--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cahili statükonun bekası için çalışmak

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik

Cahili statüko; imanı ve ilmi mahkûm ederek önyargıyla hareket etmektir. Müslüman bir insan cahili statükonun bekası için miskali zerre kadar bile çalışmaz. Çünkü Müslüman insan; önyargıyla değil, önbilgiyle hareket eder. Önbilginin imamı da imandır. İman, hem aklın ve hem de kalbin emniyet kemeridir. O olmazsa, ona bağlı kalınmazsa akıl da, kalpte fesada uğramaya mahkûmdur.

Varlıklarını Şeriatullah’ın yokluğu üzerine bina etmiş olan bütün düzenler, şer şebekeleridir. Bu şer şebekelerinin bekçiliğini yapıp beklemek, mevcut kötülüklere yeni kötülükler eklemektir.

Bu ülkede kendilerini “La yuhti ve La yüsel/hata etmez ve hesap sorulmaz” kabul edenler, hilafeti ilga ettikten sonra Lâ dini bir düzen kurmuşlar. Bu Lâ dini düzenlerinin değişmeyeceğini, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini ve kıyamete kadar baki kalacağına kendilerini inandırmışlar ve başkalarını da dipçiklerin zoruyla inandırmaya hep zorlamışlardır. Bugün dahi bu Lâ dini düzene tutunanlar böyle inanıyorlar ve böyle zannediyorlar. Birileri de “bu Lâ dini düzen devam etmeyecektir. İnsan eseri olması münasebetiyle değişmeye ve değiştirilmeye mahkûmdur” diyerek bu zannı kırmaya çalışıyor. Lâ dini düzenin bazı çakıl taşlarını yerlerinden oynatmaya gayret ediyorlar. Birileri de Müslüman olduklarını söylemelerine rağmen kendilerini yerlerde süründürerek, ağlayarak “bu Lâ dini düzen, bizim atalarımızın kurduğu bir düzendir. Bu Lâ dini düzene bunu yapamazsınız, taşlarını yerlerinden oynatamazsınız” diyorlar. Dolayısıyla orta yerde bir kavga var, bir mücadele var. Elbette ki Müslüman olarak bizim de diyeceklerimiz var.

Ahkâm-ı Şer’iyeye muvafık olmayan her kanun kendi elimizle hayatımıza musallat ettiğimiz bir belâdır. Ahkâm-ı Şer’iyeye uygun olmayan kanunların yürürlükte kalması için direnmenin neticesi kerbeladır. Müslüman imanın imamlığını yaptığı ilimle amel eder. Cahil ve cühelanın feryadü figanına boyun eğmez. Rabbimiz buyuruyor:

“De ki: “Ey Cahiller! Siz bana Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?” (Zümer Sûresi/ 64)

Kamusal alan, yasal alan yalanlarıyla Allah’a kulluğun engellendiği her yerde cahili statüko oluşmuş demektir. Cahili statüko, Allah’a kulluk yolunda barikattır. Yasal ve kamusal yalanlarla bizi Allah’tan başkasına kulluk etmeye zorlayanlar, cahili statükonun bekası için çalışanlardır.

Müslüman bir insanın diniyle idare olunmayı istemesi, inanç hürriyetinin tabii bir neticesidir. Diniyle idare olunmasına müsaade edilmeyen bir Müslümanın din ve inanç hürriyeti ortadan kalkmış demektir. İnsanların inanç ve ibadet hürriyetlerinin önüne konulan kamusal ve yasal alan barikatına karşı mücadele edenleri kuru kavganın savaşçıları olarak takdim etmek; adamlık değil, düpedüz ahmaklıktır.

Cahili statükonun mankurtlaşmış kibirli bekçileriyle karşı karşıyayız. İşimizin çok zor olduğunun farkındayız. Öküze kaftan giydirmek ne kadar zorsa, haddini bilmeyene haddini bildirmek o kadar zordur. Ülkemizde kutsal devletin ileri karakolunu oynayan, elbisesi sivil ama beyni üniformalıları hukuk zeminine çekip hak ve hakikat ile yüzleştirmek, bir dağı bir iğnenin ucuyla devirmek kadar zordur.

İslâm topraklarında Müslüman halkın mağduriyetlerini bitirmeyi hedeflemeyen teşebbüsler ve girişimler, kimin tarafından ortaya konulursa konulsun Müslümanların lehine değil, aleyhinedir. Ahkâm-ı İslâm’ın mahkûm, ahkâm-ı küfrün hâkim olduğu İslâm topraklarında “Müslüman halkın mağduriyetlerini bitirme” mesuliyeti, azad kabul etmez bir mesuliyettir. Bu mesuliyetlerini idrak edip harekete geçenler, iyilik ve takva üzere birbirleriyle yardımlaşmak mecburiyetindedirler. 

İnsan ve Müslüman olarak fıtratımıza uygun olan beşeri kanunlar değil, ilahi kanunlardır. Bir beşeri kanunla başka bir beşeri kanundan kurtulmak mümkün değildir. Geç de olsa şunu haykırmak mecburiyetinde kalacağız: Sağa tos, sola tos. İslâm’dan alınmayan ve İslâm’a uygun olmayan bütün beşeri kanunlara paydos! 

“Biz de Müslümanız” dedikleri halde dinlerinde olana değil, nefislerine göre hoş olana inananlar, cahili statükonun bekası için çalışanlardır. Allah yolunda mücadeleyi terk etmenin en kolay yolu, egemen cahili statükodan yana olmaktır.

Cahili statükoyu ortadan kaldırmak, genelde insanların, özelde ise Müslümanların müştereki aslisidir. Müslüman insan Allah yolunda bir barikata dönüşen cahili satükoyu ortadan kaldırmak için her fırsatı değerlendirir. Müslümanlar için bir tek İslâm’ı hayata hâkim kılma süreci kesinti kabul etmez. 

 

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle