--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Allah’ın farzı ihmal ve ihlale gelmez

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
8

Farz, Allah’ın kesin emridir. Müslüman ferdin kişiliği, Müslüman toplumun da kimliği onda mündemiçtir. Müslüman ferdin tufanı kişiliğini, Müslüman toplumun da tufanı kimliğini kaybettiği zaman kopulur. Öyle bir asra düştük ki; tufanı çok, Nuh’u yok!

Allah kendi kitabında Peygamberine itaati farz kılmıştır. Sünnetin dinde teşr’i değerini nikâr edip bağlayıcılığını kabul etmeyerek Peygamberlerine itaati tartışan Müslümanların dinde ve imanda nasipleri kalmamıştır. Allah Kitabı’nda ve Peygamberinin sünnetinde yer almayan bir söz için, “bu farzdır” denilmez. Zira Allah, Peygambere imanı, kendisine imanla birlikte zikretmiştir.

Parçalanmaktan, bölünmekten vaz geçip Allah yolunda Allah için tek saf olmalıyız. Biz dağların kendisinden ürktüğü bir yükün hamalıyız. Dünya ve içindekiler bize sunulsa da bahtiyarlığı hep bu hamallıkta aramalıyız. En yüce makam, hep Allah’a kullukta kalmalıyız.

Hilafetin ilgasından bu yana İslâm coğrafyasında hiç eksik olmadı, kan, katliam ve cinayet. Kan ve katliamdan başkasını tarihe miras bırakmadı mimsiz medeniyet. Avrupa’dan “kanun” diye ateşe sarılı acıları getirenlere duyulur mu minnet? İslâm hayata amir olmadan asla ve kat’a bulunmaz adalet ile emniyet!

Müslümanlar tarafından ne zaman ki beğenildi Batı’nın hayat tarzı, kan kapladı arz’ı. Bütün arz’ı da bize verseler yine ihmale ve ihlale gelmez Allah’ın farzı.

Siyonist Yahudiler cansız çocukların gözbebeğinde Arz-ı Mevud-u gözetliyorlar. Füzelerin ucunda Tevrat’tan yapraklar, her akşam Harun’u ağlatıyorlar. Yahudileşerek insanlığın namusuna tecavüz edenler de İbrahim’in ateşini harlayarak Nemrud’u yeniden canlandırıyorlar!

Firavunî düzenlerde yaşayanların umutları asrın Musa’larında. Firavun mumyasından hortlamış dolanıyor Kudüs’ün semalarında. Siyonist Yahudileri cehenneme postalayacak olanlar, nöbet tutacaklar Nil’in, Fırat’ın kıyılarında!

“Mûsâ’dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi. O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı hâlde, savaşmayacak olursanız?” demişti. Onlar, “Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz hâlde Allah yolunda niye savaşmayalım” diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.” (Bakara Sûresi/246)

Firavuni düzenleri ayakta tutmak isteyenler, çocuklarımız asrın “Musa”ları olarak yetişmesinler diye ayaklarına geçirdiler bukağılar. Düşlerimize armağan ettiler demir kanatlı buzağılar.

İmanı bozulmamış, vicdanı delinmemiş her Müslüman atıldığı dipsiz karanlık kuyudan çıkmak ister. Dost bir yüz görse bakar titrer. Bir kez mutlu etse, o bin bekler. O, Saadet Asrına dalar. Saf bir tebessüme bir ömür adar.

Kişi hayatını sürdürüyorsa inatlarla, tereddütsüz her gün yüreğini kanatır hatalarla. Allah’ın farzlarını ihmal ve ihlal ederek israf edilen ömür geri gelmez heyhatlarla!

Kıymet ifade eder Allah yolunda yıpranmış tozlu papuçlar. Allah yolunda Allah için cihad ederken dökülür yüreğimize gökyüzünden yıldızlar.

Farz, ferman-ı Rabbülâlemin. Şunun veya bunun hatırına bu fermanı öteleyerek yaşayıp köhnemek hazin!

Farz, hayatı Allah’ın dinine sabitlemektir. Dinde farzı ihya etmek, âhireti ihya etmektir. Farz uğruna feda olunur, ama farz feda olunmaz. “Gönül gösterme mir’ât-ı te’essüf vech-i dünyaya. Ki dünya bir denidir kim teveccüh eyler ednaya!” Allah’ın farzları bize yeter. O farzlar uğruna hayatı feda etmek bile değer. Dinde farz denildi mi ötesi teferruattır. 

Farzı ihya edenler, kendilerini Allah’a satanlar, onu ihmal ve ihlal edenler ise şeytana tapanlardır. Kafalar Yahudileştikten, hayatlar Hıristiyanlaştıktan sonra düşmanın işgal ve istilâsına gerek kalmaz. Çünkü Yahudileşip Hıristiyanlarımız, düşmandan geri durmaz.

Din farz zemininde yükselir, sünnet zırhı ile de korunur. Bilerek kasden ve teammüden farzı ve sünneti ihmal ve ihlal edenlerin dini olmaz. Farz, şeytandan değil, Allah’tan yana olmaktır. Sünnet, tağutun yolunu değil, Peygamberin izini seçmektir. Farz, haramın kıyısından değil, tedbirin ortasından yürümektir. 

Farz; mazeretlerin arkasına saklanmadan Allah yolundaki engelleri aşmaktır. Bütün insanlığı bağrımıza basacak kadar büyük bir yürek taşımaktır. Dinde kasden ve teammüden ihmal ve ihlal edilen her farz,geçirilmiş bir iman krizidir.

Farz, Müslümanın dindarlık azığıdır. Farzı ihmal ve ihlal etmek, dinsizliğe kaymaktır. Çünkü dinsizlik kapısı, farzı ihmal ve ihlal ile açılır. Farzın ihmal ve ihlalinin esas alındığı yerde söylenen her söz, bize müşrik asrın tarzını hatırlatır. Müslüman için farz Allah’ın ikramıdır gereği yapılır, sorgulanmaz. Onu ihya ederken önüne dağ da çıksa deler de yorulmaz. 

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hanefi NAZLI

2 Nisan 2020 11:13

Allah size sağlık sihat afiyet nasip etsin.Omrunuzu bereketli kılsın.Sizde bu güzel yazılarınızla aydınlatmaya devam edin.InsAllah.

Ramazan TUZLA

2 Nisan 2020 00:59

Sayfalar dolusu olsa da yazınız, Biz okuruz, efendim siz yazınız. Sevinciniz ukbada kemale ersin. Sağdan verilen kitapla olsun yazınız.

Karacoğlan

1 Nisan 2020 14:14

Din garib başladı garib bitecek.Ne mutlu o gariblere...Herkes kendi din tasavvurunu birilerine dayatma peşinde...İslam İbrahimi dindir...Cemaatle yaşanır öz itibari yöneliş itibarı tevhidi din olması hasebi ilede ferd dinidir...Bu dinden tam kemal mertebede nasibdar edilenler öz itibari ile mutlak yalnızlık içindedirler...

Bera

1 Nisan 2020 13:52

Herşeyin iyiye doğru gideceğini düşünüyorum

Bahattin Yelkovan

1 Nisan 2020 13:16

Ağır hasta olanların dini yükümlülükleri olabilir mi? Türkiye'nin yarası kronik hasta, diğer ülkelerdeki durum da aşağı yukarı aynı. Bu, uzun yıllardır bilinen gerçek. Hasta insana önce sıhhat lazım. 

orhan inan

1 Nisan 2020 11:09

ALLAH(CC)'IN DİNİ İSLAM TEKAMÜL ETMİŞ VE İMAN TAMAMLANMIŞTIR.BUNDAN BÖYLE DİNİMİZİ YENİDEN ,BÜTÜN İMANİ VE İTİKADİ İNANIŞLARI,KABÜLLERİ VE HATTA İLAHİ EMİRLERİ DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞMANIN ACI ÖRNEKLERİNİ GÖRÜYORUZ.SİSTEMLİ VE ORGANİZE OLARAK BU YAPILAN YIKIM ÇALIŞMALARI,MUHAKKAK, ONLAR İÇİN HEZİMET İLE SONUÇLANACAKTIR.ANCAK MÜSLÜMANLARI YORGUN DÜŞÜRME ,BÖLÜP PARÇALAMA ÇABALARI İÇ ACITMAKTADIR.İNANMAYAN VE FİRAVUNLAŞMIŞ OLANLAR ,KÖTÜ SONLARINA DOĞRU HIZLA İLERLEMEKTELER..ONLARA CAHİL VE ACINMAYA MUHTAÇLAR.ELLERİNİZE SAĞLIK.HER ZAMAN Kİ GİBİ GÜZEL BİR YAZI OLMUŞ..

Selim Kartal

1 Nisan 2020 09:57

Allah razı olsun. Fevkalade güzel tesbitler. Vecizeler kabilinden uyarılar. Şeyh mürid adabının, Parlamento parlamenter yasalarını Allah farzları yerine geçtiği bir zamanda böyle konuları gündeme taşımak İslâmi hassasiyetimizi huşyar hale getiriyor. Temennimiz toplum olarak, ümmet olarak Allah'a dönüş yapmaktır

YESEVİ

1 Nisan 2020 07:18

Aynen katılıyorum yazar kardeşim. Beni düşündüren ve endişelendiren bir husus var. Bir kaç tarikat ve cemaati gözlemleme fırsatım olmuştu. Allah'ın CC' gerçek dostlarına saygım sonsuzdur. Ancak bazı gruplarda Sevgili Peygamberimiz'in ismi SAV zikredildiğinde salavat duymazdım. Şeyhlerinin adı geçtiğinde ise hemen yalakalık demeyeyim ama kendilerinden geçercesine iltifatta bulunurlardı. Allah CC, din büyüklerinizi ilah edinmeyin buyuruyor. Günahlarını da almak istemiyorum ama gerçek bu. Kendilerine çeki düzen vermeleri lazım. Hz Muhammed'e salavat getirmemek olacak iş mi! Yeni yeni fetöler çıkmasın ortaya. Yoksa Allah yolunda kulları ıslah eden, takvada edebte yükselme yollarını gösterenlere asla karşı değilim. Allah CC, Müslümanları tarikat ve cemaatler içerisin de bulunan hatta fetö gibi şeyhlik yapan kriptolardan muhafaza eylesin.

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle