--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Erdoğan’ın mesajları ve BM Genel Kurulu’ndan geri kalanlar…

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
0

Dünya liderlerinin bir kez daha New York’ta buluştuğu Genel Kurul, savaşların, krizlerin, Gazze’de yaşanan insanlık dramının ve uluslararası sistemin içine düştüğü sorunların yoğun biçimde tartışıldığı bir platform oldu.

Genel Kurul’un ardından geriye kalan görüntülere baktığımızda, bu yıl da İsrail’in ağır biçimde eleştirildiği, Filistin’in ise uluslararası toplumdan daha fazla destek gördüğü bir tablo ortaya çıktı.

Özellikle katil Netanyahu’nun konuşması sırasında yaşananlar, Genel Kurul’un en dikkat çekici görüntülerinden biriydi.

Katil Netanyahu kürsüye çıktığında çok sayıda ülke temsilcisi salonu terk etti. Protestolar ve yuhalamalar eşliğinde konuşmasına başlayan katil Netanyahu, neredeyse boşalmış bir salona hitap etmek durumunda kaldı.

Bu görüntü, Siyonist İsrail hükümetinin Gazze politikalarının uluslararası alanda karşı karşıya olduğu tepkinin sembolik bir yansıması olarak kayıtlara geçti.

Bir başka dikkat çekici gelişme ise ABD Başkanı Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasındaki söz düellosu oldu.

Trump, İran’ı “terörün bir numaralı sponsoru” olarak nitelendirirken İran’a yönelik sert tehditlerde bulundu. Ertesi gün kürsüye çıkan Pezeşkiyan ise bu suçlamaya “Biz terörist değiliz, terörizmin kurbanlarıyız” şeklindeki cevabı dikkat çekti.

Bu tablo, BM Genel Kurulu’nun artık yalnızca diplomatik mesajların verildiği bir kürsü olmadığını; dünyadaki güç mücadelelerinin, savaşların ve siyasi ayrışmaların da doğrudan yansıdığı bir platforma dönüştüğünü gösteriyor.


*

Erdoğan’dan uyarı ve çağrı içerikli mesajlar

Genel Kurul’da liderler ve verilen mesajlar açısından dikkat çeken isimlerden biri de Başkan R. Tayyip Erdoğan oldu.

Erdoğan’ın konuşmasının merkezinde yalnızca Gazze ve Filistin değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler sisteminin kendisi vardı.

Her fırsatta “Dünya beşten büyüktür” diyerek, BM Güvenlik Konseyi’ndeki beş daimi temsilcinin veto hakkının kaldırılması çağrısında bulunan Başkan Erdoğan, genel kurula hitabı sırasında da reform çağrısını tekrarladı.

Başkan Erdoğan’ın “(BM) 193’ten oluşan üye ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı kabul edilemez” şeklindeki açıklamasıyla BM’nin adaletsizlikten kaynaklanan mevcut yapısına itirazı  genel kurulda taktir gördü.

Başkan Erdoğan’ın konuşmasında dikkat çeken husus, sadece Birleşmiş Milletler (BM)’nin mevcut yapısını eleştirmekle kalmayıp, uluslararası sistemin işleyişini de sorgulamasıdır. 

Ayrıca, BM’nin mevcut yapısı, Gazze’de yaşanan insanlık dramı, Filistin meselesi, İran ve Ukrayna krizi ve çeşitli ülkelerdeki iç savaşların yayılması, uluslararası hukukun uygulanmasındaki çifte standartları mevcut uluslararası sistemin temel sorunlarını da gündeme taşıyan lider oldu.

Nitekim konuşmasının sonunda söylediği,


“Rabbim ömür verdikçe bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim” sözleri, onun dünya görüşünün bir ifadesidir.

Başkan Erdoğan’ı yakından tanıyan bir kişi olarak şunu ifade etmek isterim: O, yalnızca günlük hadiseler üzerinden hareket eden bir siyasi anlayışa sahip değildir.

Dünya insanlığının barışı, huzuru ve güvenliğini ilgilendiren meseleleri daha geniş bir perspektiften değerlendirmeye çalışır.

“Yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü” anlayışının da etkisiyle, hangi dine, mezhebe veya etnik kökene mensup olduğuna bakmaksızın zalimlere karşı mazlumların yanında yer almasının sebebi de budur.

Bu nedenle Erdoğan’ın BM kürsüsündeki mesajının merkezinde yalnızca Türkiye’nin çıkarları değil, aynı zamanda uluslararası sistemin adalet temelinde yeniden ele alınması ve yaşanılabilir yeni bir dünya nizamı inşasının düşüncesi var.

Zira, ona göre asıl mesele, insanlığın vicdanı, onuru ve güvenidir.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle