• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI
16 Eylül 2020

Hainler iflah olmaz

Yürekler arası köprüleri hizmete açmayanlar, hainler tarafından kuşatılmaya mahkûmdurlar. Bu dünyada insanlar yalnızlar, çünkü köprü yerine duvar örüyorlar. Ateş üzerinde yürüyorlar. Her gün birbirlerine yeni birtakım tuzaklar kuruyorlar. “Öyle bir zamana düştük ki; “Şeytan” bir insan bulun secde edeceğim diye feryad ediyor.” Hakeza Nemrud, “bir İbrahim bulun teslim olacağım” diye nida ediyor.

Hain insan hiç kimseye iyi niyet beslemez. Çünkü o, hiç kimseyi kendisinden farklı görmez. Yani herkesi kendisi gibi hain bilir ve hainlikle muamele eder. Hainliği bırakmazsak hiçbir makam ve rütbe bizi ”insan” mertebesinde tutamaz. İnsan zehiri yutsa da hainin hainliğini unutamaz.

Eşek: ot mavidir dedi.

Kurt: hayır, yeşildir dedi.

Ormanın kralı aslanın yanına gidip aralarındaki ihtilafı anlattılar.

Aslan: kurdu hapsedin dedi.

Kurt: ot yeşil değil mi? diye sordu.

Aslan: yeşildir, ama senin hapsedilmenin nedeni eşekle tartışmandır.

Eşeğe itibar et ama haine itibar etme.

Hain olana kırk makam ikram etsen de yine hainliğinden vaz geçmez. Yılana kırk tür bal yedirmişler, kırkında da zehir kusmuş. Eşrara (kötülere) velâyet vermek, eşkıyaya silah temin etmek gibidir. Allahû Teâla uyarıyor:

“(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.” (Nisa Sûresi/ 105)

Allah’ın kitabına imanı olanların hainlere itibar ve iltifatları olmaz. Belki zehir yutulur ama hainlerin hainlikleri yutulmaz. Dikkat edilirse, Allahû Teâla hainleri mahkûm etmiştir. Allahû Teâla’nın mahkûm ettiğini, kul olarak bizlerin beraat ettirmeye hakkı yoktur. İnansın da neye inanırsa inansın diyen kim olursa olsun haindir. İlmi imandan ayırarak bir ukalalık kıyafetine büründüren fesat ehli de haindir.

Kur’ân’a iman edeceksin, Kur’ân’ı okuyacaksın, ama insanların arasında gücün yettiği halde, muktedir olduğun halde Kur’ân ile değil de kul kaynaklı kanunlarla, Avrupa’nın kokuşmuş yasalarıyla hükmedeceksin bu da hainliktir. İman ettikleri Kur’ân’a ve Peygambere karşı hainlik yapanlar asla iflah olamazlar.

Hainler, basiretin yokluğunda varlık ortaya koyanlardır. Basiret; ilim, tecrübe, firâset nuruyla görüp sezmeye, bilmeye denilir. Emin olanı hain olandan ayıran onun basiretidir.

İslâm’ın mahkûm, küfrün hâkim olduğu cahiliyye düzeninde «Kalbimdekilere Allah şahit» diyen herkes masum değildir. Yusuf›un kardeşleri Yusuf›u kuyuya attıktan sonra «ağlayarak» gelmişlerdi Yakup Peygamberin yanına. Dünya aldanma diyarı, çok aldatıcı olan şeytandan ve münafıklardan/hainlerden her daim Allah›a sığınmak gerek. Hain, şeytan kadar tehlikelidir.

Hainlerin revaçta oldukları bir ülkede geçmişin değil, geleceğin yası tutulur. Hainlerin inisiyatifine kalmış bir toplum zalimler tarafından yutulur.

Etrafınızdakiler sizi anlamıyorlarsa, milyonların içinde yaşasanız dahi yalnızsınız. İnandığınız gibi yaşamak yerine yaşadığınız gibi iman etmeye zorlanıyorsanız hainler tarafından kuşatılmışsınız demektir. Hainlerin çemberini yaramıyorsanız yarınıza cami, ağyarınız da mani olamazsınız!

Hainler, İslâm toprakları üzerinde emelleri olan emperyalistlerin doğal müttefikleridir. Batılı emperyalistler kendi hainlerini bulur idam ederler. Ama İslâm coğrafyasındaki hainleri de iktidar yapmak için çalışırlar. Batının gerçek dostluğunu ve samimiyetini kazanabilmek için Müslümanlığı bırakıp Hristiyanlığa geçmeliyiz diyenler, Sultan ile birlikte Allah’ı da tahtından indirdik diyen hainlerdir. Ülkemizde Yahudileşmiş Türklerin, Ermenileşmiş Kürtlerin, İslam düşmanı itlerin, bizden görünüp amansız düşmana hizmet eden hainlerin sayıları hiç de azımsanacak kadar çoktur. Hainlerden kurtulmanın çaresi, eminlerin sayılarını çoğaltmaktır. 

İslâm dininin maksadlarını hiçe sayarak onun aleyhinde iş gören kim olursa olsun haindir. Ülkemizde Ahkâm-ı Şer’iyyeyi yürürlükten kaldırarak camileri, mabedleri ahıra dönüştürenleri, Ezan-ı Muhammedinin Arapçasını yasaklayıp on senelerce Türkçe okutanları, Kur’ân eğitim ve öğretimini yasaklayıp Kur’ân öğretenleri cürm-i meşhud mahkemelerinde yargılayp mahkûm edenleri, vakıfları işgal ve istilâ edip gayr-i meşru emelleri uğruna kullananları, tesettürlü mü’mine kadınlara had bildirmeye kalkışanları Müslümanlık adına bu ülkede yeniden iktidar ve muktedir yapmaya çalışan meşrepler, medreseler, tarikatlar da iflah olmayacak hainlerden sayılırlar. Kur’ân kursu kuracaksın, Kur’ân öğreteceksin arkasında kalkacaksın bu ülkede varlık sebebi Kur’ân düşmanlığı olanları yeniden iktidar ve muktedir yapmaya çalışacaksın. Bunu İblis bile yapmadı. Bu nasıl bir hainlik? 

Bu dünyada hainler parti de kursalar, hükümet de olsalar, devlet te olsalar asla ve kat’a iflah olmazlar. 

Çünkü hainliğin istikbali ve istiklali olmaz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

munafıkların son 40 yıldaki adresi olan okul:

İlhami Güler' in hz. Hasan (ra) hakkında söylediklerini duydunuz. Benim merak ettiğim: günümüz münafıklarının okumak için neden İlahiyat Fakültelerini seçtikleri! Bu münafıklar o kadar çoklar ki, artık sayılarla değil sürülerle ifade ediliyorlar! Acaba bu ilahiyat fakültelerin puanları çok mu düşük? Tıb, mühendislik, ekonomi gibi okulların yüksek puanları onları mecburen mi bu kolay okullara itiyor?
  • Yanıtla

Haktan yana

Teşekkürler güzel yazı
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı