--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Emperyalistlerin etki ajanları/3

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
7

Hilafetin ilgasından bu yana Türkiye etki ajanlarından, ismi Müslüman aslı kâfir sahtelerden, gözü Avrupa’dan başka bir şey görmeyen “Batıcılık dini” mensuplarından yakasını kurtaramamıştır. ‘Çağdaş Uygarlık Seviyesi’ni bu ülkenin insanlarının kıblesi haline getirmeye çalışanlar, aramızda dolaşan etki ajanlarıdır. Hedefleri; Türkiye’yi, Müslümanları Hıristiyan kültürün köleleştirilmiş tüketicileri haline getirmektir.

Avrupa Birliği kapsını bu ülkenin Müslümanlarına Kâbe’yi ziyaret etmek gibi takdim edenler, bize “Mü’min Gönüller Birliği”ni yani “Müslümanlar Birliği”ni unutturmaya çalışan etki ajanlarına yenik düşenlerdir. Avrupalılar, bize; “Sizi bizim trene bindirmeyiz ancak arkada bagaj vagonundan ayrılmayın, yoksa haliniz perişan olur” diyorlar. Takılmışız küffarın treninin arkasına. Bıraksalar raydan çıkma tehlikesi var, peşlerinden gitsek neyimiz var neyimiz yok elimizden alacaklar. Halkın imanına kadar tasallut ettiler. Etki ajanları, “siz işinize bakın, sakın ha Avrupa Birliği yolundan ayrılmayan helak olursunuz” diyorlar. Etki ajanlarının propagandaları sayesinde hiç kimse, “Allahû Teâla, niçin Avrupa Birliğine girmediniz sualini bizden sormayacak, aksine niçin İslâm Birliğini/Müslümanlar Birliğini oluşturmadınız diye hesap soracak” demiyor. Şunu her Müslüman, her insan bilmeli ki; Avrupa, Amerika çöküyor. Etki ajanlarına yenik düşenlerimiz çöküşte olan bu yamyamların yanına gidiyorlar. “Ne olur bizi alın!” diye de kendilerini pazarlıyorlar. “Bakın benim etim budum iyidir, istediğin gibi yiyebilirsin, sömürebilirsin” demek istiyorlar. Bu, bir zillettir. Nasıl bu zillete düştük diyorsanız, cevaben deriz ki; koşullarımızın mimarı değil, mağduru olduk. Oysaki bize yakışan; koşullarımızın mağduru değil, mimarı olmaktır. 

“Etki Ajanları”, Türkiye’nin damarlarında kan gibi dolaşıyorlar. Bunlar en güzel yerlerde yaşıyorlar. Makamları ve kontenjanları daima önceliklidir. İslâm düşmanlığı için bir fırsat ele geçtiğinde hepsi topyekûn seferber oluyorlar. Bir gayr-i müslimin cenazesi günlerce bütün Türkiye’yi esir alıyor. Basın en büyük vazifeyi gündemi çarpıtmakla yapıyor. Birinci sayfa haberleri içeride, iç sayfa haberleri birinci sayfada veriliyor. Zalimlerin zulmüne uğrayan bir Müslümanı müdafaa etmek, hasta yatağında ölüm ile pençeleşen bir âlimi ziyaret etmek, “Gericilik” yaftası ile susturulmaya çalışılıyor. Müslümanların yaşadıkları bir yerde İslâm’a hücum edildiğinde Müslümanlar sessiz ve tepkisiz kalıyorlarsa, Müslümanların bir hataları söz konusu olduğunda ise birçok kişi meydana inip Müslümanları tenkid etme hususunda seslerini yükseltiyorlarsa, orada etki ajanları iktidar ve muktedir olmuşlar demektir. İslâm’a hücum edildiğinde Müslümanları sessiz ve tepkisiz hale getirip direnen hücrelerini ölümcül kılmak, etki ajanlarının vazifesidir.

Etki ajanlığı hususundaki gafletimizden dolayı Amerika ve Avrupa siyasette, ekonomide, enerjide, madenlerimizde, petrolümüzde, tarımsal üretimde hemen her alanda meyvelerini toplamaya çalışıyor. Bugün ülkemiz tarımsal üretim için tohumculukta büyük oranda İsrail’e bağımlı hale gelmişse, bu etki ajanlarının etkili ve yetkili olmasındandır. Türkiyeliler olarak evde, iş yerlerinde, elektrikte her yerde gaz kullanılıyor. Yılda 24 milyar dolar Rusya’ya gaz ödemesi yapıyoruz. Dünyada petrolün gazın fiyatı çıkıyor, bizim fatura da otomatik yükseliyor. Su, rüzgâr, kömür gibi birçok imkân varken dövizle çok pahalıya gaz alıyoruz. Peki, ülkeyi buna kim yönlendirdi, bu husustaki ısrarın devamını sağlayan kim? Bu soruların cevaplarını derinlemesine araştırdığımızda karşımıza etki ajanlarının çıktığını göreceğiz. Bağımsızlığımızın gerçekleşmemesi için emperyalist devletlerle, emperyalist güçlerle kölelik bağlantımızı kopartmamaya çalışıyorlar. Bize bazen doğrudan, bazen de dolaylı olarak “kendiniz olmayın hep başkası olun. Siz çalışın başkaları kazansın. Siz ölün düşmanlarınız yaşasın” diyorlar.

Bu ülkede yaşayan her Müslüman, her insan bilecek ve inanacak ki; Avrupa’nın zenginliği yağma ve sömürü düzeninin eseridir. Bütün dünyayı yediler bitirdiler. Oralardan elde ettikleri zenginlikle Osmanlı karşısında üstünlük kurdular. Osmanlı karşısındaki yükselişlerindeki en büyük pay bu kanlı zenginliktir. Bu kanlı zenginliğe Vatikan olsun, papazlar olsun fütursuzca destek vermişlerdir. Şimdi ise deniz kurudu. Sömürme devri tükenmek üzere. Üzerine kondukları toprakların zenginlikleri hâlâ bunlara akıyor ama yeni sömürecek yer bulamıyorlar. Ya Amerika’nın yaptığı gibi intihar dalışları yapacaklar veyahut yavaş yavaş yok oluşlarını seyredecekler. Büyük bir tedirginlik içerisindeler. Aramızda dolaşan emperyalistlerin etki ajanları bunu bize hissettirmemeye çalışıyorlar.

Türkiye’de iyilerimizi kötü, kötülerimizi de iyi gösteren algı baronları var. Algı baronlarına aldanma, etki ajanı pusuda bekler seni, kükremiş koca aslan; çocuk değilsin artık, ömür geçiyor uslan. Yer altından kaysa, gök üstüne çökse de sen hep Hakk’a ve hukuka yaslan. Etki ajanlarına da deriz ki; emperyalistlere köpeklik yapmaktan vazgeçin. Biz sizinle değil sizin efendileriniz ile savaşıyoruz! 

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Okır

3 Ağustos 2022 20:59

Hocam bu ingilizler bile Avrupa topukluk birliğini bırakdı biz müslüman birliği kurub başına geçmemiz lazım dır ayrıca türküye hırıztiyan ülkelerde bulunan müslümannarnannda alakadar olması lazımdır meselağa amarikada kızırderili müslümannara hem kızırderili hemi de Türk olduğu için eziyet yabılıyor ezikleniyor din ayet işleri bakkanlığının bunnara yardım etmesi lazımdır

Ömer

3 Ağustos 2022 16:58

Rüzgar enerjisi özellikle güneş enerjisi bulunmaz bir nimet . Ama gerektiği gibi faydalanamıyoruz . Niçin . Dışa bağımlı enerji her zaman risktir ve bu görüldü . Makalenin her satırına katılıyorum .

rafet tunaeri

3 Ağustos 2022 13:21

ağzınıza sağlık bundan daha başka ne söylenebilir ki.İnsanlarımız en kısa uyanır inşallah. 

Haktan yana

3 Ağustos 2022 11:41

Teşekkürler muhterem yazar

Adnan Tanrıverdi

3 Ağustos 2022 11:23

Mustafa Bey, güzel yorumunuz için tebrik ederim. Medeniyet Coğrafyamızın birleştirilmesi zamanımız Müslümanlarının asli görevidir. Ilk adım olarak, her islam devletinin kabinesinde birer islam birliği bakanlığı bulunmalı ve müslüman milletlerin temsilcilerinin oluşturduğu "Islam Ülkeleri Temsilciler Meclisi" kurulmalıdır. Islam Ülkelerinin refahı Islam Birliğinden geçer ve islam Ülkelerinin küresel güç olmasını sağlar.

ADİL

3 Ağustos 2022 09:24

NERDE KALMIŞTIN HOCAM AĞZINA SAĞLIK EVET İÇİMİZDE HATTA SAFIZMA BİZİMLE NAMAZ KILAN KAFİRLERDEN(MÜNAFIKLARDAN)NE ÇOK VAR BİR TÜRLÜ KURTULAMADIK HOCAM BİZE GAVUR DARBE VURAMAZ ZARAR VEREMEZ BİZDEN GÖRÜNEN MÜNAFIKLAR ZARAR VERİR

Vehbi

3 Ağustos 2022 06:28

Ceddine rahmet, çağdaş medeniyet seviyesi cümlesini kullanıp tasvip edenlere hep gıcık oldum.

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle