--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Faiz ihya etmez imha eder/1

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
13

Yeryüzünde bir toplumun helak olması için, faiz alıp vermede ısrar etmesi yeterli bir sebeptir. Faiz haramdır. Haram ateş gibi olup işleyeni sonra etrafında bulunanları yakar. Hz. Peygamber (sav) de faizi “yedi helak edici günahtan” biri olarak sayar.

Rasûlüllah (sav) buyuruyor:

“-Yedi helâk ediciden kaçının!” Sahâbîler:

“-Ey Allah’ın Resûlü! Bunlar nelerdir?” diye sordular. Hz. Peygamber (s.a.v.):

“-Allah’a ortak koşmak, sihir (büyü)  yapmak, Allah’ın haram kıldığı bir nefsi haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaş meydanından kaçmak, evli, namuslu ve hiçbir şeyden haberi olmayan kadınlara zina isnad etmektir” buyurdu. (Buhârî, Vasâyâ 23, Tıb 38, Hudûd 44; Müslim, Îmân 145. Ebû Dâvûd, Vasâyâ 10; Nesâî, Vasâyâ 12) Faizin helake götürdüğünden imanı olan şüphe etmez. Helak sebebi olan faiz, kelime olarak, “çoğalıp akmak, dolup taşmak” manasına gelen feyz kökünden, “çoğalıp akan, dolup taşan” anlamında bir sıfattır. Kelime, Türkçemizde, “Borç karşılığında belli zaman sonunda alınan belirli bir meblağ veya borcun belirli sürede getirdiği kazanç” manasında isim olarak kullanılmaktadır. Türkçede bu manada kullanılan faiz kelimesinin son harfi ‘dad’dır. Arapçada bir de son harfi ‘ze’ olan faiz kelimesi vardır. Bu kelime ise, “elde etmek, kurtulmak, dileğine ermek, başarmak” manasına gelen feyz kökünden gelen bir sıfattır. “Kurtulan, istediğini elde eden, başaran” manasına gelmektedir.

Kur’ân-ı Kerîm’de, “Borç verilen şey’i belli bir ilâve ile geri alma” mânasına olan ve feyz kökünden türeyen fâiz faidun)  kelimesi yoktur. Bu kelimenin yerine, Kur’an’da ribâ kelimesi kullanılmıştır. Fevz kökünden gelen fâiz )  Faizun ( kelimesi ise Kur’an’da zikredilmektedir.

Bu iki faiz kelimesinin zaman zaman birbirine karıştırıldığı görülmektedir. Nitekim İzmir’de yapılan Türkiye 2. İktisat Kongresinde Türkiye Ziraat Odaları Birliği adına sunulan bir tebliğde, böyle büyük bir yanlışlığa düşülmüş; faiz kelimesine Kur’an’da övgüyle yer verildiğinden bahisle, faizin İslâm’da haram olmadığı, haram kılınan hususun tefecilik olduğu ileri sürülmüştür. Bu iddianın yanlışlığı apaçık ortadadır. Dilimizde kullandığımız faiz kelimesiyle Kur’an’da zikredilen faiz kelimesinin - yukarıda izah ettiğimiz vechile - hiçbir alâkası yoktur. Bu bakımdan, faizin meşrû olduğu iddiasının yanlışlığı açıktır. Türkçede kullandığımız manadaki faiz kelimesinin karşılığı, ribâ kelimesidir. Ribâ, lügatte, “çoğalma, artma ve büyüme” manalarına gelmektedir. Kur’an-ı Kerîm’in indiği devrede bu kelime, “Borçludan, borç süresi (vâde) mukabili alınan fazlalık” için kullanılıyordu. Bu manası ile riba mefhumu Türkçede kullandığımız faiz kelimesinin tam karşılığı olmaktadır. Dolayısıyla günümüzde modernizme iman etmiş birtakım ilahiyatçılar tarafından ileri sürülen “riba haramdır, faiz haram değildir” iddiası, boş bir gevezelikten ibarettir. Bunun dinde herhangi bir aslı yoktur. 

Çağdaş dönemde, günümüz iktisadi işlemlerindeki faizin, âyet ve hadislerde yasaklanmış olan faizden/ribâdan farklı olduğu şeklinde bir ayrıma gidilerek günümüzdeki faiz uygulamalarının meşru olduğunu ileri süren görüşler şer’i şerif nezdinde merduddurlar. Bu tip görüşleri ileri sürenlerin ortak hedefleri, banka faizlerini meşru kılmaktır. Faiz ve ribâ ayrımına dayalı görüşlerin ciddi anlamda ileri sürüldüğü ve söz konusu görüşlerin İslâm dünyasına yayıldığı yer Mısır’dır. Mısır’da, 20. yüzyılın başlarından itibaren ülkenin batıyla etkileşim süreci ile bağlantılı şekilde söz konusu görüşlerin ileri sürülmeye başlandığı görülmektedir. Mısır hükümeti Posta İdaresi bünyesinde, tıpkı modern bankaların yaptığı gibi mudilerden topladığı mevduata sabit bir faiz veren posta yatırım sandıkları oluşturmuştu. Diğer taraftan, İngiliz işgali sonrası ülkede kurulan bankaların ortaya koyduğu farklı muamele türleri de özellikle banka faizlerinin durumuna yönelik tartışmaları beraberinde getirmiştir. Hükümet posta yatırım sandıklarında biriken nemaları ribh olarak isimlendirerek faiz olarak demekten kaçınmıştır. Fakat vatandaşın bu nemaları faiz olarak düşünerek almaktan çekinmesi karşısında hükümet yetkilileri, dönemin Mısır müftüsü Muhammed Abduh’tan (ö. 1323/1905) bu sandıkların ödediği faizin cevazı yönünde fetva istemiştir. Günümüz Türkiye’sinde faiz ile riba arasında bir ayrıma giderek banka faizlerinin helallığını savunan ilhayatçılar, Mısırlı modernistlerin köle ruhlu mukallidçileridir. Faizin haramlığından şüphe etmek imanı ortadan kaldırır.

Faiz paraya kulluktur, paraya kulluk da helak sebebidir. Faizin gücüyle iktidar ve muktedir olmaya çalışanlar, Karun’un taklitçileri ve takipçileridir. Faiz ile iflah olan herhangi bir memleket yoktur. Faiz yapıcı değil yıkıcıdır. Faiz, ihya etmez aksine imha eder. 

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hasan Hüseyin Kaplan

16 Aralık 2021 12:21

Hayatın sigortası İslâmi düzendir. Faizci düzeni ortadan kaldırıp yerine İslâmi düzeni kurmadıkça faizden ve faizcilerden kurtulamayız. Yazarımız Kur'an'ın hükmünü gündeme taşımış. Yazarı taşlayacağınıza faizci düzeni taşlayın. Gerçekler acıdır ama hakikatte budur.

Hakkı

16 Aralık 2021 02:51

Hangi faiz hükümetin % 22,5 la verdiği faizmi yoksa halkın az bir kesiminin %15 le aldığı faizmi haram yada milyonlarca vatandaşın aldığı milyonlarca dolar altın mı haram hepsinde emeksiz kazanç değilmi

Ahmet

16 Aralık 2021 02:47

Faizmi yoksa bizleri dövizmi imha ediyor ortada

Vahit

15 Aralık 2021 20:44

Yani yüce islamın paranın değerini koruyacak sistemi yok mu?  

Okur

15 Aralık 2021 13:46

Faizin helal olduğunu savunan ilahiyatçının olduğunu hiç zannetmem, zira bankaların yaptığı ticaret nezdinde ( değer kazanan , vadelimal alım-satımında ) verdiği kredilerin faiz diye yorumlamak islam dinine en büyük kötülük olduğunu animsatirim

Mehmet Altınkurt

15 Aralık 2021 13:06

Mustafa bey, yazılarınızın sürekli okuyucusu ve Yeni Akit gazetemizin de yine sürekli takipçisi biri olarak istifade ediyoruz ama benim kafama takılan şu çelişkiyi de cevaplarsanız sevinirim. Halkın elinde olan mevduatının değerini nasıl koruyacağız? Kişiler işletme bilmez, ticaretten anlmamaz ama ölümlük dirimlik biriktirdiği parasını, çaldırmak korkusuyla bankaya yatırsa, enflasyonun altında verilen banka faizi nasıl haram olur?

sedat

15 Aralık 2021 11:54

sadece faiz değil Allah’ın yapılmasını emrettiği ve nehyettiği her emrin aksinin yapılmasının toplumu fesada ve helake götüreceği kesindir. faiz, haksız yere cana kıymak, zina, lgbt vd. batıdan, islam dışı kaynaklardan gelen her şey.

Hanefi NAZLI

15 Aralık 2021 10:17

Allah sizin merhametinizi ve ihlâsınızı daim edip ferahlarsın.Omrunuz bereketli kaleminiz HAYIRLAR yazmaya devam etsin.

Tamiz Çakır

15 Aralık 2021 09:53

Doğruları dile getiriyorsunuz, Çok faydalandık. Kelime haznemiz genişledi teşekkür ederim. Allah razı olsun. Selamlar

Lanetliler.....

15 Aralık 2021 09:49

% 3 faiz indirdiniz unun çuvalını , bir yılda 165 tl den 550 tl ye çıkardınız..haram olan sadece faiz değil sizin aklınız fikriniz beyniniz.... insanları açlığa sefalete intihara suruklemeniz....velhasil siz allahın lanet ettiklerisiniz çünkü::::dusundugunuz ve yaptığınız herşey ama hersey insanlığa kötülük hatta felaket getiriyor..

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle