Allah’ın dünyasında Allah’ın dediği olmalı(2)
Kavuşmuşsak Allah’tan gelmiş olan nuru Kur’ân’a; ihtiyacımız olmaz Demokrasi denilen ilm-i Yunana! İmanı olan hiçbir Müslüman’ın şundan şüphesi olmaz: Kur’ân Rabbimizden bütün insanlığa gelmiş olan Rabbanî nur. Kur’ân ayetlerinde mevcuttur insanlığa gerekli olan her düstur!
Demokrasi, Yunanlı filozofların kaybettikleri dinlerin, yıktıkları inançların yerine icad ettikleri bir puttur. İslâm coğrafyasında bu puta sahip çıkanların işleri kula kulluktur.
İslâm’ın yerine ve önüne geçirilince Demokrasi; incindi harfler, düştü cümleler, kölelere eklendi köleler. Demokrasi bir insanlık rejimi değil, bir kölelik rejimidir. Demokrasi’de herkesin derdi kendine ağır. Gerisinin dili lâl, kulağı sağır!
İslâm’ın yerine geçirilince Demokrasi, hayatı baştan başa bir yangın sardı, amansız.. “Felah gemileri demir atmak ister gönüllere; fakat kalpler limansız..’’
Öyle bir zamana düştük ki; ne nur var, ne huzur var, ne de gülümser bir yüz. İslâm’ın yerine ve önüne geçirilince Demokrasi, gece karanlığından farksız oldu gündüz!
Demokrasi yerli değil, yabancı yerlerden getirilmiş hürriyet türküleriyle kitleleri oyalayan kuduz olmuş bir kuştur. Demokrasi’de hayat bulan kumar, içki ve fuhuştur!
Türkiye’de Demokrasi, hilafetin ilgasından sonra gündeme gelmiştir. Demokrasi, yasakçı kafanın mahsulüdür. Diyeceksiniz ki, Demokrasi’de seçimler vardır ve seçimler yasak değildir. Şuna inanın ki; Demokratik-Laik ülkelerde eğer seçimler bir şeyleri değiştiriyor olsaydı, onu mutlaka yasaklarlardı. Demokrasi’de seçimler, seçim kurulu tarafından seçilmişleri onaylamaktan ibarettir. Seçim kurulunun seçtiklerini seçimler değiştiremez.
Demokrasi; iyi olanların değil, iyi oynayanların dünyasıdır. Demokrasi insanlar için değil, tavuklar için yapılmış kümes. Hayat adına hayatın konulduğu karanlık kodes!
“Âmentü Billahi” demek; Allah’ın karşısında hileden vazgeçmek ve bütün hileleri yok saymaktır. Kâfirlerin Müslümanların aleyhine kurdukları tuzaklar dağları yerinden oynatacak kadar da olsa Allah’ın dediği olur.
“Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).
Sakın Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.” (İbrahim Sûresi/ 46-47)
Zalim bir padişah, bir gün bir kadın görür. Kadına gönlü akar. Sorup soruşturur. Kadın bir demirci ustasının hanımıdır. Adam kendi halinde, işinde gücünde, örsünden- çekicinden geçinen bir gariptir. Zalim, nasıl etsem de şu kadına sahip olsam diye düşünürken, yalaka vezirlerden biri:
‘Sultanım ondan kolay ne var. Bu adam demirci… Haber yollayalım 1000 tane mıh yapsın. Ve mıhları da bir günde yapsın. Yapamazsa kellesini alırız’ der.
Padişah ellerini ovuşturur sevinçle. Ve adamlarıyla haber yollar demirci ustasına.
‘Padişahımız 1000 mıh yapsın, dedi. Yarın sabaha kadar mıhları yapamazsan kellesini alırız’ derler.
Adam bu haber üzerine yıkılır, kederle evine gelir. Akşam sofrada bir lokma bile yemek yemez. Bu hali hanımının gözünden kaçmaz. Bey, söyle hele senin bir derdin var, der. Demirci ustası olanı biteni hanımına anlatır. Ferasetli hanımı, beyine şöyle der.
‘Hele Bey, tevekkel ol. Mıh’ın sahibi var, sen üzülme; Allah bir kolaylık kapısı açar.’
Adam ve hanımı yatarlar.
Sabah kapı gürültüyle vurulmaya başlar. Adam hanımına,
‘Hakkını helal et, buraya kadarmış’ der.
Hanımı, ‘Dur bakalım Bey, hele bekle’ der ve kapıya varıp ‘Kim o’ diye seslenir.
Kapıdan cevap gelir.
‘Padişah öldü! Ustaya söyle, sanduka için 30 mıh almaya geldik’ derler.
Hanımı, sevinçle beyine haberi verir.
‘Bey, ben sana demiştim. Mıh’ın sahibi var; hele kederlenme, tevekkel ol diye…. Kalk, padişah ölmüş; sandukasına 30 mıh ver.’
Hesaplarımızın, plan ve projelerimizin üstünde bir hesap vardır. O hesap ki, Allah’ın dediği olur. Bu dünya Allah’ındır. Bu dünyada Allah’ın hükmü ve hâkimiyeti amir olacaktır.
“Allah’ın dünyasında Allah’ın dediği olur ve olacaktır” bu hüküm kesin. Dünya iktidarını Allah’ın dinine teslim etmek için kesintisiz vazife “Ben Müslüman’ım” diyen herkesin. Bakınız ezan bütün insanlığa okunur, üstüne alınan secdeye gider. Ezan sesini işitip de Allah’ın hükmünden ekber hüküm tanıyan Allah’tan başkasına kulluk eder.
Okunan her yeni ezan; bize “Allah’ın dünyasında Allah’ın dediği olur” uyarısıdır. “Âmentü Billahi” demişsen Allah’ın gönderdiği Kur’ân’ın bahçesinde çiçek çiçek açacaksın. Bu bahçede kırılsa kolun, kanadın; yola yatmadan, yol arkadaşını satmadan ve yol arkadaşına çelme atmadan Hakk’a koşacaksın!







