• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Algılarla mahkûm edilen insanlık/2

08 Şubat 2023
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

 

Dinde çocukların nikâhlarının kıyılabileceğine dair delil yoktur. Çocukların da nikâhlarının kıyılabileceğini ileri süren bazı kimseler şu âyeti delil getiriyorlar: “Kadınlarınızdan artık âdetten kesilmiş olanlarla henüz âdet görmemiş bulunanların iddet bekleme (süre)leri, -eğer şüpheye düşecek olursanız (bilin ki)– üç aydır. Hamile kadınların bekleme-süresi ise, yüklerini bırakmaları (ile biter.) Kim Allah’tan korkup sakınırsa (Allah) ona işinde bir kolaylık gösterir. Bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’tan korkup-sakınırsa, Allah, kötülüklerini örter ve onun ecrini büyütür.” (Talak Sûresi/ 4-5)

Dikkat edilirse, ilerlemiş yaşı veya fizyolojik bir rahatsızlığı dolayısıyla hayız görmeyen kadınların bekleme süresi, boşama, nikâh akdinin bozulması veya ayrılmadan sonra başlamak üzere üç aydır. Ayet, “üç (kar’)” yerine, “üç ay” ifadesini kullanmıştır. Adet görme yaşı, bölgelere ve iklim yapılarına göre değişiklik gösterir. İlk dönem fakihleri adet görme yaşının 11-15, adetten kesilme yaşının 50-70 (veya 45-55) arası olabileceğini söylemişlerdir. Fakat adet görme veya adetten kesilme kadının beyanıyla belirlendiği için, ayrıca araları çok açık yaşlar belirlemek anlamlı değildir. Şunu belirtmek gerekir ki, sözü edilen “henüz adet görmemiş” bulunanlar, “çocuk yaştaki kızlar”ın evlendirilebileceği anlamına gelmez. Ayette sözü edilen “nisa“dır. Kur’ân’ın dördüncü sûresine de isim verilen “nisa” kız çocuğu değil, “kadın” için kullanılır. “Hars” olarak geçen kadın rahmi “tarla” ile ifade edilmiştir ki, doğum yapabilecek kıvamda olmasına işaret eder, çocuk rahminin bu yapıda olmadığı açıktır. Yine mesela çocuklar yükümlülük dışındadır, kişinin müşrik sayılması ancak ergenlik çağına erişmesiyle mümkün olur, çocuk yaştakiler müşrik kabul edilmez, “müşrik çocuğu” diye isimlendirilir. Burada sözü geçen üç adet (temizlenme) süresi kadınlık halidir. Yine “muhsana” evli, iffetli ve hür kadın için kullanılır. “Henüz adet görmemiş” şu veya bu hastalık, bedensel bir illet dolayısıyla bir türlü adet görmeyen ancak bölgenin iklim şartlarına göre büluğ çağına erdiği kabul edilen ve bu çerçevede evlenmiş olan kadını anlamak gerekir, yoksa altı yaşındaki kız çocuğunu değil.  Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili adlı tefsirinde küçük kızdan kasıt olarak yaş sınırını 17 yaş olarak vermekte ve: “Gerek on yedi yaşından küçük olup, henüz buluğa ermemiş olduklarından dolayı hayız görmemiş olanları ve gerek buluğ yaşının en üst sınırı olan on yedi yaşını geçmiş, binaenaleyh yaş itibariyle buluğa ermiş oldukları halde adet görmeyenleri kapsamaktadır” tespitini yapmaktadır. 

Müçtehid âlimler, kızlar için “nikâh-evlenme” çağının, “buluğa-erginliğe” erişmeden öte; Rüşd’e, yani akli ve bedeni yetişkinliğe de ulaşmış olmalarını şart koşmaktadırlar. Bu nedenle çocuk evlilikleri İslam’a da insanlık fıtratına da aykırıdır. Rabbimiz buyuruyor:

“Yetimleri, nikâha erişecekleri buluğ çağına kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. (Nisa Sûresi/6)

İslâm âlimlerinin bazılarına göre, erginlik çağının tespiti, kadınlar için adet görmek, erkekler için de ihtilamdır. Kadın için adetin en erken başlangıcı dokuz yaş (erkekler için on iki yaş) civarıdır. Bu duruma girmiş kadın ve erkekler, ergin ve mükellef sayılmıştır. Bu haller görülmediği takdirde, erginlik çağı on beş yaş olarak saptanmıştır. (bk. İbn-i Abidin, Reddu’l-muhtar, 1/306-307; Cezerî, el-Fıkhu ala’l-mezahibi’l-arbaa) Oysa yaş itibariyle erginlik çağını kadınlar için on yedi, erkekler için on sekiz - on dokuz yaşları kabul eden âlimler de vardır. (bk. İmam-ı Serahsi, Mebsut, 7/260) Kaldı ki, adet başlaması farklı, evlenme çağı ve şartları ise ayrıdır.

Kız çocuklarını kör kuyulara atılarak yok eden ilkel cahiliyenin elinden kurtaran İslâm, bugün altı yaşında evlendirildiği iddia edilen kız çocuğunun sebebi oluyormuş… Haydi oradan. Buna kargalar bile güler. İlkel cahiliyyeyi adım adım izleyen ilkeli cahiliyenin yeminli kadroları Müslümanlara tuzaklar kuruyorlar. Tehlike çok büyük buna dikkat edelim. Tehlikelerin gölgesinde tilkileri kümelere bekçi yaparlar. Allah’ı bırakıp hırs ve heves putlarına taparlar. Ahlaki değerlerin izafileştirildiği, insanlara iyilikleri emretmenin ve onları kötülüklerden alıkoymanın ‘hayat tarzına müdahele’ kabul edildiği bir zaman diliminde, akla-hayale gelmeyecek itikadi ve ameli hastalıkların yayılması mümkündür. Adaletin mülkün temeli olduğuna inanan, insanlara iyilikleri emreden ve onları kötülüklerden alıkoymaya çalışan Müslümanların, yeryüzünde yaygın olan fitne ve fesadın ortadan kaldırılması için bütün imkânlarını seferber etmeleri farzdır. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Açıklamayı böyle yaparsanız, konuya muhatab aileyi ve bağlı olduğu cemaati töhmet altında bırakırsınız hocam.konuya taraf olan kişinin evliliği ile ilgili beyanlarını "aklı melekeleri" yerinde değil deyin geçin. Tersi İslami duyarlılığı olan kesimi yorarsınız hocam.

Ali Gülüser İmam Ali

Allah razı olsun kardeşim..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23