• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

Hareket Özel ve avanesindeymiş…

27 Temmuz 2026
A


Muhammet Kutlu İletişim:

Hareket Özel ve avanesindeymiş…
MUHAMMET KUTLU 

Özellikle Özgür Özel’in “mutlak butlan” sayılan üç yıllık döneminde sık sık CHP’yi yazıyordum. Hatta okurlardan da “CHP’den başka işiniz yok mu?” yollu eleştiriler bile alıyordum.

Yapacak bir şey yoktu. Çünkü hırs, ihtiras, belediye ihaleleri, ihalelere fesat karıştırma, malı götürme, yasak aşklar, havada uçuşan sandalyeler, parti içi entrikalar hep CHP’deydi. 

Özgür Özel ve ekibinin şimdi hakkını yememek lazım. Bizim gibi yazar çizer tayfasına çok malzeme çıkardı onlar CHP’deyken.

Sonra bildiğiniz gibi olağanüstü kurultay taleplerine karşılık alamayınca, mahkeme de başvurularını adli tatilden sonraya atınca sabredemeyip yeni parti kurmaya soyundular.

Genç ve de dinamik bir ekip oldukları, maddi açıdan da zamanında dünyalıkları yığdıkları için kaplarına sığamadılar, Yeni Parti’yi kurdular.

“Atatürk’ün kurduğu parti”, “Kurucu parti”, “Baba ocağı” dedikleri CHP’nin 91 milletvekilini koparıp ana muhalefet partisi konumunu da elinden aldılar.


CHP’ye ise 44 milletvekili ancak kaldı. Baba ocağını yakıp yıkıp gittiler.

CHP Meclis Grubu’nun hesabında biriken 7 milyon küsur parayı da kendi aralarında bölüşüp götürmüşler. Malum parayı çok seviyorlar…

Sonra, süratli bir şekilde parti programlarını yazdılar. Hem de 41 sayfa.

Şöyle bir göz gezdirdim; En başta, 1’inci sayfada yer alan “Değişim çağrısı” başlıklı bölüm, Ekrem İmamoğlu’nun imzası gibi duruyor. O kadar aceleci ki, metnin sonuna atacağı imzayı en başa atmış adeta.


Belli ki CHP’yi terk ettikten sonra kurulan Yeni Parti’nin de sahibi olduğunu ilan etmek istemiş…


Yeni Parti programında; “Milli”, “Müslüman” kelimeleri hiç geçmiyor. “İslam” kelimesi ise yalnızca bir kez, o da; “Rusya, Çin ve diğer ülkelerle dengeli ve eşitlik temelinde ilişkiler geliştirilecektir. Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı'ndaki etkinlik güçlendirilecektir” cümlesinin içinde geçiyor. 

Programda ilginç bir şekilde ne “Vatan”, ne “Mavi Vatan”, ne de “Yeşil Vatan” yer almıyor. Adeta vatan, millet meseleleri gündemlerinde de gönüllerinde de yok gibi…

Yine programlarında, ne Gazze’deki soykırım, ne Lübnan’ın işgali, ne İran savaşı gibi hemen yanı başımızda cereyan eden insanlık dışı soykırım ve işgaller bulunmuyor. 

Bunların yerine, “Hiç kimse; kimliği, inancı, mezhebi, dili, cinsiyeti, cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği, yaşam tarzı, engellilik durumu, yaşı, sosyal kökeni, ekonomik durumu veya dünya görüşü nedeniyle ayrımcılığa uğramayacaktır” ifadeleriyle küresel çetenin tüm dünyaya dayattığı cinsiyetsizleştirme, toplumları ifsad etme, insanın yaradılış kodlarını bozma projesine selam çakılıyor. 

Küresel baronlara öyle bağlılar ki, parti programında, “Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme uygulanacaktır” şeklinde tuhaf, ne anlama geldiği anlaşılmayan vaatlerle şirin gözükmeye çalışıyorlar. 


İstanbul Sözleşmesi’ni de unutmamışlar bu arada… “Türkiye Cumhuriyeti devletinin İstanbul Sözleşmesi’ne (Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi) taraf olması sağlanacak ve tüm hükümleri eksiksiz uygulanacaktır” diyerek, yine küreselcilere bağlılıklarını bildiriyorlar.

Programlarında, gündemlerinde Türkiye’nin dünyada söz sahibi olmasına, bölgesel ve küresel sorunların çözümünde önde gelen ülkeler arasına girmesine hiçbir atıf yok. Böyle şeylere kafa yoracak motivasyonlarının olmadığı anlaşılıyor satır aralarında…

Bırakın ülkemizi büyütüp yüceltmeyi, Yeni Parti programında, Türkiye’nin üniter devlet yapısını doğrudan hedef alan, federal sistemin önünü açabilecek “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”nın tam olarak uygulanacağı taahhüt ediliyor. 


Eğitim alanında ise, Anadolu insanının inancına hizmet eden vakıf ve derneklerin kamusal eğitimden tamamen dışlanacağı ilan edilerek köhne laikçi reflekslerin geri döndüğü sinyali veriliyor.

Zaten olaylı şekilde terk ettikleri CHP kurulduğundan beri halkın milli, manevi değerleriyle kavgalıyken, oradan kopanların da bu konuda farklı bir bakış açısı ortaya koyacaklarına dair hiçbir iz emare görülmüyor. 

CHP’den giderken yanlarında götürdükleri AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan ve İslam düşmanlığı programın her yerinde kendini hissettiriyor.

Peki kabına sığamayan hırslı ve ihtiraslı Özgür Özel liderliğindeki bir grup milletvekilinin kurduğu bu parti onları iktidara taşıyabilecek mi?

Seçime bu kadar az bir zaman kalmışken, CHP’yi parçalayıp kurdukları yeni parti iktidar olabilecek mi?

Bunu bir çocuğa sorsanız, emin olun; “Yeni kurulan bir parti beş-altı ay içinde gireceği seçimi nasıl kazanır?” der size. 

Her şey bir yana hesap da bilmiyorlar. 103 yıllık köklü bir parti olan CHP’nin yüzde 20 kemikleşmiş oyu olduğu bilinen bir gerçek.  

O yüzde 20 kemikleşmiş oyların hepsini almaları mümkün mü? Hadi en iyimser projeksiyonla yarısını aldıklarını varsayalım. Yüzde 10 CHP’de kalmışken, yüzde 50+1’i nasıl bulacaklar?

Kafalarda deli sorular… Ayık kafayla da cevaplayamazlar. Neyse ki öyle bir sorunları yok. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bilal

Tayyip nerede
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23