• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI
15 Temmuz 2020

Asrımızın haysiyet celladları

İslâm’ın mahkûm, küfrün egemen olduğu bu asrımız, çamurlaşan insanların şaha kalktıkları kirli bir asırdır. Bu dünyada başı dik, alnı ak, gönlü pak olanlara iftira edip çamur atanlar, bizatihi çamurlaşmış olanlardır. Güneş balçıkla sıvanmaz. Zulüm ve zalimlik kimden gelirse gelsin asla ve kat’a savunulmaz. 

Fitne üreten, dedi-kodu servis eden, hassasiyetlerimizi kaşımaya tevessül eden, Müslümanlar arasında kavga ve cepheleşmeye davetiye çıkaran yozlaşmış niyetlere, görevli ajanlara, siyasi tükenmişlere, ihtimam ve itibar etmek, haysiyet cellatlarından olmaktır. Müslümanlar üzerinde oyun oynamak için pusuya yatmış iç ve dış akıl veya aktörlerin tahrik ve provokasyonlarını akamete uğratmak, her Müslümanın azad kabul etmez görevidir. Rabbimiz uyarıyor: “(Düşmanınız olan) kavimi aramakta gevşeklik göstermeyin” (Nisa Sûresi/ 104)

Haysiyet cellatlarının en önemli vasıflarıdır yalanla suçsuz insanlara suç isnat edip iftira atmak, işlerine gelen yalanlarla insan aldatmak, sonra da hiç kaygı duymadan rahatça yatmak!

Müslümanların kutsallarına, Müslüman şahsiyetlere saldırmak, durmadan Müslümanları Rablerinden, Peygamberlerinden uzaklaştırmak için çalışmak, haysiyet cellatlığının alâmetidir. Genelde İslâm coğrafyasında, özelde ise ülkemizde Hz. Peygamber (sav)’in sünnet ve siretini hafife alan, hiçe sayan, İslâm fıkhına dil uzatan Tanzimat zamparalarının ortaya çıkarttıkları idrak mahkûmları bizi bizden nefret ettirmek için İngilizlerden daha çok çalışıyorlar. İnanın bunlar Allah için değil, sahte ilahlar için yaşıyorlar. “Kur’ân Müslümanlığı” maskesini takarak karşımıza çıkıyorlar. Rastladıkları her Müslümanı kendileriyle birlikte küfre sürüklüyorlar.

Karşısına çıkan firavun da olsa Müslüman dik başlı değil, başı dik durur. Onu gören haysiyet celladları kudurur. Hainler meydana çıktığı zaman, her Müslüman behemehâl oluverir kendi dini uğruna savaşan bir kahraman. Diniyle idare olunmak için çalışmadıkça Müslümanın ayar tutmaz gönül yayları. Hiç İslâm’sız gelir mi hayatın bahar ayları!

Müslüman olarak diğer Müslümanlar senden emin olmuyorlarsa bil ki sen de bir haysiyet celladısın. Haysiyet celladları; müstevli harbi ve mürtedlerin kendilerinden emin oldukları kimselerdir. Sufyan b. Hüseyin (Rh.a.) anlatıyor: Bir gün Kâdı Iyaz (Rh.a.)’ın yanında bir adamı kötülükle andım. Kâdı b. Iyaz (Rh.a.) bana sordu: “Rumlara karşı cihad ettin mi?” Cevaben dedim ki: “Hayır”. “Peki, Asyalılara, Hintlilere karşı cihad ettin mi? dedi. Tekraren cevaben dedim ki: “Hayır”. Bunun üzerine Kâdı b. Iyaz (Rh.a.) şöyle dedi: “Behey Adam! Rumlar, Hintliler, Asyalılar senden emniyette oldular da bir Müslüman kardeşin senden (senin o dilinden neden) kurtulmadı.” (el- Bidaye ve’n Nihaye (İbn-i Kesir), C: 9, Sh: 336)

Hilafetin ilgasından sonra haysiyet celladları toplandılar başsız kalmış başımıza. Zehirli su kattılar tatlı aşımıza. Durmadan kurşun sıkıyorlar barışımıza!

Haysiyet celladı haklı olanla haksız olanı birbirinden seçmez. İtibardan düşürmek için iftiradan taviz vermez. “Kılıç yarası geçer, dil yarası geçmez” İftiralarla, yalanlarla mutlu olacaklarına inanmış olanlardan haysiyet cellatlığından gayrisi beklenmez. 

Selef-i Salihinden bize miras kalan; okyanus gibi bol bir haysiyet, elif harfi gibi dimdik bir şahsiyet. “Paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki; paran bittiğinde şerefin de bitmesin” nasihati, haysiyet ve şahsiyet şuurunu kuşanmaya dair yapılmış kadim bir davetiyedir.

Garibliğimizden, az görünmemizden cesaret alarak biz Müslümanlara karşı haysiyet cellatlığına kalkışanlara şunu hatırlatırız: “Yalnız sanmayın bizi, biz “çoktan çokuz”. Bazen milyonlarcayız, bazen “Kırk dokuz”. Meydan olmamış, o yüzden yokuz(!)” İki dünyalıyız biz. Tek dünyalılara meydan okuyoruz. Biz her gün sevaplarımızla kendi günahlarımızı yakıyoruz.

Genelde İslâm coğrafyasında, özelde ise ülkemizde kendi fikrini, menfaatini geçerli kılmak hatta devlet güvencesi altına almak isteyen her kes/im etkili ve yetkili olanların hassasiyetleri üzerinden hareket ediyor. Yetkili ve etkili olanın onayladığı kim/ne varsa meşruiyet ona inhisar ettiriliyor; yetkili ve etkili olanın reddettikleri de meşruiyet ve itibar yoksunluğuna mahkûm oluyor. Şunu bilelim ki; masumiyet peygamberlere mahsustur. Her beşer gibi biz de yanılabilir, yanıltılabilir, hata yapabiliriz. Bu sebeple hiçbir çıkar gözetmeden, sadece Allah rızası için bize doğruyu söylemeye çalışanlardan rahatsızlık duymamalıyız. Ve yine tam da bu sebeple etrafımızda mevcut birbirinden değerli insanlar yanında, gerektiğinde bize yanlış gelen şeyler söyleyebilecek insanlara da yer vermemiz hatalardan kurtulmamız için yararlı olacaktır. İstişarenin hikmeti de buradadır. Farklı düşünen insanlar yoksa istişare de yoktur. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SÜTÇÜ İMAM

1.5 MİLYON SABATAYCIYI, 2.5 MİLYON FETÖ GİBİ PAKRADUNİYİ VE 500.000 KRİPTO ERMENİYİ ARAYIP BULMAK VE HAKLARINDAN GELMEK (YASAL YOLLARDAN) ASLİ VAZİFEMİZ O ZAMAN NİSA SURESİ 104. AYET-İ KERİME'YE GÖRE! DEFALARCA YAZDIM. MEHMET ŞEVKET MERHUM HOCAM DA YAZDI, ÇİZDİ. EY MÜSLÜMANLAR! İÇİMİZDE BİZDEN BİRİ GİBİ GÖRÜNEN YUKARIDA SAYDIKLARIM ASIL İÇ DÜŞMANLARIMIZDIR. SAYIN MARANKİ DEVLETİMİZİN GEREĞİNİ YAPMASINI ÖNERMİŞTİ. ŞU PİSLİKLERİN HAKKINDAN YA İYİLİKLE YA DA ANLAYACAKLARI DİLDEN GELELİM İNŞAALLAH U TEALA.
  • Yanıtla

Selman

İnsanlar kendi uydurdukları dine inanıp yaşıyorlar. İslam'ın sadece adı var. Böyle bir din kimseye yararlı olmayıp, hüsrana uğratır. Allah katında geçerli olan din nefisler tarafından peygamberden kısa bir sonra sonra tahrif edilmiş olup İslam Yahudilik ve Hristiyanlık seviyesine indirgenmiştir. İslam'daki ibadetlerin dışındaki hükümler devlet ve bireysel bazda küfürle özdeşleşmiş.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23