• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Doğrular müştereklerimiz, doğru olanlar meslektaşlarımızdır/2

30 Ağustos 2023
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

 

Doğruluk mesleğimiz, doğrular müştereklerimiz, doğruları gündeme taşıyan ve gündemde tutarak doğru olanlar da ırkımıza, mezhebimize ve meşrebimize mensup olmasalar da hakka ve hakikate hizmet etmede meslektaşlarımızdır. 

Doğrular perdesiz, engelsiz ve lekesizdirler. İslâmî ve imanî eserlerin her sayfasında, doğruların billur sütunlarını görmek mümkündür.

Doğrular, kâinatın denge taşlarıdır. 

Bir memlekette doğrular sahipsiz kalır ve kendilerini savunacak kimse kalmasa, o memleket yalanın ve yalancıların tahakkümüne boyun eğmeye mahkûmdur.

İbn Hacer (rh.a.) bu hadisin faydaları hakkında şunları söylemiştir: 

“Muhakkak ki, facir bazen hikmeti telakki eder. Fakat ondan faydalanamaz. Facirden hikmet alınır ve istifade edilir. Şüphesiz ki, kâfirde bazen mü’minin doğru söylediği gibi doğru söyler. Ancak bu doğru sözü söylediğinden dolayı mü’min olmaz. Çünkü yalancı da bazen doğru söyler.” (Fethu’l-Bari: 4/616, 2311 nolu hadis’ten) Sebe kraliçesinin kıssasında olduğu gibi. Orada Allahû Teâla’nın (kraliçenin kendi lisanıyla) beyanı, daha sonra da kendi kelamı zikredilir. “Melike: Hükümdarlar bir memlekete girdiler mi, orayı perişan ederler ve halkının ulularını alçaltırlar.” (Neml Sûresi/34) Şüphesiz ki, Allahû Teâla, kraliçe’nin sözünü tamamladıktan sonra onu tasdik ederek şöyle buyuruyor; “Onlarda böyle yapacaklardır.”

Bu söz üzerine, müfessirlerden şu görüşe gidenler vardır. Şeyh Muhammed el-Emin Eş- Şenkıti “Edvau’l Beyan” adlı eserinin mukaddimesinde, delille racih olan ahkâm ayetlerin tefsirinin dayandığı esas olarak, zikredilen bu hadise’yi gösterir ve şöyle der: “Biz, bize zahir olan delille racih görüşü tercih ediyoruz. Muayyen bir mezhebe taassubiyet göstermeksizin veya muayyen bir kişiye bakmaksızın, görüşe bakarız. Çünkü biz sözün kendisine bakıyoruz. Sözü söyleyene değil. Zira her söz içinde kabul edilecek ve reddedilecek şeyler vardır. Sadece Allah Rasûlü hariç. Malumdur ki, hakk haktır. Velev ki onu söyleyen hakir bir kimse bile olsa. Allah’ı bırakarak güneş’e secde eden Sebe kraliçesi ve kavminin içinde bulunduğu duruma bakar mısınız. O kraliçe ki; hak söz söyleyince, Allah Teâla onu tasdik ediyor. Oysaki onun küfrü, söylemiş olduğu hak sözü tasdik etmeye engel teşkil etmemiştir.” (Edvau’l-beyan: 1/6, Fıkhu’l İnsaf/Mustafa Çelik, Sh: 178-179, İst/ 2020) Doğru söz nerden gelirse gelsin alınır; söyleyene değil, söylenen söze bakılır.

Dünyanın doğrusuz kalması ölümden beter. Kimseden hiçbir şey beklediğimiz yok, doğrularımıza dokunmayın yeter. 

Doğrular müştereklerimizdir, onları umursamayan allame-i cihan da olsa biter!

Dünyada en huzursuz insanlar, doğrulara düşmanlık edenlerdir. Onlar hem kendilerini ve hem de başkalarını ahsen-i takvim mertebesinde durdurmayanlardır. Evet, insanlar muhteliftir. Kimi yalanlar uğruna hayatını heba eder, kimi doğrular uğrana her şeyini feda eder. Şunu bilelim ki; kıymetini bilmediğimiz doğrunun, kıymetini bize hatırlatacak insanlarla imtihan olunacağız. Doğru, yalanlara sevdalanarak kendilerini terk edeni vurmuyor. 

Saat kırıldı diye vakit durmuyor. Kimsenin yokluğu kimsenin sonu olmuyor. Yalanlarla ve yalancılarla sultan olmaktansa, doğrularla yalnız kalmak daha evladır. 

Sadık kimse, kendisine zarar getirecek bile olsa, doğruyu söyleyendir. Çağın sultanı yalanları doğrularla önleyendir.

Doğruların sesini dinlemek, insana sultanlık elbisesini giydirir. Sadıklarla beraber olmama kararı, sultanı tahtından indirir. Dillerini doğrularla terbiye etmeden önce yüreklerini doğrularla terbiye edenler, hayat boyu tertipsizlikten kurtulurlar. Doğru hayatın tertip ve terbiyesidir. Doğruyu konuşma meselesi iki kişi ister: Doğru söyleyen, doğru dinleyen. Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen. Doğru hayatı bölmez aksine bütünler.

Hayatta doğru olan, haklı olandır. Haklı olan da, her yerde ve her zaman doğrularla aklanandır. Yüreklerinde doğrularla birlikte yalanları da barındıranlar; bizim bizim meslektaşlarımız değil, yolumuzu tıkayan taşlardır.

Hayatında yalana, yalan habere itibar ve iltifat edenin hiçbir doğruyu kabul etmeye niyeti bile olmaz. 

Haberlerin doğru veya yalan olmasını pek önemsemiyorsan, düşmanı uzakta arama. Düşmanla ya can bağın, ya da kan bağın vardır.

Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. “Doğruların gözle görülmeyen orduları vardır ve onlar tam zamanında yetişirler.” Doğruları kaybetmiş bir çağın insanlarıyız. Doğruları bulanlara hasta ruhlarını onlarla tedavi edebilirler. Çünkü doğrular herkesin derdine devadır. 

Doğruların yerine ve önüne geçirilmek istenen her yalan bir beladır. Doğru söyleyip idama gitmek, yalan söyleyip sultanlık tahtına çıkmaktan evladır. Ehl-i tarafından yapılan bütün tahlil ve tahkiklerin neticesinde görülmüştür ki; doğruluktan daha eslem bir tarikat yoktur. Ama doğruların gündeme gelmesine ve gündemde kalmalarına engel olan barikatlar çoktur.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa Çolak

Filenin Sultanları size rağmen tarih yazıyor.

Hanefi NAZLI

Allah ömrünü bereketlendirsin hayırla doldursun.Selam yolu doğru olanlara olsun.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23