• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

Bir kez daha gördük ki; Yahudiler ve Hıristiyanlar birbirlerinin dostlarıdır…

19 Ekim 2023
A


Muhammet Kutlu İletişim:

7 Ekim’de Gazze’de başlayan çatışmalarla birlikte yalnızca Gazze’deki mazlumlar değil, tüm inananlar ve insanlık yıkıntıların altında kaldı.

Daha çatışmaların ilk anlarından itibaren ABD ve Avrupa ülkelerinin İsrail’in yanında yer almaları, Batı’nın adalet anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi.

Batı’nın sınırsız desteğiyle azgınlaşan Siyonist İsrail’in nasıl zıvanadan çıkarak faşist bir devlete dönüştüğünü ve son saldırılarla nasıl insanlığı enkaz altına gömdüğünü hatırlayalım:

Siyonist İsrail’in eski Adalet Bakanı Ayelet Shaked, “Özellikle Filistinli kadınları öldürmeliyiz. Çünkü Filistinli teröristleri onlar doğuruyor” demişti. Sonrasında yaşanan mezalim, adeta onun vahşi emellerinin hayata geçirildiğini gösterdi.

9 Ekim günü, İsrail Ordusu’na talimat verdiğini belirten İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Gazze tamamen ablukaya alınacak. Elektrik, yiyecek ve yakıt sağlanmayacak” dedi ve Filistinlilere “hayvan” benzetmesinde bulunarak, “İnsansı hayvanlarla savaşıyoruz ve ona göre hareket edeceğiz” şeklinde faşizan ifadeler kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant daha sonra, abluka altındaki Gazze Şeridi'ne yönelik başlattıkları hedef gözetmeyen saldırılara ilişkin “Tüm kısıtlamaları kaldırdım. Bölgeyi kontrol altına aldık şimdi tam taarruza geçiyoruz” diyerek Siyonist askerlerine “Vurun, kırın, her şey serbest” mesajını verdi.

Ondan sonrasını içimiz kan ağlayarak izledik. Gerçekten de Siyonist ordusu, hiçbir insani sınır, hiçbir insani değer tanımaksızın fosfor bombaları dahil, eldeki tüm ağır bomba, füze ve toplarla Gazze’ye havadan ölüm yağdırdı.

Bu arada eski İsrail Dışişleri Bakanı Yardımcısı Danny Ayalon da El-Cezire canlı yayınında açık açık “Gazzeliler Sina Çölü’ne gitsin” sözlerini kullandı. Ayalon, Suriye’den kaçan Suriyelilerin Türkiye’ye sığındığı hatırlatmasıyla; Gazzelilerin de Mısır’a gitmeleri gerektiğini belirterek, İsrail’in Gazze Şeridi’ni de yutmakta kararlı olduğunu ortaya koydu.

Tarihe kara bir leke olarak geçen en acı katliam ise 17 Ekim akşam saatlerinde geldi. “Herhalde hastane bombalayacak kadar insanlıktan çıkmazlar” diyerek Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi’ne sığınan çoğu kadın ve çocuklardan oluşan yüzlerce kişi, İsrail tarafından atılan fosfor bombalarıyla vahşi bir şekilde katledildi.

Filistinli Müslümanlara karşı nefretiyle bilinen sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir ise, Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi’nin bombalanması sonucu yüzlerce kişinin katledildiği saldırı sonrasında, sosyal medyadan aşağılık bir paylaşımda bulunarak; “HAMAS elindeki rehineleri serbest bırakmadığı sürece Gazze'ye girmesi gereken tek şey, bir gram insani yardım değil, Hava Kuvvetleri'nden yüzlerce ton patlayıcıdır” demekten çekinmedi.

Bombardımanda çoğu çocuk ve kadınlardan oluşan yaklaşık 500 kişi şehit olurken, saldırının zamanlaması ise dikkat çekiciydi. Kahpe saldırı, ABD Başkanı Joe Biden’in İsrail’e ziyarette bulunmak üzere hareketinden birkaç saat kadar önce yapılmıştı.

Yine saldırıdan birkaç saat önce ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Ürdün’ün başkenti Amman’da bir araya gelerek “Buradan ev almalısın” diye şakalaşan Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas bile şoka girerek ABD Başkanı Joe Biden ile 18 Ekim’de yapacağı görüşmeyi iptal ettiğini duyurdu. Abbas, Filistinlilerin yerlerini asla terk etmeyeceği mealinde birkaç söz daha söyleyerek kendince tepkisini dile getirdi.

Müslümanlar ve dünya kamuoyu, bir yandan saldırıyı lanetleyip ölen yüzlerce çoluk çocuğa yanarken, bir yandan da ABD Başkanı Biden’in İsrail ziyaretini iptal edeceği beklentisine girdi.

Ancak, Biden’in uçağı rötar bile yapmadan havalandı ve ABD Başkanı 18 Ekim’de İsrail’e inerek ayağının tozuyla Siyonist Başbakan Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Netanyahu ile ortak basın toplantısı düzenleyen Biden, “ABD İsrail'in yanındadır” dedi. Hastane katliamına “patlama”  diyen Biden, hiç sıkılmadan, “Üzgünüm, İsrail değil diğer taraf yapmış görünüyor” diyerek tüm dünyanın gözleri önünde gerçeği saptırmaya çalıştı. Sonrasında yaptığı basın toplantısında da, “Öğrendiğime göre bu hastanenin yıkılmasına neden olan Gazze’den atılan bir füzeymiş” diyerek her şeyin üzerine tüy dikti. Bir de Gazze ve Batı Şeria’ya para göndereceklerini söyledi.

Tüm yaşananlar, Siyonistler ve onların güdümündeki batılı büyük devletlerin, güç uğruna, çıkar uğruna hiçbir insani değeri tanımadıklarını, istedikleri zaman soykırıma başvurmaktan çekinmediklerini, dünyanın gözü önünde gerçekleştirdikleri katliamları bile inkar etmekte beis görmediklerini gözümüze tekrar tekrar sokuyor.

Biz de, Maide Suresi 51. Ayet’te Allah’ın; “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onların bazısı, bazısının dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez” buyurduğunu hatırlatalım. Ola ki bir nebze de olsa kendimize gelmemize vesile olur…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Zulmü bırakmayı düşünmeyen... düşünceden yoksun insansılar

Çareyi çözümü kendinde...kendindeki zulüm sorununu ortadan kaldırmayı düşünmek yerine... Filistinlilerin nereye gideceği...hayatını hangi ülkede geçireceği konusunda akıl vermekle meşgul...

Hakk ay gibi parlar güneş gibi aydınlatır

Allah kaleminizin gücünü artırsın...Maide 45. ayette: Biz (Tevrat'ta onlara şöyle) yazmıştık: “Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş. Yaralar da kısastır (her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bu hakkından vazgeçerse o da kendi günahlarına kefaret olur (bu bağışlama günahlarını örter)...biz tevratta ne yazdığını onlardan iyi biliyoruz... şu durumda kısas şöyle dursun haddi aşmanın da haddini geçtiler.. Maide 13. âyet : “İçlerinden pek azı hariç olmak üzere onlardan daima bir hainlik görürsün” ...Buna Maide suresi, ayet 33 de : "Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir... herşeye rağmen Kur'an'a dayanarak şöyle bir gerçeği de belirtmeliyiz ki... Âli İmrân 113. ayet: (Gerçi) Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehlinden (Yahudi ve Hristiyan kesimlerden) gece vakti kıyama durup, Allah’ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanan birtakım (insanlar) da vardır...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23