• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Dinin ve dindarlığın yanlış anlaşılması

19 Temmuz 2023
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

 

Allah’ın gönderdiği hayat kanunlarının mecmuûna din denir. İman üzere dini kuralların benimsenip yaşanmasına dindarlık, dini değerleri hayatına tatbik eden kişi ve toplumlara, dindar kişi ve toplum adı verilir. Allah’ın dinini din edinmeyenler dindar sayılmazlar. Allah’ın diniyle idare olunmak istemeyen ferdlere, ailelere, cemiyetlere dindar denilmez. Şayet denilirse Allah’ın dinine ihanet ve hakaret edilmiş olur. Rabbimiz uyarıyor:

“Kendilerine kitab verilenlerden Allah’a ve âhiret gününe îmân etmeyen, Allah’ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dîni din edinmeyen kimselerle, zelil bir hâle düşmüş kimseler olarak kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın!” (Tevbe Sûresi/29)

Din hayatın yegâne kaynağıdır. Müslüman olarak siyasetimizin, ticaretimizin, münasebetimizin ve ahlâkımızın kaynağı, dinimizdir. Ahlâkın dinle münasebeti olduğundan dolayı İslam’a göre ahlak, hem dinin bir parçasını oluşturur hem de ondan ciddi bir şekilde etkilenir. Onun için ahlakın, dinden bağımsız olarak düşünülmesi mümkün değildir. Ancak dindarlık ve ahlâk ilişkisi, insanın her zaman görmek istediği, fakat bazen göremediği olumsuz bir şekilde ortaya çıkabilmektedir. Bunun için diyoruz ki; bir insanla, bir toplulukla önce dinsiz olduğu için sonra ahlâksız olduğu için yollarımızı ayırmalıyız. Dindarlık, dinsizlerle ve ahlâksızlarla devam edemez.

Bir yerde din denildiğinde; Kur’ân, Sünnet,  İcma-i Ümmet, Kıyas-ı Fukaha yerine “Bence”, “Zannımca”, “Kanımca” aklı geliyorsa, orada sahte ilahlığa oynayanlar çoğalmış ve fiilen din emniyeti ihlal edilmiş demektir.

Din varsa dindarlık vardır. Dindarlık, din ile mukayyed kalmaktır. Ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde din ile mukayyed kalmayanlar, dindar sayılmazlar. Dinden koparılmış dindarlık kindarlıktır.

Din; sadelik ve samimiyettir. Sadelikten ve samimiyetten taviz verenler, dindar sayılmazlar. Din kardeşi üzerinde plan yapan, kumpas ve tuzak kuran kâfirler üzerinde planı kalmayan kimsedir. Münkir ve müşriklerden emin olan, Müslümanlardan ve kendi Müslümanlığından şek ve şüphe etmeye başlar. Kardeşinin uğradığı felaketlere sevinen, düşmanlarının sermayesinden sayılır. Dindarlık, bir anlamda diğerkâmlıktır.

Dindarlık; iyilerin ve iyiliklerin takdiridir. Nankör insanların insafına düşme. İmam-ı Şafiî (rh.a.)’in ifadesiyle böyle  “insanlar için gözünü feda etsen, “Zaten kördü” derler...” İyilikleri ve iyileri takdir etmeyenlerden kötülükten başkası beklenemez.

Ehl-i irfan tarafından “Ateş karşısında bozulmayan altın, altın karşısında bozulmayan kadın, kadın karşısında bozulmayan erkek kaliteli” kabul edilmiştir.

Biz, “Sen haklısın Musa! Ama karnımızı Firavun doyuruyor” diyenlerin her gün biraz daha çoğaldıkları bir çağdayız...

İslâmî davaya hizmet yolunda “Yapacaksak ben varım, konuşacaksak bana müsade...” diyecek yiğitlere ihtiyaç var…

Nuh (a.)’ın 950 senelik Tevhidi mücadelesini kendisine şiar edinenle Nuh (as)’in yediği aşureyi kendine sevda yapan hiçbir olur mu? Dindarlık; beynel havf ve’r-reca/korku ve ümit arası bir hayattır. Şunu bilelim ki; Müslüman olarak Allah’dan ümidi kestikçe Yahudileşiriz; Allah’dan korkmayıp çok ümide kapıldıkça Hıristiyanlaşırız. Yahudiler emrolunmadıkları amelleri çoğalttılar. Hıristiyanlar ise nasıl olsa Allah affeder diyerek emrolundukları amelleri tümden terk ettiler.

İslâmî idareden korkanlar; ya hevâ-i nefse, ya kadına, ya şehvete, ya şöhrete, ya alkole, ya paraya, ya makama, ya kumara köledirler. İslâmî idarenin ilk işi, bu köleleri hürriyetine kavuşturmaktır. İslâmi idare, hür insanların idaresidir. Amacınız zarar vermek değilse, bilgi, sevgi, ilgi ve saygı size yeterlidir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nedim

Dindarlığı Yusuf 106 doğrultusunda yani insanların çoğu dindarlığında şirk küfür karıştırdığı gerçeğini yazmamız birilerini ürküttü.yunus 100. Te geçer li imanın dindarlığın Allah cc izinine tâbi gerçeği de mi ürküttü.Resulullah sav ümmetinin yani kendini İslam'a Muhammed ümmetine dayandıranlarin içinde cennete ancak dindarlığı peygamber ve ashab gibi olanlar dememiz de mi ürküttü.ne yani Osmanlı sonrası İslam dünyasının bir plan dahilinde ehlilestirilmis kendine faydası bile olmayan dindarlığı mi anlatsak ta yaransak .cennete ancak dindarlığında küfür şirk olmayan ve olanları dindaslik içinde olmayanlar girecek ama vesselam

Garibin biri

Sanırım tekrar okumanız da fayda var. Yazar sıradan her müslümanda olması gereken bir İslami kimliği ortaya çıkarmış. Umarım anlatabildim.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23