• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Murat Alan
Murat Alan
TÜM YAZILARI
31 Mayıs 2019

Başörtüsü velev ki bizim siyasi simgemiz! Peki, süper mini sizin neyiniz?

14 Kasım 2014 tarihli bir iddianame var önümde..

Cumhuriyet Savcısının kaleminden aynen aktarıyorum..

“Tarih: 27 Nisan 2012

Yer: İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi

Stajyer avukat Şule Gökkılıç..

“Avukatlık Mesleğinin Nitelikleri” konulu ders sırasında, eğitimi veren avukat Ekrem Üner’in, başörtüsü taktığı gerekçesiyle stajyer avukat Şule Gökkılıç’ın dersten çıkmasını istediği...

Ekrem Üner’in, Gökkılıç’a dönerek, “Çıkar mısın dersten? Ya başını aç, ya da peruk takıp öyle gir” dediği.. 

Gökkılıç’ın bu talebi reddettiği..

Üner’in, “Ne var yani, çıkıp başını açıp girsen çok mu zor? Daha önce herkes başını açıp giriyordu, bunlar sonradan türediler. Siyasi simgenin burada bulunması doğru değil” ifadelerini kullandığı kaydedildi.”

Meseleyi anlamak için ağır ceza reisi olmaya gerek yok..

Genç bir avukat adayı staj merkezinde başörtüsü düşmanlığına maruz kalıyor..

Peki, 2 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilen iddianame sanıkları kim?

Eski İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve şu an görevdeki İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu ile baro yönetimindeki 21 avukat..

Nasıl yani ya?

Mehmet Durakoğlu da mı sanıkmış?

Önceki gün, duruşmada süper mini giyen avukat hakkında tutanak tutan hakimi protesto etmek için Kartal Anadolu Adliyesi 2. İş Mahkemesini basan ekibin başındaki kişi değil mi?

Hani şu İstanbul Barosuna “Başörtülüler giremez” yazılı afişi astıran avukat değil mi o?

Evet o!

Vay be..

Meslektaşının süper minisine özgürlük isteyen İstanbul Barosu Başkanı, başkan yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde meslektaşlarının başörtüsünü mü yasaklatmış?

Onları rencide etmek için baroya “Başörtülüler giremez” yazısı mı astırmış?!

Ben söylemiyorum, yargılandığı davanın iddianamesi aynen öyle söylüyor..

Şöyle bir bakayım Mehmet Bey’in siciline dedim..

Ooo..

Neler neler çıktı..

Avukatlık sicilinde değil canım..

Google sicili..

Avukatlık siciline bakmaya lüzum yok..

Zira taaa Seyfi Dede’ye kadar gider..

Beyefendi yasakçılığını nasıl savunmuş acaba derken, Hürriyet’te yayınlanan 2011 tarihli bir röportajına denk geldim..

Süper mini özgürlükçüsü İstanbul Baro Başkanı, meslektaşlarına uyguladığı örtü yasağını “Bizim türbana ilişkin bakış açımızı belirleyen tek unsur, cübbeyle türbanın bir arada olmayacağıdır. Türban bir simgedir” ifadesiyle savunmuş. 

O dönemki Baro Başkanı Ümit Kocasakal nasıl savunmuş?

O da, “Biz başörtüsü düşmanı değiliz, kanun ve yönetmelik ne ön görüyorsa onu uyguluyoruz. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun maddeleri ve Barolar Birliği’nin genelgeleri doğrultusunda işlem yapılmıştır” diyerek kılık kıyafet yönetmeliğini adres göstermiş..

Yargılandıkları davada aynı savunmayı yapmışlar..

Hııımm..

Yani avukatlık tüzüğünü dikkate alıp, meslektaşlarının başını açtırmak istemişler..

Peki önceki günkü hadisenin hakimi neyi baz alarak duruşmadaki mini etekli avukatı ikaz etmiş?

Tutanak, ismi geçen avukatın “Avukat ve Stajyerlerin Kıyafet Tüzüğü”ne aykırı giyindiğine dikkat çekiyor..

Duruşma salonunun nizamı ve mesleğin onurunu zedelediğini söylüyor..

İşte buyurun..

Hakim beyin dikkat çektiği tüzük şöyle diyor:

 “Kadın Avukat ve Stajyerlerin Kıyafetleri;

Kadın Avukat ve stajyerler; siyah, koyu lacivert veya koyu gri renkte ceket, siyah, koyu lacivert veya koyu gri renkte etek, pantolon veya elbise, ceketin altına beyaz, siyah, koyu lacivert veya koyu gri renkte gömlek, bluz, veya tişört giyecektir. Ceket kol boyu tam boy veya en az dirsek üstü hizasında olacaktır. Etek, elbise ve ceket boyu mesleğin vakar ve onuruna uygun olacaktır.” 

Söz konusu başörtüsü olunca tüzüğü hatırlayıp meslektaşının başını açtırmak isteyen baronlar, mini etek olunca bir anda kulaklarının üstüne yatıyorlar..

Hakime, kaleme, müdüre, ayırmak isteyen güvenlik görevlisine saldırıyorlar..

Dün arkasına saklanıp, yasaklarda araç olarak kullandıkları tüzük ve yönetmelikleri bir anda gözden çıkartıyorlar..

Tamam asla emsal olamaz bizim gözümüzde..

Ama biz tarihe not düşmek adına yine de soralım..

Cübbeye başörtüsü yakışmıyor da, süper mini mi yakışıyor?

Velev ki başörtüsü bir şeyin simgesi..

Süper mini neyin simgesi?

Dünden bu yana “Diktatör Erdoğan’ın yasakçı mahkemeleri” yaygarası yapıyorlar..

Erdoğan diktatör olacak ve siz adliye basıp hakimin üzerine çullanacaksın öyle mi?

Yer mi?

Yemez..

Aslında tutarlı bir tarafı da var bu yaptıkları şeyin.. Dün bir meslektaşının başını açmak istiyorlardı..

Bugün de bir başka meslektaşının bacaklarını açması için diretiyorlar..

Bir şeylerin illa açılmasını istiyorlar..

Nasıl bir zihniyetse..

Ama onlarda kabahat yok..

Kabahat, bu yaygaranın rüzgarına kapılıp jet hızıyla hakkında soruşturma başlatanlarda..

Kabahat, bu yasakçılara prim verip, hakimi görevden alanlarda..

Avukat Şule Gökkılıç’a başörtüsü yasağı koyan o 21 kişiye ne oldu?

Berat ettiler!

SP eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak’ın eşini duruşmaya almayan hakimlerin yargılamasından ne çıktı?

5 yıl sonra anca karar çıktı.

O da maaştan kesme..

Söylenecek çok söz var ama..

Vakit de sütun da yetmiyor..

Selametle..

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23