--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çıplaklık kültürü/2

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
İslâm, erkek- kadın ilişkisinin cinsiyet üzerinden değil, şahsiyet üzerinden gerçekleşmesi için tesettürü emretmiştir. İslâm’ın tesettür emrini sulandırmaya çalışanlar, erkek- kadın ilişkisini zehirlemeye çalışanlardır. Tesettür bizim keyfimize bırakılmış bir durum değildir. Tesettürü emreden, kadını da erkeği de yoktan vareden Allahû Teâla’dır. Onun hududunu biz değil, Allahû Teâla belirlemiştir. Allah’ın belirlediği hududu beğenmiyorsanız, o hududun dâhilinde yaşamak istemiyorsanız sizin Allah’a imanınız zayi’ olmuş demektir. Tesettür farz-ı şer’idir keyfiliği kaldırmaz. “Gerçek Tesettür” ile “Çeyrek Tesettür”arasında gidip gelen müzebzebinler de şeriat mizanında çıplaklardan sayılırlar.

Şer’i tesettürü yasa ve anayasa adındaki yalanlarla kamusal alanlarda yasaklayanlar, bizi ve neslimizi gavurlaştırmaya çalışanlardır. Yaşadığımız bu coğrafyada beyinleri Bizans levsiyatıyla mülevves (Bizans pislikleriyle kirlenmiş) olanlar, memleketi değil, Bizansları kurtardılar ve Bizansların kurtuluşu için çalıştılar. Bugün dahi aynı çalışmayı devam ettirmektedirler. Bir İslâm toprağı olan Türkiye’deki kamusal alandaki tesettür yasağı, Bizansın ülkemizde dalgalanan zafer bayrağıdır. Bu bayrak halen dalgalanıyor. Dolayısıyla biz Türkiyeli Müslümanlar, kendini Bizans’ın çocuklarına çaldırmış bir ülkenin sakinleriyiz. Bizans kültürüyle, Bizans kriterleriyle ve Bizans çocuklarıyla hesaplaşmadan  kültürel çıplaklığın sembolü çıplaklık felaketinden kurtulamayız.

“Biz de Müslüman’ız” deyip Kur’an ayetlerini okuyarak, Kur’an tefsirini yaparak mü’mine kadınlar için tesettürün gerekmediğini, tesettürün İslâm dininin emri olmadığını ispatlamaya çalışanlar, “İdris kisveli İblisler”dir. Bunlar hayatlarını kültürel çıplaklığa adamış çıplak demagoglardır. Bunlar Bizansın içimizde dolaşan çocuklarıdır.

Çıplaklık; ‘Anne’ adayı kadını, anonimleştirmektir. Başka bir ifadeyle çıplaklık, değer tanımazlıktır, selim fıtrata karşı yabancılaşmaktır. İster kadın olsun, ister erkek olsun, mahremiyetin tükendiği yerden itibaren çıplak sayılır. Çıplaklıktan kurtulmanın çaresi hayâ ve tesettürdür. Hayâ’da hayat vardır. Tesettür, mü’min kadınların koruma kaleleridir. Kadınları saldırılara karşı savunmasız ve korumasız bırakmanın yöntemi çıplaklıktır. Şunu unutmayalım ki; Allah’ın tesettür emri çıplaklığı haram kılmak için gelmiştir. Çıplaklığı dayatanlar, Allah’ın tesettür emrini mahkûm etmeye çalışanlardır. Bu noktadan bakıldığında görülecektir ki; çıplaklık, tesettürü emretmiş olan Rabbü’l âlemine karşı bir ilanı harptır.

Çıplaklık yoluyla insanlığı ifsad etmeye çalışan sosyal ve siyasal organizasyonlar, İblis’in vesveselerini yasallaştıran karanlık şer odaklarıdır. Karanlıkta kalanlar ancak bu karanlık şer odaklarını sahiplenir ve savunurlar.

Çıplaklık, zinaya giden yolların açılması ve kolaylaştırılmasıdır. Zinaya giden yolları açan ve kolaylaştıran bütün sosyal ve siyasal organizasyonlar şeytanîdirler. Sosyal veya siyasal bir organizasyonun şeytanî olup olmadığını öğrenmek istiyorsanız onun çıplaklık hakkındaki tavırını, kararına bakmanız yeterlidir. Tesettürü yasaklayıp çıplaklığı esas alıyorsa, yaygınlaştırıp şart koşuyorsa bila şekü şüphe şeytanîdir.

Çıplaklık, Müslümanları küfre ve kâfirliğe döndürmek isteyenlerin vazgeçilmez silahlarıdır. Çıplaklık, genelde insanlık âlemi için, özelde ise Müslümanlar için kitle imha silahlarından daha tehlikeli bir silahtır. Bizans, yıllarca Müslümanlara karşı bu silahı kullandı. Çıplıklığı bir ihtiyaç, zaruret olarak belletmeye çalıştı. Dolayısıyla çıplaklığa sahip çıkmak, İblis’i alkışlayarak Bizans’a sahip çıkmaktır.

İslâm topraklarında Bizans’ın çocukları eliyle yaygınlaştırılan “Çıplaklık” ancak İttihad-ı İslâm’ın teşekkülü ile önlenebilir. Şunu bilelim ki; İttihad-ı İslâm’ın ilk icraatı, İslâm adına genelde insanlığı, özelde ise Müslümanları çıplaklığa alıştıran firavunun fuhuş ve fahişelikle iştigal eden çocuklarını tarihin çöplük çukurlarına yuvarlamaktır.

Müslüman kadın ve erkekler olarak tesettürümüzün dili, göz kapaklarımızdır. Göz kapaklarımızı günah mikrobuyla kirletmek istemiyorsak, çıplaklık felatini yaymaya çalışanlara karşı mücadele etmeliyiz.

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle