünya Beşten Büyüktür” söylemi, hâlinden memnun olan köleleri cari “Küresel Köle Düzeni”ne karşı isyana davet eden bir çağrıdır. Yerel ve küresel çapta kula kulluğu, esareti, köleliği sona erdirip hürriyetin yolunu açan her söylem kıymetlidir. Kimden gelirse gelsin mutlaka önemsemeliyiz. Esaretin sevdası, hürriyetin kazası olmaz!

Dünyada Hürriyet mücadelesi bir tek Müslümanlara aittir. Müslümanların dışında diğer din ve ideoloji mensuplarında hürriyet mücadelesi olmaz. Müslümanların inancına göre hürriyet fıtridir. Hürriyete ipotek konulamaz. Şayet hürriyete ipotek konulursa; isyan etmek, Allah’ın emrine uygun davranışta bulunmaktır. İnsan ekmeksiz yaşar, ama hürriyetsiz yaşayamaz. Bu, böyle biline!.. 

 

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İsmail Albayrak

20 Ekim 2023 12:46

Yazınız için teşekkür çok güzel bir yazı. Ayet numarası yanlış yazılmış zuhruf 54 olacak.

Hanefi NAZLI

19 Ekim 2023 06:54

Rabbım ilminizi artırsın.Omrunuzu bereketlendirsin.Bir an evvel bu kölelik düzeni yıkılsın.Hurriyet hakim olsun.Selam Salihlere olsun.

Orhan İnan

18 Ekim 2023 22:33

Ne güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık. Allah ilminizi ve ömrünüzü arttırsın. Bizlere de mümin olabilmeyi ve gereğini yapabilmeyi nasip eylesin. Katil yahudi işgalcilere yaptıklarının hesabını sormayı bizlere nasip kılsın.

Haktan yana

18 Ekim 2023 20:26

Teşekkür ediyorum muhterem

Korkut

18 Ekim 2023 16:02

Allah razi olsun.Cok guzel ifade etmissiniz.Celladina asik bir toplum ettiler.Allahida ,hasa Kuranida tahtindan indirdik diyen Cehennemliklerin azabi bol olsun.Islenen butun gunahlarin katliamlarin hesabini Allah onlara yuklesin.MUslumanlar bassiz.Meydan zalimlere kaldi.

nuri

18 Ekim 2023 14:40

Hocam.Yazılarınıza Şiir veya kafiyeli bir takım sözler koyarak, Yazının okunma, anlaşılma ve mesajları açısından sıkıcı oluyor...

Türkiyeliler ne demek?

18 Ekim 2023 11:22

Sayın yazar; yazınızda defalarca Türkler yerine Türkiyeli, Türkiyeliler kelimesi kullanmanıza rağmen aynı yazıda İngiltereliler, Fransalılar yerine İngilizler, Fransızlar kelimelerini kullandınız. Amacınız nedir? İngiliz, Fransız kelimelerini kullanabiliyorken Türkler kelimesini neden kullanmıyorsunuz. Türklerden neden rahatsız duyuyorsunuz? Eğer bir amacınız yoksa İngiltereliler, Fransalılar diye devam etmeliydiniz.

Uğur

18 Ekim 2023 09:15

Allah razı olsun, Mustafa bey. Saydığınız Avrupalı ulusların yerli ahalisi ve bilhassa sade ahalisi içinde henüz pek çok olmasa da birçok mümin vardır ve keza ileride mümin olabilecek pek çok kimse vardır, ancak bilhassa yönetici kesimlerinin hemen hepsi ve militan kesimleri dediğiniz gibi inatçı ve düşmanlık edici yok sayar (kafir) kimselerdir. Her hâlükârda unutmayalım ki hem soyca hem kültürce Avrupa bizim hem Anadolu hem Rumelimizin bir uzantısından ibarettir. Bir kısmı zaten direkt olarak Rumelimizin içindedir ve geri kalanı da dolaylı ama net şekilde yine Rumelimizin bir parçasıdır. Rumilerin Kaysar'ı beyimiz Fatih Sultan Mehmed'in vizyonu budur. Bu vizyon bilincini tekrar hatırlamalıyız. Bu arada CIA ajanları Soros ve Kavala'dan fonlanan ve devamlı Kavala'ya ağıt yakan Birgün gazetesiyle iltisaklı komünistler ve sosyal demokratların zırva sataşmalarına kulak asmayın. Bunların hayatı öyle yalandır ki sözde antikapitalist geçinirken foncu kapitalistlere el açarlar ve onlara köle olurlar, ama özgür seçime dayalı ve uygun emir kaydına bağlı siyasi bağlılık yemini demek olan biat kavramını bilmeksizin bu kavram üzerinden Allah'ın dinine/yasasına ve müminlere abuk subuk laf atarlar ve lafazanlık ederler.

Uğur'a yanıt (Sosyalist)

18 Ekim 2023 10:24

Uğur sen bu gazetenin nöbetçi yorumcususun galiba. Mesleğin trollük olmalı. Akademisyen tarihçi olduğunu yazmıştın daha önce bir yerlerde ama bunun doğruluğuna ilişkin bütünüyle şüphedeyim. Ama AKP'nin liyakat anlayışını düşünecek olursak pekala olabilirde. Tüm Avrupa'yı Rumeli'nin parçası olarak nitelemen tarih ve coğrafyaya nacizane katkın olsa gerek. Şaka gibisin gerçekten. Sonlara doğru yazdığın Sorosçuluk meselesine filan girmeyeceğim. Körün değneğini bellediği gibi sen de bu teraneyi belledin. Eğlen bakalım. Ama bu arada biraz araştır önce, Soros'la kim görüşmüş zamanında, kimlerin ortak fotoğrafları var. Google'a Erdoğan ve Soros yaz bak bakalım ne göreceksin?

Uğur

18 Ekim 2023 10:42

Sosyalist müstear adıyla mağrur şahıs, ben gündelik siyasi sohbetimi genelde sadece bu sitedeki birkaç yorumum yoluyla yapıyorum. Ama burada galiba benden çok ve uzun yorum yazan sen kim bilir kaç sitede böyle kendi tabirinle trollük yapıyorsun. Soros-Kavala yorumum da tamamen haklı, o yüzden böyle geçiştirmeye çalışıyorsun. Devlet başkanı mecburen herkesle görüşür. Soros ve Kavala'dan fonlanan Birgün'ü böyle mi savunuyorsun? Sence insanlar bu uyduruk savunmalarını yutuyor mu? Avrupa ve tarih hakkında verdiğim bilgiler de senin boyunu aşar. Boşuna konuşma. Beni meşgul etme.

Kamr

18 Ekim 2023 09:03

Sen Erdoğan ve samimi müslüman siyasetcilere Altan alta salla. Hırsız siyasetçiler günah vb. Yazilarinla kimi kasteddigini tahmin ediyorum.  Dilipak ihh ile size iyi seyirler. Ama bilinki Erdoğan gibi samimi müslümanları bu gazetede anlamsız tenkitlerinizle müslüman kitle önünde zayıf bırakırsan İsrail de müslümanları biyle boğma cesareti bulur. Hepinize kolay gelsin. Abdulhamite de dindarlar böyle kötülük yapmıştı. Sonu ortada.

Uğur

18 Ekim 2023 10:25

Onun dışında, Türkiye'deki müminlerin yetkililerinin (ululemrinin) ve onların başındaki liderin (imamın) dahi bazen uygun şekilde eleştirilmesi gerekiyor. Fakat her ne olursa olsun, yerine göre, haklı olmak kaydıyla sert eleştiri yapsak bile unutmamalıyız ki karşımızdaki mümin büyüğümüz ülkedeki müminlerin genelince razı olunmuş ve hatta diğer ülkelerdeki müminlerin çoğunun da razı idiği kendi siyasi liderimizdir. Ebu Zer beyimiz de o zamanki müminlerin lideri Osman beyimizi ve diğer bazı yetkilileri eleştirirdi. Özellikle şuna karşı çok sert konuşurdu, şuna ki Resulullah'ın (s.a.v.) devrinde ortadan kalkmış olan, lüks yaşayan zengin sınıf Ebu Bekir ve Ömer beylerimizin vefatından sonra tekrar peyda olmuştu. Fakat her şeye rağmen müminlerin liderine asla isyan etmedi ve ettirmedi. Müminlerin emîri ve imamına karşı isyan etmekten ve isyanı herhangi bir şekilde teşvik etmektense ücra bir mezraya sürgün gitmeyi tercih etti. Ve Ebu Zer beyimiz o kişidir ki Allah'ın elçisi (kutluluk ve selamet ona olsun) vefatından önceki, ümmetinin geleceği hakkında manidar bir endişe içinde idiği o günlerde çok manidar bir şekilde ona özel olarak sarılıp ona olan sevgi ve değer verişini göstermişti. Peygamberimiz o günlerde besbelli şekilde Allah'tan bazı gizli gelecek bilgileri alıyordu ve bununla ilgili olarak birçok yakın arkadaşını bile belki de ilk defa sitem ederek uyarıyordu, ama Ebu Zerr'e tavrı işte bu olmuştu. Allah ondan ve anılan diğer ashab-ı kiramdan razı olsun.

Türkiye topraklarının ikibucuk katı Osmanlı toprağı kaybeden, diyumu umimiyeyi getiren, ilk piyango, rakı fabrikası, dilimizin varmıyacagı şeyleri Osmanlı'ya ilk getiren

18 Ekim 2023 17:16

YÜCE HAKAN!!!! ABDÜLHAMİT HANA MI?

MAHO

18 Ekim 2023 08:48

bay sosyalist, sosyalizm altına sıçalı 33 sene oldu.siz sosyalizmin özgürlüğünü eski kgb arşivlerinden okuyun.stalin ,in lenini in katliamlarını,hürriyet neymiş görün...

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle