• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Türkeş oyunu bozdu, Bahçeli ters köşe oldu!..

29 Ağustos 2015
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Yeni bir seçimin arifesindeyiz. Türk siyasi hayatındaki belirsizlik bir yana; MHP, hiçbir zaman bu kadar belirsizlik ve dengesizlik içinde olmamıştı. Bahçeli’nin parti içi despot tavrı artık dayanılmaz hale geldi ve en sonunda patladı. 

Onun diktatör tavrına itiraz etmek veya sorgulamak bir yana dursun; tavsiye niteliğinde yanlışlarını eleştirmek bile MHP’den ihraç için yeterli sebeptir. 

Eskiden partide rahmetli Türkeş Bey’e gönüllü bir bağlılık vardı. MHP’de baskı ve tek adam diktatörlüğüne zorla boyun eğdirme Bahçeli döneminde başlatılmıştır. Bugün, Bahçeli’nin MHP’sinde korku duvarları öylesine yükselmiştir ki; kayıtsız şartsız itaat etmeyenlere kesin ihraç yolu hep açık tutuluyor.Anlayacağınız “Ya itaat ya ihraç…” başka bir seçenek yok.  

Bahçeli’nin anlaşılmaz, hırçın ve Türkiye’yi siyasi çıkmazlara sürükleyen tavrı ile parti için despotçu tutumu, partinin kurucu lideri rahmetli Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş’i de isyan ettirdi. Yıllardır ülkücüleri iktidara taşıyamayan Bahçeli’nin ülkenin en zorda olduğu bir süreçte siyaseti kilitleyerek ülkeyi hükümetsiz bırakmasına dayanamayan Tuğrul Türkeş, siyasi risk alarak milli bir duruş sergiledi.  

Bahçeli’nin neye ve kime hizmet ettiği belli olmayan tavır ve davranışlarına karşı “Yeter,  devletin ve milletin milliyetçilere ihtiyacı var” diyerek seçim hükümetine evet diyebileceği sinyalini veren Tuğrul Türkeş’i etkileyebilmek için  aynı gün içinde genç ve dinamik olduğu kadar “Ülkü Ocaklı” refleksleriyle tanınan MHP 24. Dönem Iğdır Milletvekili Sinan Oğan ihraç edildi. 

Ama durum değişmedi ve Tuğrul Türkeş, Başbakan Davutoğlu’na davetine icabet ederek bakan olarak kabinede görev almaya hazır olduğunu bildirdi. 

Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nun gizli oyunlarının ilkini Cumhurbaşkanı bozdu.

Cumhurbaşkanı şayet Kılıçdaroğlu’na hükümet kurma görev vermiş olsaydı, lazım olacak sayıda milletvekili HDP’den istifa edip CHP’ye katılacaktı. Bu sayede MHP-CHP koalisyon hükümeti veya MHP, Kılıçdaroğlu’nun başbakanlığında kurulacak azınlık hükümetine destek verecekti. Asıl hedef Cumhurbaşkanını itibarsızlaştırma kampanyasına hız vermekti. Cumhurbaşkanı anayasadaki yetkisini kullanarak oyunlarına fırsat vermedi.  

Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nun yeni hamlesi; “AK Parti, terörist HDP ile koalisyon oldu” propagandası olacaktı.  

CHP, MHP ve HDP’nin AK Parti’ye yönelik tuzağı ise Sayın Türkeş’in sayesinde boşa çıkarıldı ve siyasette yaşanan tıkanıklığa ve ayak oyunlarına son verilmiş oldu.

Tuğrul Türkeş’in kararına sert tepki gösteren Bahçeli, Tuğrul Türkeş için, “Mirasyedi” demiş. 

Sosyal medya’da ülkücülerin Bahçeli’ye tepkisi aynı sertlikte oldu; “HDP’lileri seçim hükümetinde bakan yapacak siyaset yolunu Tuğrul Bey mi açtı?.. Asıl miras yiyen sizsiniz... Rahmetli Başbuğ’un bıraktığı mirası yiyip bitirdiğiniz yetmezmiş gibi ülkücüleri iktidarsız, ülkeyi hükümetsiz bıraktınız” şeklinde oldu.

Türkeş oyun bozan kararı verince Bahçeli ters köşe oldu. Bahçeli’nin bu kadar öfkeli oluşunun asıl sebebi işte bu… 

Yarını iyileştirmenin tek yolu bugün neyi yanlış yaptığını bilmektir...

Bahçeli’nin MHP’sinde ilk operasyon 7 Haziran seçim listelerinde yapıldı. Ülkücüler dolgu malzemesi olarak kullanıldı. Düzenci, teslimiyetçi ve Kemalist kafalar tercih edilip listelerde seçilebilecek yerlere kondu. Partinin etkili ve yetkili mevkilerine yine onlar yerleştirilerek MHP’de değişime hız verildi.

Ülkücü şehit ve gazilerin ve Taş Medreselerde ömür çürüten, davasına inanmış Ülkücülerin sırtından siyasi ikbal peşinde koşanlar, Tuğrul Türkeş üzerinden kahramanlık taslayanlar iğrenç ve tiksindirici yalakalıklar sergiliyorlar.

Bir çıkış yolu arayışındaki samimi ülkücüler “Ey Bahçeli…Miting meydanlarındaEy milletim, ben sizden iktidar değil, muhalefet görevi istiyorum’ mu diyeceksiniz?” diye soruyor ve;

“Ey Bahçeli, bilesin ki: ‘Sahaya çıkmam, antrenmana katılmam’ diyen bir futbolcu seyirci tarafından alkışlanmadığı gibi hiçbir seçmen “Ben iktidar olmak istemiyorum” diyen partiye asla oy vermez” hatırlatmasında bulunarak ikaz ve uyarısında bulunuyorlar. 

Hz Ali ve Muaviye örneği ve kayıtsız şartsız teslimiyetçilik!..  

Bir gün Hz. Ali’nin taraftarının yoğun olduğu Küfe’den bir Arap, devesiyle Şam’a gelmiş. Şam sokaklarında dolaşırken biri ona yanaşmış:

 “Ver o dişi deveyi bana!” demiş… Tartışma büyümüş, Küfe’den gelen adam:

 “Bu deve benimdir, üstelik dişi değil erkektir” diye itiraz etmişse de anlaşamamışlar. Konu Muaviye’ye yansımış. Halk meydanda toplanmış... 

Muaviye, Küfe’den gelenle Şam’da deveye sahip çıkan yerliyi dinledikten sonra kararını açıklamış: 

“Bu dişi deve Şamlınındır.”Sonra da toplananlara dönüp sormuş:

“Ey cemaat, bu dişi deve kimindir?”Cemaat hep birlikte bağırmış: 

“Şamlınındır!’ 

Küfeli, şaşkın bir vaziyette devesinin ardından baka kalırken, Muaviye onu yanına çağırmış:  “Ey Küfeli, dinle… Sen de, ben de biliyoruz ki bu deve senindir ve dişi değil, erkektir. Ama sen Küfe’ye dönünce gördüklerini Hz  Ali’ye anlat ve de ki; 

‘Ey Ali, Muaviye’nin dişi deveyi erkekten ayırt edemeyen, ama o ne derse evet diyen on bin adamı var! Ayağını denk alsın!”

Anlayan anlamıştır… Sanırım başka söze gerek yok…

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23