• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Ağzın zekâtı hayır konuşmaktır

25 Mayıs 2022
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

Mü’min insanın ağzının hayrı konuşması; bir seçenek değil, dini bir zarurettir. Hayrı konuşmaktan murad; dine, imana uygun olan doğru sözü konuşmaktır. Doğru sözü mahallinde, makamında konuşmazsanız, hayır konuşmuş sayılmazsınız. Dinde her makamın bir sözü vardır. Sözü mahallinde kullanmazsanız başa belâ olur. Çünkü doğru sözü yanlışa yoran çok olur. Boşa kusur arama, hayır doğru sözdedir. Mutluluk ve mutsuzluk yüreğin özündedir.

Hayırlı kelamı mahallinde söylemek gerekir ki, pusuda bekleyen yanlış utansın. Yanlışlar değil, doğrular hep gündemde kalsın.

İmam-ı Azam, İbn Ebi Leyla ile birlikte yürürken şarkı söyleyen kadınların yanından geçerler. Kadınlar susunca Ebu Hanife (r.a.) onlara: “İyi yaptınız” der. Bunun üzerine İbn Ebi Leyla İmam-ı Azam’a:

– Bundan böyle şahadetini düşürdüm. Şahitliğin kabul edilmeyecektir.

– Niçin?

– Şarkı söyleyen kadınlara ‘iyi yaptınız’ dedin.

– Ne zaman dedim?

– Kadınlar şarkı söylemeyi kesince.

– İyi ya, bu ifade ile güzel şarkı söylediklerini değil, susunca güzel yaptıklarını kastettim. (Taşköprüzade, Miftahu’s-Saade, Beyrut, 2002, II, 184.)

Sözün yarım anlaşılması, tam yanlış anlaşılmasından farksızdır. Doğru anlamak ve anlatmak yetmez, doğru anlaşılmak da gerekir. Söylenen söz doğru anlaşılmadıkça hedefine ulaşılmış sayılmaz. Hiç anlaşılmamak yanlış anlaşılmaktan iyidir. Yanlış anlaşılınca durumu düzeltmek, hiç anlaşılmadığınızda tekrar anlatmaktan daha zor. Şunu bilelim ki; anlatan ile dinleyen arasında samimiyet varsa, yanlış anlaşılanı düzeltme imkânı daimidir.

“Anlamak masraflı iştir; emek ister, gayret ister, samimiyet ister. Yanlış anlamak kolaydır oysa biraz kötü niyet, biraz da cehalet kâfidir.” Tebessüm ile söylenen doğru söz güneştir ışıklarıyla nefretin buzu erir. Sen gönüllere hayırlı sözü ekmeye bak, taşta bile yeşerir!

“Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah’a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhârî, Edeb 31, 85, Rikak 23)

Bir gün Rasûlullah Efendimiz devesinin üzerinde, arkadaşları da O’nun önünde yürüyorlardı. Muâz bin Cebel:

“–Ey Allâh’ın Rasûlü! Sen’i rahatsız etmeyeceksem, yanına yaklaşmama izin verir misin?” diye sordu. Efendimiz:

“–Yaklaş, yaklaş!” dedi. Yan yana ilerlemeye başladılar. Hazret-i Muâz:

“–Canım Sana fedâ olsun, yâ Rasûlâllah! Cenâb-ı Mevlâ’dan niyâzım, bizim emânetimizi Sen’den önce almasıdır. Allah göstermesin, eğer Sen bizden önce vefât edersen, Sen’den sonra hangi ibadetleri yapalım?” diye sordu.

Rasûlullah Efendimiz bu soruya cevap vermedi. Bunun üzerine Muâz:

“–Allah yolunda cihâd mı edelim?” diye sordu. Efendimiz şöyle buyurdu:

“–Allah yolunda cihâd çok güzel şeydir; ama insanlar için bundan daha hayırlı ameller vardır.”

“–Yani oruç tutmak, zekât vermek mi?”

“–Oruç tutmak, zekât vermek de güzeldir.”

Muâz, bu minvâl üzere insanoğlunun yaptığı bütün iyilikleri sayıp döktü. Rasûl-i Ekrem her defasında:

“–İnsanlar için bundan daha hayırlısı vardır” diyordu. Hazret-i Muâz:

“–Anam, babam Sana kurban olsun yâ Rasûlâllah! İnsanlar için bunlardan daha hayırlı ne olabilir?” diye sordu. Yani hepsini döktüm, saydım dedi.

Efendimiz ağzını gösterdi:

“–Hayır konuşmayacaksan sus” buyurdu. Muâz:

“–Yâ Rasûlâllah! Konuştuklarımızdan dolayı hesâba mı çekileceğiz?” diye sordu.

Bunun üzerine Rasûlullah Efendimiz, Muâz’ın dizine hafifçe dokundu, şunları söyledi:

“–Allah hayrını versin Muâz! İnsanları yüzüstü Cehennem’e sürükleyen, dillerinin söylediğinden başka nedir ki? Kim Allâh’a ve âhiret gününe inanıyorsa, ya faydalı söz söylesin veya sussun, zararlı söz söylemesin!..” (Hâkim, el- Müstedrek, IV, 319/7774)

Doğru kelamı kuşanmamışsa vicdan sinede yüktür. Kötü söz hançeri yemenin acısı pek büyüktür. Konuşurken doğru veya yanlış ayrımı yapmayan doktoralı, diplomalı da olsa bir kütüktür. Onun insanlığa armağan edeceği sadece kötülüktür.

Batılın sesini yükseltmek için konuşanların yanında Hakkı, hakikati bilenler lal. Halifesiz kalmış asrın Müslümanları tarafından bir tarih yazılıyor ismi Kîlü Kâl!

Hayrı ve hayırlı konuşmak için çenenizi yormuyorsanız, hayırsızları susturamazsınız. Boş konuşmanın bir sanat gibi kabul gördüğü bir ülkede susmak zordur. Söylenen her hayırsız söz, hakikat evine düşen bir kordur. Ağzımızı bağlasalar da haktan dem vurup dursun sesimiz. Allah Allah diyerek tükensin son nefesimiz. Sermayemiz hayırlı kelam olsun, varsın olmasın kimsemiz! 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Eyvallah

Rabbim ilminizi ve ömrünüzü artırsın, ayaklarınızı istikametten ayırmasın. Âmin.!

Anladım Ccanımm

ALLAH(CC) razı olsun hocam.. Sizler gibi, konuşunca, doğruyu söyleyenlere her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır, maalesef.. Çünkü gerçekten de bilgi, ilim çoktur ve de ulaşılması gayet kolaydır ama tüm ilimler ve bilgiler iyisi ile kötüsü ile bir arada biri birine karışmış vaziyettedir. 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23