THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Ey Benî İsrâil

23 Mayıs 2018 Çarşamba

Filistine musallat olmuş Benî İsrâil’in habis ruhu. Bunlar insan değil, leş yiyen hayvanlar gürûhu. İslâm ümmeti tek ümmet olsa bunları cehenneme postalamak için kâfi gelir içten söylenen bir “Hû”!

Filistin’de dinleri, namusları, vatanları için direnen Filistinli çocuklar, Amerika ile İsrâil’in müşterek korkusu. Filistin’de Amerika ve İsrâil’in işgali, istilası, talanı karşısında direnen bu çocuklar Muhammed Mustafa’nın kıyam etmiş ordusu. Bu orduya sahip çıkmak gerek; Amerika’ya, İsrâil’e terk edilemez şu Mescid-i Aksa denilen Peygamberler kokusu! 

“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsra Sûresi/ 1)

İslâm ümmetinin merkezinde icra ediliyor firavunların fermanları. Bunun en bariz alâmeti şeytan Amerika ve terör karakolu İsrail tarafından her gün Filistin’de şehid edilen masum anne, baba ve çocukların canları. İslâm ümmeti olarak iman tokatıyla cevap vermezsek kaybederiz yarınları!

Ey Benî İsrail! Bize diyorlar ki iman ettiğimiz Kur’ân’ın ayetleri; cezasız kalmasın şu Kudüs’ü işgal eden, yüzlerce Müslüman erkek, kadın ve çocuğu şehid eden talancı, çapulcu şeytan Amerika ve terör karakolu İsrail’in cinayetleri.

İsrâiloğulları; yaratılmışların en şerlileri, Peygamber katilleri, Mü’minlere düşmanlıkta insanların en şiddetlileri, kan döken, katliam yapan, sözlerine güvenilmez beşeriyet âleminin dönekleridir. Kur’ân, bu lânetli kavmin Allah’ın lütfettiği kudret helvası ve bıldırcından bıkıp bakla, acur, sarmısak, mercimek ve soğan istemeleri, böylece “hayırlı olanı (hürriyeti) değersiz şeyle (kölelikle) değiştirmek” istemeleri üzerine zilletle (horlukla) ve meskenetle (aşağılıkla) damgalandıklarını ve Allah tarafından gazap üstüne gazaba uğradıklarını beyan eder; böyle damgalanıp azap görmelerinin sebebini ise şöyle açıklar:

-Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri, peygamberlerini haksız yere öldürmeleri, isyan etmeleri ve haddi aşmaları (Bakara 2/61,90; Âl-i İmran 3/112); ki bu yaptıkları Rabbimizce kaydedilmiştir. 

“Allah; ‘Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz’ diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve ‘Tadın yangın azabını!’ diyeceğiz.” (Âl-i İmran 3/181)

“Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.” (Maide Sûresi/ 70)

Ey Amerika, ey İsrâil, ey aklını ve kalbini kaybetmiş ahmak. Senin tek bir maharetin var o da katil Kabil’den kopya almak. Senin bu yaptıklarının karşısında İslâm ümmetine düşen tek görev seni bir an önce cehenneme postalamak. 

İslâm ümmetinin gündeminden hiç düşmeyecek er veya geç sahibini bulacak Kudüs denilen şehr-i enbiya. Bu şehri teslim almaya kalkışmış Amerika ve İsrâil denilen iki eşkıya. Allah dilerse her taşından bir tarih sökün eder, karşılarına dikilir başı dik bir Esfiya!

İman aynı, imtihanlar farklı. Mescid-i Aksa için, Kudüs için, Filistin için dünyanın neresinde ayağa kalkarsa kalksın her Müslüman haklı!

Ey Mescid-i Aksa’yı esir etmeye çalışan Benî İsrâil! İslâm ümmeti topyekûn kanının son damlasına kadar seninle savaşacak, şaka değil bu sözlerim. Ben Mescid-i Aksa’nın, Filistin’in, Kudüs’ün hürriyeti için önderlik eden başı dik bir Esfiya gözlerim!

En Benî İsrâil! Seninle savaşma hususunda sanma ki Müslümanlar yorulacak. Müslümanların şu anda kundakta olan çocukları dahi senden akıttığın her bir damla Müslüman kanının hesabını soracak!

Ey Benî İsrâil! Siz var olduğunuz günden bu yana Peygamberleri katletmekten, ihanetten, işkence etmekten, fakir fukaranın etini yemekten, kanını içmekten hiç geri kalmadınız. Bu yaptıklarınızın bir cezası olarak Allah’tan gelen azap tokatlarından da hiç ders ve ibret almadınız.

Ey Peygamberler katili İsrâiloğulları, Allah’ın lanetiyle mühürlenmiş Allah’ın lanetli kulları. Ey şeytanın tescillenmiş kuklaları, kardeşkanını akıtan katil Kabil’in uşakları! 

Mescid-i Aksa’nın kapısına kilit vurulmaz. Mescid-i Aksa’nın bir çakılı yerinde oynasa Muhammed Mustafa’nın ümmeti yerinde durmaz. Bu durumda Firavun’un boğulduğu Kızıldeniz’e hepinizi dökmek bile az!

Ey Benî İsrâil! Şeytan da senin gibi müstekbir ve kibirli idi; Allah’ın huzurundan kovuldu. Senin gibi Müslümanların kutsallarına saldıranlar, insanların vatanlarını işgal edip talan etmeye kalkışan nice Karunlar, kibir denizinde boğuldu!

Ey Benî İsrâil! Dinimiz İslâm’da azgınların, zorbaların yaptıkları yanlarına kâr kalmaz, mutlaka kendilerine ödetilir bedeli. Müslümanlar bu dini böyle anlar ister veli olsun ister deli!

 

YORUM YAZ

  • Allah GörüyorAllah Görüyor4 ay önce
    Uzağa değil yanımıza, dibimize bakarsak içimizdeki zülmü de görürsek ne kadar tutarsız olduğumuzu göreceğiz. Kendi kendimize zülum yaparken gerçekten açık açık düşmanlık yapan şeytanın uşaklarıyla nasıl mücadele edebiliriz. Filistinde de EL FETİH ile HAMASın birbirine olan düşmanlıkları gibi bizde de sui zan tavan ile kendimize yaptığımız yaşın yanında kuruyu yakma misali BÖL PARÇALA YOKET OYUNU şeytanın tuzağı değil mi? Önce oyuna geliyoruz sonra da nrrde hata yapıyoruz ayaklarıyla saf ayaklarına yatıyoruz. Müslümanlar bireysel olarak öncelikle dosdoğru olsa zaten birlik beraberlikte arkadan gelir, ümmet birliği de olur. Müslümanlar olarak öncelikle kendimiz birbirimizin ayağına çelme takmaktan, birbirimize düşman bellemekten, ayrışmaktan uzak duracak eylemleri hayata geçirmeliyiz. Yani dinimizi kendimize uyfurmaktan vazgeçmeliyiz. Sevgili Peygamberimiz(sav) gibi örnek yaşamaya çalışmalıyız. Bizim örnek yaşayışımız şrytanın istediği şekilde oluyorsa yani RABBENA HEP BANA şeklinde olup dünyaya kazık çakıyorsak dünyada çoğulluk olmamıza rağmen zulüm gören hep Müslümanlar olmaya devam edecektir. Yahudi yahudiliğini yaparak görevini tam gerçekleştirirken Müslüman adı gibi yaşamayı gerçekleştirmeyip şeytanın tuzağına düşüyorsa elden ancak buğz etmekten başka birşey gelmiyor. Müslümanlar sömürülürken ve zulüm görürken içimiz ancak kan ağlıyor. Ülkeler içlerindeki yanlışlarına dur demezler ve dosdoğru olmazlarsa ÜMMETLEŞME gerçekleşmez. İçimizdeki yapılan bir yanlışa da ben örnek vereyim. Allah aşkına sayın hocam, CHP den başörtüsü yüzünden ihraç ol, sonrada gel şimdi de destekleyip büyümesine vesile olduğum AKPARTİM den hemde CHP ye oy vereceklerin iftiralarıyla olsa gerek öyle tahmin ediyorum zorla olmadığım halde fetöcü yapılarak ihraç ol. Yaşın yanında kuruyu yakarak davranış sergilemesiyle AKPARTİMİZ de hiç suç yok mu? Benim yerinde siz olsanız oy kullanabilir misiniz? CHP den ne farkımız kaldı? Fetö denilen zibidiği görse bir kaşık suda boğacakları yargısız infaz ile ihraç yapmak kime hizmet yapıyor Allah aşkına? Anamı bile iki yıldır üzerek ağlatıp bu ayın ortasında kalp krizi geçirtip öldüren, çocuklarımın dinden uzaklaşıp sola meyletmesini sağlayan yanlışlarımıza ne diyeceksiniz? Hala yanlışta ısrar ederek vebale girmeye devam ediliyorsa artık siyasetcilere güvenebilir misiniz? Suçluysam idam ediniz, pireler yüzünden yorgan yakarak dine zarar vermekte ne oluyor? Dini anlatıyoruz ama dinde olmayan her uygulamayı yapıyoruz. Sui zanı tavan yapmak ne kadar islami davranıyoruz, bu Müslümanlığa sığar mı? Bu Peygamberimizin sünneti mi? Hüsnü zannı çöpe atarsanız din yaşanabilir mi? "Kısasa kısasta sizin için hayat vardır" diyen Rabbim yanılıyor mu? Hiçbir vebali olmayan insanı hainler adına cezalandırmak ne kadar doğru? İftira atarak bir çok kişinin ihraç olmasına yol açanlar belki de akpartime bile oy atmayacak. Ben de yapılan hatadan dönülmediği sürece oy kullanmayacağım. Çünkü söylemlerle uygulamalar örtüşmüyor. Resmen din ile insanlar kandırılıyor. Suçluyla suçsuzu ayırmak bu kadar zor mu? Miletvekil veya belediye başkanı gibi bir arkamız tanıdığımız olsaydı bu durumumuz çoktan düzelirdi. Olmadığı için sanki Allah korkusu yokmuş gibi davranıyor, gelsin Allah(c.c.) seni kurtarsın deniyorsa sözün bittiği yerde değil miyiz? Yine de ümitsiz değilim. Durmak yok dosdoğru yola devam diyorum. Ama oy kullanmayacağım. Haklarımı ise helal etmeyeceğim. Allah şehitlerimizden ve gazilerimizden razı olsun. Dosdoğru olursak güven tazelenir, birlik beraberlik artar. Yağmur gibi yağan çamurlardan bereket olmaz. Güven sağlanmaz. Yahudi yahudiliğini yaparken Müslümanda Müslümanlığını adı gibi olup yaşarsa şeytan ve ahalisi inanın kaçacak delik arayacaktır. Şimdi ise resmen bölük pörçük olduğumuz için ÜMMETLEŞMENİN olmayacağını bildikleri için rahatça top oynar gibi Müslümanların gözünün içine bska baka zulüm ve fitne yapabiliyorlar. Tek yumruk olmadan şeytanla başa çıkamayız. Önce özümüze dönmeli, söylemlerimizi kendimiz hayata geçirirsek birler, binler olur, binler milyonlar olurki gerçekten şeytan kaçacak delik arar. Önce samimi olmalı, dosfoğru yaşamaya bir an önce geçilmelidir. Söylemlerle icraatlar örtüşmek zorunda. Yoksa güvende olmaz, birlik beraberlikte olmaz ki top gibi oynarlar. Allah yar ve yardımcımız olsun.