Batı dünyasında üretilen dijital oyunlardaki İslâm düşmanlığı
Batı, İslâm’ın içini boşaltmak için seferberlik ilan etmiş bulunmaktadırlar. Batı, İslâm’ı ve Müslümanları dünya gündeminden düşürmek için elinden geleni yapmaktadır. Batı, “İslâm’a olumsuz bakışı” insanlığa kazandırmayı gaye edinmiştir. Müslümanlardan korkulmasını normalleştiriyor ve nefreti, düşmanlığı sıradanlaştırıyor. Batı, artık ülkeleri işgal etmek, milletleri köleleştirmek için sadece tankla, tüfekle, topla savaşmıyor. Çağımızın savaşları ekranlarla oluyor, ekran dediğimiz nesne sadece televizyon, sinema değil, bilgisayarlar, tabletler ayrıca akıllı dedikleri cep telefonları… Maalesef bu kanallar vasıtası ile olumsuz bilinçaltı mesajlar genç beyinlere servis ediliyor ve geleceğimiz yok ediliyor. Batı, İslâm düşmanlığında direniyor. İnsanların İslâm’ı Allah’tan geldiği gibi tanımalarına engel teşkil ediyor.
Batı dünyasında üretilen dijital oyunlarda İslâm karşıtlığı, İslâm düşmanlığı örgütleniyor. Bundan ötürüdür ki; Batı dünyasında üretilen dijital oyunlar İslâm ve Müslüman düşmanlığını yansıtıyorlar. Batı’da dijital oyunlar, İslâmofobinin yayılması konusunda birer vasıta olarak kullanılmaktadır. Çünkü İslâmofobinin yayılması konusunda dijital oyunların çok daha tehlikeli bir özelliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu özellik oyuncuların aktif rol almalarıdır. Film ya da TV izlerken pasif olan bir kişi dijital oyun oynarken aktiftir. Kişi bir film izlerken terörist olarak tanımlanan bir kişinin öldürülmesine şahit olmaktadır. Fakat dijital oyun oynarken bir asker rolüne bürünüp terörist olarak kendisine sunulan Müslüman’ı bizzat öldürmekte ve öldürdüğü Müslüman sayısı kadar ödül/puan kazanmaktadır. Buracıkta Rabbimizin şu ayetini hatırlamak ve hatırlatmakta fayda vardır.
“Şüphesiz ki kâfirler, mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar. Onlar daha da harcayacaklar; sonra (bu) kendilerine bir hasret/iç acısı (vesilesi) olacak, sonra da mağlup olacaklardır. Nihayet, inkâr edenler Cehenneme (sevk edilerek, orada) toplanacaklardır.” (Enfal Sûresi/ 36)
Batı barbardır. Batı tarihinin temelinde kan, zulüm, vahşet, soykırım ve sömürü vardır. Batı tarihini, “Barbarlık Tarihi” diye nitelendirmek insaf ve adaletin gereği olacaktır. Batı para babası kapitalistlerin, orduların ve silahların üreticisi bilim adamlarının oluşturduğu karanlık bir dünyadır. Haçlı Seferleri, Engizisyon, Amerika’nın doğa ve insan olarak yok edilmesi, Afrika’nın 350 yıl boyunca köleleştirilerek çökertilmesi, Avusturalya’nın işgali ve yerli halkın yok edilişi, Çin’le afyon savaşları, dünyayı paylaşım amaçlı birinci ve İkinci dünya Savaşları, birçok ülke ile son Afganistan ve Irak’ın işgali, hep bu barbarlık tarihinin kesitleridir!
Batı, içimizdeki figüranları vasıtasıyla çocuklarımızı ifsad etmeye çalışıyor. Bizi de kendisi gibi yapmak istiyor. “Dijital oyunlarda kurgulanan ve 5 duyuya daha fazla hitap eden gerçeklik algısı, zamanla gerçeğin yerini alabiliyor. Gerçek hayattaki nesne, kavram ve ifadelerin anlamı dijital gerçeklikte kişinin kendisine sunulanla yer değiştirebiliyor. Dijital olarak verilen gerçeklik zamanla gerçek hayattaki orijinalinin yerini alıyor ve çocuk dijital dünyayı gerçek hayatın yerine geçiriyor, kendisine verileni asıl gerçek olarak algılıyor. Bu da çocuğun davranışlarına, tutumlarına, ergenlik ve yetişkinlik dönemindeki karar alma mekanizmalarına yansıyor. Bir çocuk ne kadar televizyon, internet ve dijital oyun ortamında bilinçaltını etkileyen unsurlara maruz kalırsa gerçek hayatla ilişkisini o denli koparıyor. Yani vücut gerçek hayatta, zihin dijital hayatta. Çocukta şiddete yönelik değişim de gözleniyorsa durum daha ciddi boyut kazanıyor.”
Batılı üreticilerin dijital oyunlarında Batı dünyasında üretilen İslâmofobi yaklaşımının hakim olduğu tartışmadan varestedir. Esasen Batı’da var olan İslâmofobi değil, İslâm düşmanlığıdır. Batı gençliği arasında hızla yayılan bilgisayar oyunlarında, “Müslüman katliamı” yaşanıyor ve “İslâm düşmanlığı” körükleniyor. Hızla yayılan bilgisayar oyunlarında “İslâm düşmanlığı” empoze ediliyor.
Batı dünyası, İslâm düşmanlığını insanlığa armağan ediyor. Batı dünyasında üretilen dijital oyunlarda Müslüman cinayet işliyor, Müslüman Müslüman’ı öldürüyor, araba çalıyor, hırsızlık yapıyor, kadın tüccarlığı yapıyor, zina yapıyor. Haramları helalleştirme algı operasyonları yapılıyor. Yani meşrulaştırma cinayetinin süreci işliyor.
Vakit, Batı›nın barbarlığını ifşa etme ve insanlığın gözleri önüne serme vaktidir. Batı İslâm ve Müslümanlarla savaşıyor. Batının kültürüne, teknolojisine, medyasına mutlaka Müslümanlar tarafından kontrol mekanizması getirilmelidir. Rabbimizin şu uyarısına uymak mecburiyetindeyiz. “Düşman topluluğunu takip etmede gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz Allah’tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Kuşkusuz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.” (Nisa Sûresi/ 104) Batı tarafından hazırlanmış dijital oyunlarını satın alıp çocuklarımızı sevindirdiğimizi zannediyoruz. Oysa ki Batı’da hazırlanan dijital oyunlarla kendi neslimizi zehirliyoruz. Batının İslâm ve Müslümanlara karşı verdiği savaşta geliştirdiği taktikleri, silahları ve vasıtaları takip etmekte ve zamanında tedbir almakta gecikmemiz, Kur’ân’ın emrini ihmal ve imhal etmemiz anlamına gelir. Çünkü Kur’ân-ı Kerim, düşman kavmi takip etmede gevşeklik dahi kabul etmiyor.







