--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bütün kâfirler tek cephede toplansa da Allah’ın dediği olur

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
17

İman ettiğimiz kulluk kitabımız Kur’ân’dan öğrendiğimiz kadarıyla vahaya takılan yolcular gitmese de yol gider Allah’a. Allah’ın hesabını hesaba katmayan zalimler çetesi eli boş çıkar sabaha.

Allah yolunda giderken müdahale eden zümreler bazen üç olur, bazen beş olur, altı olur, yedi olur, ama neticede hep Allah’ın dediği olur. Allah’ın hesabını hesaba katmayanların bütün hesapları altüst olur. Allah’ın gaybi yardım tecelli edince kuduran zalimler yerle bir olur.

Hesabında yanılgı olmayan bir tek Allah’tır. Allah’ın müjdesi beşeriyet için sulhu salahtır. Rabbimizin gaybi müjdesi şöyledir.

“Rumlar yakın bir yerde yenilgiye uğradılar. Fakat onlar bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip gelecekler. Eninde sonunda Allah’ın dediği olur. O gün müminler Allah’ın yardımı sebebiyle sevinecekler. O dilediğini muzaffer kılar. O çok güçlüdür, engin merhamet sahibidir.

 Bu Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz; ama insanların çoğu bunu bilmezler.» (Rum Suresi/ 1-6)

Rûm kelimesi, Araplar’ın Yunanlılar, Slavlar ve Latin asıllı Romalılar’dan oluşan halkı anlatmak üzere kullandıkları bir isimdir (İbn Âşûr, et-Tenvir ve’t-Tahrir, XXI, 42) 2. âyette bu isimle, Doğu Roma olarak da bilinen Bizans İmparatorluğu tebaasının kastedildiği anlaşılmaktadır. 4. âyette geçen ve meâlde “birkaç” anlamı verilen bıd‘ kelimesi Arap dilinde 10’u aşmayan azlığı ve daha çok 3-9 arasındaki sayıları ifade etmek üzere kullanılır. Bu kelimenin kullanımı bir yönüyle Bizanslılar’ın üstün gelmelerinin tek bir savaşın kazanılması biçiminde değil, muayyen bir süreye yayılacak galibiyetler olarak belireceğine de işaret ediyordu. O sıralarda iç isyanlardan ve iktisadî krizden ötürü perişan hale gelmiş olan Bizans İmparatorluğu’nun birkaç yıl içinde toparlanıp galibiyet elde etmesi kimsenin hatırından bile geçiremeyeceği bir sonuç idi. Fakat Kur’an’ın gelecekle ilgili bu mûcizevî haberi aynen gerçekleşti.

Kur’an-ı Kerîm’in gelecekteki bir olayı belirli zaman dilimi vererek bildirmesi mûcizesinin yer aldığı bu âyetler bir taraftan Kur’an’ın verdiği haberlerin tarihî verilerle doğrulanmasının bir örneğini insanlığın gözleri önüne sererken, diğer taraftan da inkârcılığını inatla sürdürmek isteyenler için hiçbir kanıtın fayda sağlamadığını açıkça göstermektedir. Başka âyetlerde belirtildiği üzere yüce Allah dileseydi, kuşkusuz herkesin doğru yolda gitmesini sağlardı; fakat O, şuurlu varlıkların iradî seçimleriyle kendisine kulluk etmelerine imkân veren bir sınav düzeni oluşturmayı murat etmiştir. Müslümanlar Hıristiyanların üstün gelmelerine değil, Allah’ın müjdesinin tahakkuk etmesine, Allah’ın dediğinin olmasına sevindiler. Bugün bunu yanlış anlayıp Ehl-i Kitap olduğunu söyleyen Batı âleminin üstün gelmesi için dua eden sapkın ve sapık Müslümanlar (!) vardır. Allah basiret nasip etsin.

Allah sizinle beraber, siz de Allah’la beraberseniz, birlikte hareket eden düşmanlarınızın çokluğu bir değer ifade etmez. Bütün dünya kâfirleri toplansa Allah diyen bir mü’min-i merd’e güçleri yetmez. 

“Kuş, konduğu dalın kırılmasından korkmaz; çünkü güvendiği dal değil, kendi kanatlarıdır.” Hakeza mü’min-i mertte Allah yolunda ilerlerken düşmanın karşısına çıkmasından korkmaz; çünkü güvendiği kendi kuvveti değil, Allah’ın kudretidir. Allah’la güçlenmiş olanları yenecek güç yoktur. Ama Allah’ın kudretini, kuvvetini idrak etmemiş Müslümanların sayıları çoktur.

İman penceresinden kâinatta olup bitenlere bakıldığı zaman görülecektir ki; firavunların, azmanların dediği değil hep Allah’ın dediği olur. Kundakta denize bırakılan Musa kurtuldu, Karun’u, Haman’ı Samiri ve Bel’am’ı yanına alan ve  ordu sahibi olan firavun ise denizde boğuldu. Allah’ın dediği oldu; Hz. Musa’yı en zayıf döneminde boğmayan deniz, firavunu en güçlü döneminde boğdu... Bugün Müslümanların çağın firavunlarıyla yapmış oldukları kavgada aynı manzarayı yeniden müşahade etmek için bir vakfa, bir büroya, bir dergâha, bir üniversite odasına, bir konferans salonuna, bir gazete köşesine hapsolmayan, şişirilmiş değil, hormonlu değil, Çin malı da değil, sosyal medya kahramanı da değil, doğal ve sahici, seradan çıkmış sahaya inmiş ve Müslümanların imanlarından kaynaklanan ümitlerini organize etmiş örnek ve önder Müslüman şahsiyetlere zaruret mertebesinde ihtiyacımız vardır. Bütün kâfirler tek cephede toplansa da endişe etmeye gerek; Allah’ın yardımıyla Musa’lar kurtulacak, firavunlar da boğulacaklardır.

Müslüman olarak Allah’a kulluk makamında kalarak haddini bil. Kafdağı kadar yüksekte olsan da bir kefene sığacak kadar küçüksün. Düşman karşısında tek başına kalsan da Allah’ın kudret ve kuvvetine güvendikçe yenilmez bir ordu kadar büyüksün. Ama düşmanı gözünde büyütüp de terk-i cihad eylemişsen, bil ki; ümmetin sırtında taşınmaz ağır bir yüksün!

 

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Recep B.

30 Kasım 2023 22:55

Bombayla yakılan bebeklere ne cevap vereceğiz hocam Susup kalıyorum onlarda bize ağlıyor.

Abuzer Çalışkan

30 Kasım 2023 07:05

Bu yazıya sadece "ALLAH'U EKBER" denir. Hocam ağzına, yüreğine, diline sağlık. Rabbim kalemini daim sesini gür kılsın inşaAllah.

ata

29 Kasım 2023 18:42

nice ebu ubeydelere....

Hasan

29 Kasım 2023 13:17

Allah nedense Hıristiyan batıya, şintoist Japonya'ya refah vermiş. Müslüman coğrafyadan kaçanlar batıya gidiyorlar. Siz batıya kâfir diyerek kendi kitlenizi uyutuyorsunuz

YILMAZ

29 Kasım 2023 22:56

ya sen uyuyakalmış da rüyanı gercekmiş gibi yaşıyorsan?

rafet

29 Kasım 2023 12:22

Herkes anladığı şekilde yorumlar anlatan kişiyi. Burada yazar doğruları yazarak zaten görevini yapıyor. Herkes işinde doğru olsa düzgün yapsa zaten dünya bu halde olmaz idi.Normal bir vatandaş olarak ben , dünya kurulduğundan bu yana hak ve batıl mücadelesinin devam ettiğini ve batıl güçlü gibi görünse de zaman içinde hak yanında olan kimseler fayda görür.Neticede her zaman Allah'ın dediği olur.Bir dirhem şaşmaz.Yazar'ın verdiği örnekler yaşanmıştır. Rabbimiz kimseyi şaşırtmasın.

Mehmet İnci

29 Kasım 2023 11:52

Anlamlı bir yazı olmuş eline sağlık, güzel tespitler var.

Fsm

29 Kasım 2023 10:08

Nasıl bir dindir ki bu, hep düşmanlıkları besliyor, kendi gibi olmayanlara kafir diyor. Cihad diyor. Savaş diyor. Ve millet bu anlayışın arkasından gidiyor.

YILMAZ

29 Kasım 2023 23:00

senin dinin sana,bizim dinimiz bize. senin icinde iyi duygular beslediklerin bir avuc müslümana hayvan diyor ve hayvan muamelesi yapiyor. cocuk bebek ihtiyar kadın öldürüyor. bunlara ses etmeden benim dinime sataşmandan belli nasıl bir kafir oldugun.

Muhammet

29 Kasım 2023 10:05

Hocam sulh da selamet vardır derken, peygamber efendimizin ömründe kaç savaş ve cihadı var? Gerçeği düm düz söyleyin.

YORUM

29 Kasım 2023 09:10

EVET HER MÜSLÜMAN ZORUNLU OLARAK HERŞEYİ LENDİSİNİN İNANDIĞI İSLAM DİNİNE GÖRE YORUMLAMALI VEDE BAKMALIÇÜNKÜ BİZİM DİNİMİZ OTURUP KALKMAMIZA BİLE KARIŞIR MÜSLÜMANIM DİYEN VEDE O ŞEKİLDE İNANAN BUNA MECBURDUR

Bütün kâfirler tek cephede toplansa da Allah’ın dediği olur

29 Kasım 2023 08:54

Bu malum; fakat sen Allah’ın imtihan ettiği bir kişi olarak sen ne yaptın? Yan gelip yatarak bu sözü söylemek seni kurtaracak mı?

ebu derda

29 Kasım 2023 12:01

Belli ki hocayı hiiç tanımıyorsun. Kimileri bir sözü, bir kitabıyla ufuk açar hayatlara dokunur...

YILMAZ

29 Kasım 2023 23:01

yan gelip yattigini ne biliyorsun ?

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle