--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cübbeli Ahmet denilen zat, Prof. Hayrettin Karaman’a karşı

İdris Günaydın
İdris Günaydın
2

Rahmetli amcam bir masal anlatırdı. Bir manda yoldan evine gidiyormuş. Giderken de yolun kenarlarındaki otları otluyormuş. Henüz yolun dönemecine varmadan, dönmeçte bir serçe kuşu mandaya kafa tutmatya başlamış; “Manda! Daha yukarı gelme. Bacağımla seni yuvarlarım. Öbür bacağımla sana şöyle şöyle yaparım” 

Manda bu; serçenin dilinden mi anlıyor? Serçeden mi korkacak? O mutad olduğu halde gitmeye devam ediyormuş. Nihayet kuşun hizasına çıkınca kuş uçmuş gitmiş.

Cübbeli Ahmet, Türkiye’de milyonlarca İmam Hatiplinin ve İlahiyat mezununun yetişmesine sebep olan bir dev şahsı güya eleştiriyormuş. Sen oğlunu İngiltere’de okutarak, İngiliz Muhipler Cemiyetine daha yakınsın. Hatta şahsen, senin, bir ülkenin davasına hizmet ettiğine inanıyorum ama ülkeyi söylemeyelim.

Sakın, benim gittiğim şehirlerde, kasabalarda salonlar doluyor deme. 

Rahmetli Erbakan’ın dediği gibi, “çokluk hakikatin sebebi değil.”

Hayrettin Karaman, bankacılık konusunda bazı fetvalar vermiş. Özellikle finans bankacılığı. Türkiye’de adı “Faizsiz Bankacılık” olarak bilinen, eksikleri olsa da bugün faaliyette olan kuruluşların ana fetvacısı Hayrettin Karaman’dır. O bir eser vücuda getirdi. Sen de çok ilim ve hüner sahibi isen değinemedikleri konulara fetva ver de dünya çapında birer kuruluş olsunlar. 

İmam Hatipleri eleştiriyor güya. Ey Cübbeli zat. İmam Hatipler Laik bir rejimin okulları. Sana düşen laiklikle mücadele etmendir. Var mı o kadar yüreğin?

Hayrettin Karaman laiklik gerçeği içinde çare üretmektedir. Sen de meseleyi kökünden halledecek bir çalışma yap da laik rejimi değiştir. Laik rejim fıkhı olmasın mı?

Dersen ki; bizim kurslarımızda kız erkek karışık okumuyor. Oğlun nerede? Hangi kızın yanında oturuyor şu anda?

Hayrettin Karaman’dan Allah razı olsun. Hep onun yazdığı kitaplarla okuduk. Birinde bile deve idrarı yoktu, yanmaz kefen yoktu.

Eğer Prof. Halis Aydemir gibi bir akademisyen, hadislere değil hadis olduğu iddia edilen yalan sözlere itiraz ediyorsa, çok eski yıllarda  hangi şartlarda derlenip toplandığı şüpheli o sözlerin, kesin hadis olduğuna nasıl iman ediyorsun?

Yazdığı yazıda Prof. İhsan Süreyya Sırma’ya da atmış tutmuş. Sanki normal halden başka bir hale geçmiş. 

İhsan Süreyya yılların mücahidi. Onun yanından geçmeye senin müktesebatın yetmez.

Öyle iyi niyetle, milleti faiz belasından kurtarmaya çalışanları nahak yere karalarsan, Allah başına pislik yağdırır. Piyasada söylenen o laflar doğru mu? Damadının yüklü miktarda bankadan faizli para çekip, fona yatırdığı doğru mu? “Nefsimize uyduk” itirafı doğru mu? O onu kurtarmaz ki! Halk hesabını sana sorar. 

Kızını neden kurslarda okumuş bir hoca ile evlendirmedin de, para kazanmanın her türlüsünün kokusunu alanla evlendirdin?

Cübbeli! Konuştukça batıyorsun. Üç kuruşluk itibarın varsa sus. Vesselam.

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle