• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Türkiye’nin iki büyük stratejik hamlesi

12 Ağustos 2026
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Türkiye’nin iki büyük stratejik hamlesi

MEHMET KOÇAK 

Tarihte bölgesel ve küresel düzeyde büyük siyasi hamleleri, yalnızca günü kurtarmayı değil, geleceği şekillendirmeyi hedefleyen ülkeler gerçekleştirmiştir. Büyük devletleri diğerlerinden ayıran temel özellik de budur. 

Onları ‘Büyük Devlet’ yapan, gelişmeleri sadece bugünün şartları üzerinden okuma yerine, değişen dengeleri önceden görerek uzun vadeli bir misyon ve vizyon ortaya koymalarıdır. 

Dünya, son yıllarda böylesine büyük bir dönüşüm döneminden geçiyor. Küresel güç dengeleri yeniden kuruluyor, ittifaklar sorgulanıyor, Ortadoğu’nun siyasi haritası ve güç ilişkileri yeniden şekilleniyor. Böyle bir dönemde Türkiye’nin attığı bazı adımlar, günlük siyasi tartışmaların çok ötesinde anlamlar taşıyor.

Bunların başında, “Terörsüz Türkiye” hedefi geliyor.

Terör meselesinin Türkiye’nin iç güvenliği açısından olduğu kadar bölgesel jeopolitik açısından da belirleyici olduğu açıktır. Bu nedenle terörün sona erdirilmesi yalnızca bir güvenlik meselesi değildir. Aynı zamanda Türkiye’nin enerjisini, siyasi kapasitesini ve stratejik gücünü farklı alanlara yöneltebilmesinin önünü açabilecek tarihî bir eşiktir.


Türkiye içeride güvenlik sorunlarını azaltırken, dışarıda da çevresindeki kriz alanlarında daha etkin ve belirleyici bir aktör olma imkânı kazanmış oluyor.

İşte bu noktada ikinci büyük hamle, ‘Mekke Anlaşması’dır.

Bu girişimi yalnızca belirli ülkeler arasındaki bir mutabakat veya dönemsel bir diplomatik gelişme olarak görmemeli. Eğer, bu hamleler kalıcı bir bölgesel iş birliğine dönüştürüle bilinirse bunun etkileri Türkiye’nin sınırlarının çok ötesine uzanacağı muhakkaktır.

Çünkü Ortadoğu’da kalıcı istikrarın sağlanması, yalnızca bölge ülkelerinin güvenliği açısından değil; enerji koridorlarından ticaret yollarına, savunma dengelerinden ekonomik entegrasyona kadar çok geniş bir alanı doğrudan etkileyecektir.



Türkiye’nin burada üstlendiği rol son derece önemlidir. Zira Ankara; bölgesel aktörler arasında yeni bir siyasi denge ve iş birliği zemininin oluşmasına katkı sağlayan ülke olarak milletler camiasında o nispette güç kazanacaktır.

Başka bir ifadeyle mesele yalnızca terörün sona erdirilmesi veya belirli ülkeler arasında diplomatik bir anlaşma yapılması değildir.

Asıl mesele, Türkiye’nin önündeki yeni dönemde nasıl bir ülke ve nasıl bir bölgesel güç olacağıdır.

Türkiye bu iki hamle ile bölgesindeki çatışma alanlarında çözüm üretme kapasitesini artıracağı gibi aynı zamanda ekonomik, diplomatik ve siyasi iş birliklerini genişletme fırsatlarına sahip olacak.

İşte o zaman Türkiye, yalnızca gelişmeleri takip eden değil, gelişmelerin yönünü etkileyen bir ülke konumuna yükselecektir.

Bugün yaşanan gelişmelerin asıl önemi de işte burada yatıyor.


*

Fırsatlar kaçırılmamalı…

Dünya düzeninin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat penceresi bulunmaktadır. Ancak bu fırsatları iyi değerlendirilir ise doğru zamanda doğru stratejik hamleleri yapabilme kabiliyetini de Türkiye göstermiş olacak.


Tarih bize şunu gösteriyor:

Büyük dönüşüm dönemlerinde boşluklar mutlaka oluşur. O boşlukları kimlerin dolduracağı ise onların siyasi iradesine, vizyonuna ve stratejik kapasitesine bağlıdır.

“Terörsüz Türkiye” içeride yeni bir başlangıcın kapısını açarken, “Mekke Anlaşması” bölgesel ölçekte yeni bir siyasi mimarinin başlangıcı olarak tarihe geçecektir.

Bunun mücadelesini veren Başkan R. Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’nin bugün attığı adımların gerçek anlamı, belki de yıllar sonra daha net görülecektir.

Eğer, süreç başarıyla yönetilir ve birbirini tamamlayan uzun vadeli bir stratejiye dönüştürülürse, ortaya çıkabilecek sonuç; Türkiye açısından sadece bir dönemsel başarı değil, yeni bir jeopolitik dönemin öncüsü olacaktır.

Ayrıca, Türkiye’nin önündeki mesele artık sadece hamleler gerçekleştirmek değildir.

Asıl mesele, devrim niteliğindeki hamleleri yeni bir misyon ve vizyonla taçlandırmaktır.

Yolun acık olsun Türkiye

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23