--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hilafet derde deva, gönüllere sevdadır

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
35

İslâm, bütün zamanlarda ve mekânlar beşeriyet için bir âb-ı hayat. İslâm’ın insanlığa armağan ettiği hilafete hamiledir kâinat. Hilafet uğruna milyonlar saf saf Hakka revan. Fıtratımıza dermandır elbette bir gün hilafete ulaşacağız, üstümüze gelse de topyekûn bir cihan. Bizi kıyamete dek müjdeliyor iman ettiğimiz Kur’ân:

“Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri halife/egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka halife/egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” (Nur Sûresi/ 55)

Hilafet, dertlerin derman bulmasıdır. Hukuk’un el- Hak olan Allah’tan ferman almasıdır. Hilafetin ilgasından bu yana ümmet mürted ve harbi müstevlilerin avucunda. Ateş üzerinde dikilmiş duruyor parmaklarının ucunda!

Hayata hâkim kılırsak hilafet denilen farzların tacını. Yeniden ihya ederiz ümmetin miracını. Kimse karanlıkta kalmaz hep birlikte görürüz genelde insanlığın, özelde ise Müslümanların siracını.

Hilafete sevdalanmak, Hakka ve hukuka sevdalanmaktır. Halifeli günlere yeniden kavuşmak, hukuka ihanet edenlerden kurtulmaktır. Şunu bilelim ki; Türkiye’de hukuka ihanet edenler, Batı’dan kanun getirenlerdir. Batıdan getirilmiş olan kokuşmuş ve çürümüş kanunları Allah’ın kanunlarından üstün tutup Allah’ın kullarına dayatanlardır.

Hilafetsiz geçen her an zarar ve ziyandır. Dertler gizli değil, baştan sona uryandır. Hilafet ilga edilince ümmetin can evine saplandı bir ok. Dertler sükûn etmeye başladı sayılmayacak kadar çok. Sayılmayacak kadar çoğalan dertlerin dermanı Hilafet-i Raşide’nin yeniden ihyasıdır bunun gizlisi saklısı yok!

Hilafet bir sevdadır ümmetin kalbinde saklı kalan. Hilafet-i Şer’iyyenin ilgasından sonra onun yerine ve önüne geçirilen ilm-i Yunan olan “Demokrasi” baştan sona yalan. Bundan başkası değil her gün ümmet-i İslâmiyyenin kalbini acıtan. İşte budur ümmetin evladlarını her yerde mahkûm bırakan!

Hilafet, Allah’ın dünyasında Allah’ın dediğinin olmasıdır. Allah’a rağmen ilahlık iddiasında bulunanların son bulmasıdır. “Osmanlı’yı yıkanlar, bir aslan postundan 40 tilki postu yaptılar. Lakin hiçbir yavru aslan bile olamadı..”

Ey Hilafet! “Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü. Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü. Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara, bir belâ tünelinde ağır imtihan düştü.”

Ey Hilafet! Sen yıkılırken zalimler gülüştü. Emperyalistler Müslümanların topraklarını bölüştü. Senin düşmenle birlikte sanki Müslüman ırkların temeline volkan düştü. Zafer sofrasında firavunlar görüştü. Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü. Rasûlüllah (sav) uyarıyor: “Şüphesiz imam/halife kalkandır...” (Buharî, Cihad 109; Müslim, İmâre 43; Ebû Dâvûd, Cihad 151; Nesâî, Bey’at 30) Evet, halife;  millet ve ümmeti, düşmanların verebilecekleri maddî ya da kültürel zararlardan koruyan bir siper-i sâika, bir kalkandır. Kendilerini bu kalkandan mahrum bırakanlar, Allah düşmanlarına takılıp kalandır. Hilafet dert değil dermandır, Hz. Muhammed (sav)’den ümmetine fermandır.

Ey Hilafet! Firakınla kavrulur çölde kum taneleri, İmamesini arıyor dağılan tesbih taneleri. Asrın Firavunlarına, Karunlarına, Bel’amlarına inad; “En büyük Allah’tır, O’ndan başka büyük yok” diye haykırıyor cami minareleri!

Bir zamanlar İslâm ümmeti, imamesi olan bir tesbih gibiydi; döve döve, söve söve kırdılar, tesbih imamesini. Acımadılar darmadağın ettiler, savruldu tüm habbeler.
İpleri paramparça, dizilmiyor taneler. Huzura hasret kalmış haneler.

Hilafetsiz ve halifesiz kalmış ülke; insan hayatının en ucuz kabul edildiği, para ve unvan sahiplerinin hoyratça insan harcadığı ülkedir. Nitekim hilafetin ilgasından bu yana bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı insanlar. Kapanıyor mazlumların yüzüne aralanan bütün kapılar.

Hilafet, sevdaların uyanış simgesidir. Bütün zamanlarda ve mekânlarda mağlubiyeti hatırlatan nesne değil, uğruna şehidlerin kan akıttığı zaferin öznesidir. Hilafet ihya olunur iman ateşiyle. Susmak sermaye değil, icraat eyle kardeşleriyle. Hilafet varken hiç kimse eziyet görmedi dünkü Müslümanın elinden. Bugünün Müslümanı olarak hilafet sevdası hiç eksik olmasın kalbinden!

Bazı acılar var kara benzer; güneşi görünce erir. Bazı acılar da vardır ki ok gibidir, yüreğe saplanır hayalleri devirir. İşte hilafetin ilgası böyle bir şeydir. Hilafetten vazgeçilmez gelse de uğrunda ecelin tahtı. Semalar kıskanır halifeli topluma nasip olan bahtı!

 

Yorumlar

(35)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hilafet insanlik için zaruridir

6 Mart 2020 14:33

İnsanlarin yaratılış gayesi olan ALLAHA kulluk gürevinin. Yerine gelebilmesi için genelde bütün insanlik özelde ise müslümanların bu dünyada iki hedefi olmasi gerekir 1 HILAFET. 

İbrahim adana

6 Mart 2020 00:56

Cansın üstadım... İnşallah bundan sonra özlemini değilde kuffara nasıl müdahale edecegini konuşuruz.selametle

Yunus

5 Mart 2020 14:04

Rabbim sizden razi olsun. Ümmetin esas sorunu olan Başsızlık/Halifesizlik her bir müslümanın ana gündemi olmalıdır. Çünkü her bir sorun Halifesiz/Kalkansız/Korunaksız olduğumuz için başımıza geliyor. Hilafet, Ümmet vücudunun başıdır, bağışikligidir.

Yunus

5 Mart 2020 13:59

"Halife kalkandır. Onunla korunulur ve onun arkasından savaşılır." Ahmed b. Hanbel Bugün her türlü fiska-fucura, zulme-katliama, sömürüye-fakirliğe, zayıflığa-güçsüzlüğe maruz kalmışsak İslam'ı ve Müslümanları koruyacak bir Raşid Halifesi olmadığı icindir. Hilafet, dünya adaleti ve güveni icin hem aklen şart, hem de Allah'ın egemenliğini sağlayacak olan Şeri bir Farziyet'tir.

Emin

5 Mart 2020 13:54

Rabbim sizi hayır ile mükafatlandirsın,cesurca ve kınayıcıların kınamalarından korkmadan hakikati ifade etmişsiniz

Ferit

5 Mart 2020 00:22

Nur suresi 55. ayetin hilafet kurumu ile ne alakası var. Bir kere ayet bir kişiden (halife) değil, müslüman ümmetten bahsediyor. Ayetin arapçasında ne halife, ne de hilafet kelimeleri geçiyor. "Hilafet Kureyş'tendir." hadisi var iken araplar Kureyş'ten olmayanları halife kabul etmezler. Avrupa'da mesela papayı umursayan var mı? İtalya bile papayı kendi devletlerinin içinde istemedi de papaya ayrı devlet kurdular. Fransa, papanın adamlarıyla '30 yıl savaş'tı. İngiltere papayı reddederek ayrı mezhep kurup, kraliçeyi dini lider (aglikan kilisesinin başı kraliçedir) yaptı. Avrupalıların halifesi yok ama, her devletin nüfusu oranında temsil edildiği bir parlamentoları var.

Hilal candan

4 Mart 2020 22:12

Mankurtlaşmış olanlar hilafete düşmanlık etmekten öteye geçemiyorlar. Yazarımız Batıyı taklid eden bir kopya kafa değil. Böyle yazarlar ufkumuzu açıyorlar, umudumuzu yeniliyorlar. İşleri çok zor. Batıya endeksli kopya kafaları nasıl hürriyete kavuşturacaklar? Allah yardımcıları olsun.

Boş içerik

4 Mart 2020 21:36

Yazar sadece slogan yazmış. Akıl ve mantık yurutulmemis. Diyelim ki su an halife var ve mesela ABD x islam ulkesine savas acti. Halife islam ummetinden ordusunu toplasin da ABD ye cihad ilan etsin gorelim. Sonuc: Halifelik devletin gucu varsa, yani supergucsen ise yarar. 

Mehmet

4 Mart 2020 21:33

Yazarı kendisiyle başbaşa bırakın. Derinlere dalsın gitsin.

Hakkı

4 Mart 2020 20:27

Hilafet mi arapca mı önce arapca diyenlerdenim. Ümet olmak için kuranı çok iyi anlamadan hilafet çok cabuk kaybedilir. 

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle