• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

Yunanistan bu ziyareti iyi değerlendirmeli…

07 Aralık 2023
A


Muhammet Kutlu İletişim:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik ziyaret kapsamında bugün Yunanistan'a resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis bir araya gelerek iki ülke arasındaki ihtilaflı konular masaya yatıracak.

Yunanistan'ın Ege'de tansiyonu yükselten eylemleri, Atina yönetiminin Batı Trakya'daki Türklere yönelik haksız uygulamaları, düzensiz göçün “insanca” yöntemlerle önlenebilmesi için alınabilecek tedbirler de masada…

Bu vesileyle, 400 yıl Osmanlı yönetiminde esenlik içinde yaşamış olan batı komşumuza dair birkaç kelam edelim…

Bilindiği gibi İstanbul 1453 yılında cennetmekan Fatih Sultan Mehmed tarafından fethedildikten sonra Türklerin Yunan topraklarında ilerlemeleri devam etmiş, 1458 yılında Atina, 1460 yılında Mora Yarımadası fethedilmiş, 1500 yılına gelindiğinde Osmanlı Devleti Ege Denizi'ndeki adaların pek çoğunu ele geçirmiştir. Bunu müteakiben 1571 yılında Kıbrıs, 1670 yılında da Girit alınmış ve Yunanların yaşadığı hemen her yer Osmanlı sınırları içine katılmıştır.

Osmanlı Devleti, Yunanistan'ı topraklarına kattığında Millet sistemini uygulamış, Yunanlıları dinlerini, dillerini, görünüşlerini değiştirmeye zorlamamıştır. Eğer zorlamak bir yana, Osmanlı yönetimi Yunanlıları Müslüman olmaya teşvik etse, sırf vergi külfetinden kurtulmak, daha iyi ikbal sahibi olabilmek için Yunanlıların büyük bölümü Müslüman olur, Rumeli tıpkı Anadolu gibi İslam beldesi olur, bugün Yunanistan’daki camilerin minarelerden ezan sesleri yükselirdi. Sırf bu tarihi gerçek bile Yunanlıların Türklere minnet duymasını gerektirir diye düşünüyorum.

Avrupa ve dünyada ticareti ve parayı ele geçiren Siyonistlerin büyük devletler vasıtasıyla 1800’lü yılların başından itibaren kışkırttığı Yunan ayaklanmaları yıllarca sürmüştür. 1827'ye gelindiğinde Rusya, İngiltere ve Fransa açıktan bir araya gelerek Yunanistan'ın otonom bir prenslik olmasını ve Yunan topraklarında yaşayan tüm Türklerin sürülmesini istediler. Osmanlı bu isteği reddetti ve bu ülkeler filolarını Osmanlı'nın üzerine göndererek Osmanlı Filosunu yaktılar.

Ardından Rusya ile 1828 yılında yapılan savaşta Osmanlı Devleti yenildi. İki devlet arasında Edirne Antlaşması imzalandı. Anlaşmanın hükümleri gereğince Yunanistan'a bağımsızlık verildi ve Yunan Krallığı'nın kurulması yolunda ilk adım atılmış oldu.

Yani Yunanistan, kendi bağımsızlık savaşını vererek Osmanlı’dan ayrılmamış, bunu siyonist bankerlerin parayı bastığı büyük emperyalist devletler yapmış, Yunanistan’a bağımsızlığı hediye etmişlerdir.

Yunanistan işte o zamandan bu yana, her fırsatta genişlemiş, Ege’deki adaların en ücrasına kadar her yeri hep büyük devletlerin ve paranın sahibi olan Siyonistlerin desteğiyle ele geçirmiştir.

Yunanistan, son yıllarda bu kez ABD’nin kayığına binmiş, ABD’ye sırtını yaslayarak Türkiye’ye karşı sürekli gerginlik politikası yürütmüştür.

Bugün, Dedeağaç’tan Girit’e ve Ege’nin her yerindeki adalara kadar ABD’nin irili ufaklı deniz üsleri, hava üsleri, askeri üsleri bulunmaktadır. ABD buraya yaptığı yığınak ve üslenmenin Rusya’ya karşı olduğunu söylese de, hemen burnumuzun dibindeki adalarda yer alan üslerdeki silahların namluları nedense Türkiye’ye çevrilidir.

Yunanistan Türkiye’ye her vesileyle düşmanlık etse de Türkiye büyük devlet olmanın vakarıyla hareket ediyor. Her zaman iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesinden yana davranıyor.

Sırf Türkiye’ye karşı güçlü hissedebilmek için en güzel adalarını, en önemli limanlarını, en turistik bölgelerini ABD’ye peşkeş çeken Yunan yönetimi, öncelikle kendi halkına ve gelecek kuşaklarına büyük kötülük ediyor.

Zaten bitmiş ve yüz milyarlarca dolar dış borç içinde kıvranan Yunanistan, sanki Türkiye her an kendilerine topyekûn saldırı başlatacakmış gibi dış borçla sürekli silahlanıyor.

Ancak nüfusu 10 milyon 400 küsur bin kadar olan Yunanistan ne kadar silahlanırsa silahlansın bu Türkiye’ye karşı yeterli olmaz. Üstelik Türkiye’nin saldırgan emelleri yokken yapılan bu silahlanma Yunanistan’ın gelecek kuşaklarından çalmaktan başka işe yaramaz.

Yani demem o ki, büyük Türkiye’nin Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan büyüklük gösterip ayağınıza kadar gelmişken, bu fırsatı iyi değerlendirmeye bakın.

Bu ziyaret Ege’de kalıcı barışın başlangıcı olsun. Sizin uykularınız, bizim de tadımız kaçmasın.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali Tan

Osmanlı hoşgörü ve çok kültürlü imis miş Bizansi aldı, bizans tahtinin varisi sadrazam oldu. Mesih paşa. Rum mehmet pasa serasker oldu Anadolu Türküne kan kusturdu. Osmanli 2.dil olarak Türkce bile ögretemedi Ne anladim ben bu işten Ayrica Chp gidince vayy yunanla kucaklaştı Ama sizinki gidince büyüklük gösterdi Bu ilkesizlikle bir yere varamazsın

müslüm

Yunanistanla kalıcı barış olamaz.Kalıcı barış istemek Yunanistana hizmet etmektir.Bizim 18 adamızı işgal eden,Lozan anlaşması ile silahsızlandırılan adaları silahlandırıp namluları topraklarımıza çeviren,kıta sahanlığını 6 mile indirmek isteyen ve Akdenizde uluslararası petrol şirketleri ile anlaşmazlık sahalarında doğalgaz arayan Yunanistanla kalıcı barış olamaz.Aklınızı başınıza alın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23