Katil belli, ya suç ortakları?

30 Ağustos 2019 Cuma

Kadın cinayetleri ve aile içi şiddet vakalarında ciddi bir artış var..

Halbuki bu vakaları önlemek için müthiş yasalarımız var..

Batıda bile olmayan düzenlemelerimiz var..

İsviçre ötesinde yönetmeliklerimiz var..

ABD ve Kanada’nın dahi “ben bunu imzalamam” dediği sözleşmelerimiz var..

Panik butonu..

Evden uzaklaştırma..

Polis koruması..

Sığınma evleri..

6284 ve dahası..

Yukarıda saydığımız bütün bu aygıt, alet, edevata rağmen, neden kadın cinayetleri artıyor?

Neden aile içi şiddet tırmanıyor?

Neden kadınlar öldürülüyor.?

Bir sakatlık yok mu bu işte?

Bir yerlerde hata yapmıyor muyuz?

Akit Medya Grubu son 3 yılda sayısız manşet, sürmanşet attı bu mesele ile ilgili..

Nerede sorun?

Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde bir ipucu var..

 “Türkiye’de Kadın Hakları Alanında Kaydedilen Gelişmeler” başlıklı uzunca bir makale..

Sivil toplum örgütlerinin beklentileri doğrultusunda kadının toplumsal ve sosyal statüsünü daha da güçlendiren düzenlemelere yer veren yeni Türk Ceza Kanunu TBMM Genel Kurulu tarafından 26 Eylül 2004 tarihinde TBMM’de kabul edilerek, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir” deniliyor..

Bu bölümü hafıza da tutalım!.

Bianet’te yayınlanan 2005 tarihli bir habere geçelim..

Dışişleri Bakanlığının makalesinde bahsedilen yasanın yürürlüğe girdiği hafta yayınlanmış..

Başlığı “Kadınlar TCK’da Kazandı Şimdi İzleyecekler”

Yasa kadın cinayetlerini, şiddeti önleyecekmiş..

Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde ne deniliyordu?

“Sivil toplum örgütlerinin beklentileri doğrultusunda…”

Haberde, o sivil toplum örgütlerinin isimleri de veriliyor..

Çatı örgüt ‘TCK Kadın Platformu’

Bileşenleri:

Ankaralı Feministler..

Lambdaistanbul Eşcinsel Sivil Toplum Girişimi..

Mor Çatı kadın Sığınağı Vakfı..

Kaos GL..

Türk Kadınlar Birliği..

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi..

Ve sıkı durun..

Recme Karşı Uluslararası Komite Türkiye Temsilciliği..

Biri de demiyor ki, “Yahu Türkiye’de recmedilen biri mi var?”

TCK’da böyle bir cezalandırma yöntemi mi var?

Hangi gerekçeyle Türkiye’de böyle bir STK faaliyet gösterebilir?

Sadece bir örnek bu!..

Bunun gibi yüzlerce örnek verebilirim..

Kadın, aile ve çocukla ilgili yasalarımız bu kafaların görüşleri doğrultusunda evrim geçirdi..

Erkek düşmanı, sapkın, bir cinsiyetin üstünlüğünü ya da cinsiyetsizliği savunan hastalıklı anlayışın dayatmasına boyun eğildi.

Binlerce yılın birikimiyle şekillenen, İslam ile harmanlanan aile yapımız, örfümüz, geleneklerimiz dikkate alınmadı.

Aile yapımızı, kadın ve erkeğin beşeri hayattaki rolünü güvence altına alan kanunlar, bu kafaların çalıştayları, taslakları, hazırlıkları dikkate alınarak yenilenemez..

“Yok biz yenileriz” derseniz geleceğimiz nokta bu olur.

Bırakın şiddeti önlemeyi, aksine yaygınlaştırmış olursunuz..

Medya grubumuzun istikametindeki haklılığı rakamlar da teyit ediyor..

2005’ten bu yana kadın cinayetlerinde sürekli bir artış var..

Bahsi geçen dernek ve vakıfların algı operasyonlarıyla çıkartılan yasaların tamamı şiddeti ve cinayeti arttırmış..

Örneğin 6284 sayılı kanun ve İstanbul Sözleşmesi..

Yürürlüğe girdikleri tarihten bugüne rakamlar katlanarak devam etmiş..

Emniyet raporlarına dayandırılan istatistiklere göre 6284’ün yürürlükte olmadığı 2011 yılında cinayete kurban giden kadın sayısı 121’di.

6284’ün aile yıkıcı hükümlerinin uygulandığı ilk yıl olan 2012’de vaka sayısı yaklaşık iki katına çıktı ve tam 210 kadın cinayete maruz kaldı. 

Bu rakam 2013’te 237’ye yükseldi. 

Yasanın 3. yılı olan 2014’te 294 kadın katledildi. 

2015 yılında ise 303 kadın hayata gözlerini yumdu. 

2016’da, 2011’e oranla cinayet vakası neredeyse 3 katına çıktı 328 kadın cinayeti işlendi.

2017’de 409 kadın cinayete kurban gitti.

2018 yılında ise 440 kadın öldürüldü.

2019 henüz belli değil.

Bu yasaların kadın cinayetlerini önlemek yerine arttırdığını anlamak için daha kaç Emine Bulut’un ölmesi gerekiyor?

Sözcü, Cumhuriyet, FOX tarafından eleştirilmeyen ve hatta desteklenen bir kanun, sapkın platformların “zafer” olarak nitelendirdiği düzenlemelerden bir fayda beklenebilir mi? 

Bu gerçeklere kulak tıkayanlar, başlarını kuma gömmeye devam edebilir.

Bu hakları mevcut..

Ama yarın, çok geç olduğunda “eyvahhhh!” deme hakları yok..

Bu da böyle biline..

Selametle.. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • NikelajNikelaj1 ay önce
    Hami kurt rumuzlu yorumcu da tavuklara özgürlük kümeslere düsmanlık besleyen tilkilerden biri anlaşılan... bu algı çalısmalarıni her platformda uyguluyorlar, bu işlerin bizzat içinde olan pkk lı kadın derneklerini dile getiren telin eden bir tane tip göremezsiniz bunlarda... ama konu ile alakası yokken ihl ye sataşırlar dine sataşırlar üstelik müslüman mahallesinde salyangoz satma yüzsüzlüğüne ragmen yaparlar bunu he birde bu ucube yasaları bizlere bela eden iktidara en cok söverler(bu da iktidara ders olsun) ama pkk ya tek laf etmezler ideolojik zombilerin içlerinde vicdan ve sagduyu kavramı asla barınmazken gelir size vicdan ve insanlık dersi vermeye kalkarlar insan yüzsüz olmaya görsün...
  • Hami KurtHami Kurt1 ay önce
    Kadın cinayetlerinin nedeni bu eğitim sistemidir. Bu sistem içindeki imam hatiplerdir. İnsanımıza aşılanan bu namus ve ahlak anlayışıdır. Bu sorunda çözüm eğitimdir ama siz eğitimin içine ettiniz. Yani yandaşı olduğunuz AKP zihniyeti. Yasaları suçlamaya falan kalkmayın.
  • ÖmerÖmer1 ay önce
    Çok güzel açıklayıcı bir yazı Murat beyi tebrik ediyorum. Fakat Benim anlamadığım böyle ucube neidüğü belirsiz güya sivil toplum bilmemne Nasıl etkili oluyorlar Kadın hakları deyip aileye dinamit koyuyorlar hükümetin desteği yanlış reis bu işe geç kalmadan el koymalı Kadın çalışmaya teşvik ediliyor bu da yanlış. İşsizliği körüklüyor 68 bilmem ne sözleşmesi derhal iptal edilmeli sapık örgütler kapatılmalı bunların hepsi Türkiye aleyhine çalışıyor
  • HacıHacı1 ay önce
    Suç ortaklarını bir AKP li olarak ben söyleyeyim kripto olarak AKP içine yerleştirilip Aile bakanlığı yapanlardır REİS in yanlışlarından biride bunlar son olarak birisi de mükafat olarak G. Antep e belediye başkanı yapıldı.
  • AYHANAYHAN1 ay önce
    Mikiforov sözlerine aynen katılıyorum bende senin gibi düşünüyorum. Bu ucube yasalar ve İstanbul sözleşmesi tamamen kaldırılmadığı sürece ARTIK OY YOK BUNLARA . Batı beslemesi feminist çetelere ve silahsız teröristlere teslim olun diye oy vermedik sizlere
  • Ayşe Ayşe 1 ay önce
    Başkan duymuyor görmüyor ...
  • Kadir YıldızKadir Yıldız1 ay önce
    İstanbul Sözleşmesinin bizi getirdiği nokta bu. Ve bu konuda Akitten başka ses çıkaran da olmadı. Akit, Murat bey, Yusuf Kaplan bey ve daha bir kaç kişi dışında kimse yok. Malesef onlarda hükümetimizin İzmir ağızlı kesiminin gazabına uğruyor. Reise ve hak davamıza üzülüyorum.
  • MikiforovMikiforov1 ay önce
    Ben ve cevrem bu yanlislar yuzunden akp son secimlerden itibaren oy vermiyor "oy vermeye gitmiyoruz" bu yanlislar kalkmadan da oy vermeyi dusunmuyoruz pkk li kadin ve feminist derneklerinin ulke icinde nemalandıgı kanunlarımiz var ya bu ne demek ustelik bu pkk li feminist kadin dernekleri ab den fon aliyor bir ulke teror ile mucadele edecek ama kendi sehirlerinde bunlarin kollarina musade edip altini oymasina goz yumacak boyle bi sacmaligi dunyada ki en is bilmez en aptal en geri zekali siyaset adamlarina anlatsak veya afrikalı kabile reislerine dahi anlatsak bizdekilerine k..lari ile gulerler e bizde vatandas olarak dogal olarak sinirleniyoruz bunlar bizle t.... mı geciyorlar diye... ya tcknin ilgili maddeleri, tmk nin ilgili maddeleri cedaw istanbul sozlesmesi 6284 suresiz nafaka, kadinin beyani esastir genc evlilerin hapislerde surunmesi zulmu, kadem, cocuk haczi , aile bakanliginin sacma poltikalari , pkk li feminist kadin orgut ve ab den fonlanan tum vakiflarin kapatilması , gibi sacmaliklari bir an once kaldirirsiniz yada oy almayı unutun ... ustune oy verenlerin de alternatifleri degerlendirmesi icin ben bizzat gonullu olarak calisacagim sonra trilyonluk reklamlarla bile imajinizi kurtamazsiniz barajı nasıl gecerizi düşünürsünüz ilk secimde ... BU KADAR NET KONUSUYORUM ARTIK YETER YA BU NE BİÇİM SAÇMALIKTIR...

Günün Özeti