--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Lider Erdoğan’dır(3)

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak

Bizi biz yapan ve tarihin derinliklerinde unutulan o milli ve manevi değerleri yeniden ihya etme adına yola çıkan o lider:

Bizans entrikalarına başvurularak hukuk dışı engellemelere, ahlaksızca saldırı ve iftiralara rağmen doğru bildiği yoldan gözü kara ve kararlı bir şekilde yürümüştür.

Hakkında “Muhtar bile olamaz” manşetleri atılmış, “Sen Başbakan olamazsın” , “Seni Cumhurbaşkanı yaptırmayız” tehditleriyle yolu kesilmek istenmiştir.

Ama o “Bize Allah Yeter” inancıyla Allah’ın tartışılmaz kudretine sığınmış ve milletin teveccühünü kazanarak yoluna devam etmiştir. 

Yoluna devam ederken, Malik-ül mülk olan Kâinatın sahibi ona önce Başbakanlığı sonrasında Cumhurbaşkanlığını nasip etmiştir. Türk siyasi hayatında değil, aynı zamanda dünya siyasi tarihinde eşine zor rastlanan, içerde 9 ayrı seçim zaferi, dışarıda da bir dünya rekoru ona lütfetmiştir.

Bu her faniye nasip olmayan bir başarıdır.

Bu başarılar ve zaferler; sadece milletimizin teveccühü ile değil, aynı zamanda İslam dünyasındaki mazlumların hayır duaları ve şüphesiz yüce Allah’ın takdiri ile gerçekleşmiştir.

O, sadece Cumhuriyet döneminin değil, Türk tarihinde halk tarafından seçilen ilk devlet adamı olarak tarihe geçmiştir. %52 gibi büyük bir halk desteğiyle Reis-i Cumhur olmuştur. 

TÜRKİYE SINIRLARINI AŞAN ERDOĞAN SEVGİSİ

R.Tayyip Erdoğan’ın %52’lik gibi büyük bir destekle Reis-i Cumhur olarak halk tarafından seçildiğinde İslam dünyasında şükür namazları kılındı ve gözyaşları içinde dualar edildi. 

Lider Erdoğan’a Türkiye sınırlarını aşan bir ilgi ve sevgi olduğuna tüm dünya şahit oldu.

Bu sevgi ve ilginin kökleri tarihin derinliklerine dayanmaktadır. 

Osmanlının hükmettiği 24 milyon kilometrekare topraklar üzerinde yaşayan ve bugünkü sınırlarımız dışında kalan bu coğrafyalarda R.Tayyip Erdoğan; söylemleri, dik duruşu, vizyonu ve İslam dünyasına yönelik kucaklayıcı politikalarıyla özlenen ve beklenen lider oldu.

İslam dünyası ile olan, inanç, tarih ve kültür birliği gibi değerler üzerinden yeniden buluşmamızı R. Tayyip Erdoğan sağladı ve aramızdaki hasreti vuslata o dönüştü. 

Balkanlar’da, Orta Asya’da, Afrika’da, Uzakdoğu’da, Ortadoğu ve Kafkasya’da hiç Türkçe bilmeyen bu insanların ona beslediği sevgi ve sahiplenmesinin asıl sebebi onu Osmanlının torunu olarak görmeleri ve ecdadının yolunda olduğuna inanmalarıdır Yani, onlar onu kendilerinden biri olarak görüyorlar. 

Dünyayı dolaşırken gittiğim her ülkede bana onu sordular ve ona duydukları sevgi ve saygıyı dile getirdiler. Onlar “gözyaşları içinde yıllarca dua ettik ve şimdi ise dualarının kabul olduğunu görüyor ve şükür ediyoruz. Türkiye İslam dünyasının ümit ışığıdır. Çok şükür R.Tayyip Erdoğan sayesinde o ışık bugün çok daha güçlü parlıyor. O sadece sizin değil o bizim de liderimizdir” diyorlar.

O ALIŞILMIŞIN DIŞINDA BİR DEVLET ADAMIDIR

O, farklı bir devlet adamıdır, faklı bir liderdir. 

Önüne örülen korku duvarlarını aşarak yılmadan hep ileriye atılıyor ve her zaman gelecek hesapları yaparak hedefler koyuyor. 

O, “Bir hayalim var, YENİ TÜRKİYE” diyerek gerçekleştirdiği reformlarla ezberleri bozmuş, değişim ve dönüşümün lideri olmuştur. 

O, eski Türkiye’den eser kalmayacak şekilde Jakoben, vesayetçi, sahte Kemalist ve sol tandanslı oligarşik yapılarla olduğu gibi bölücü terör örgütleri, din istismarcısı Cemaatçi paralel çete ile de azim ve kararlılıkla mücadele ederken diğer yandan da ‘Yeni Türkiye’yi inşa ediyor. 

Birileri onun Reis-i Cumhur seçilmesiyle “ondan kurtuluyoruz” diye sevindiler. 

Ama bu sevinçleri uzun sürmedi. 

Her seçimde hüsran ve hezimet yaşayan muhalefet cephesi bugün bir çılgınlık hali yaşıyor. 

Zaman içinde, onun yaptıklarını kabullenememe ve içlerine sindirememenin psikolojisiyle tehditler savurarak ve suçlamalarda bulunarak itibarsızlaştırma kampanyaları başlattılar ama tutmadı. 

Ama o, “Yusuf’u kuyudan alıp Mısır’a Sultan eden bir GÜÇ vardır. Musa’yı Firavun’un sarayında yetiştirerek, O’nu oraya hâkim kılan bir KUDRET vardır. Firavunları, zalimleri, hainleri zillete mahkûm eden; mazlumun ahına cevap veren, sabredeni mutlaka zafere ulaştıran bir İRADE vardır” diyerek büyük bir öz güvenle sonsuzluğun sahibine teslimiyetin verdiği rahatlıkla korkusuzca yoluna devam etti. 

R. Tayyip Erdoğan; yaşlıların ellerinden öpen ve hürmet gösterip dertleriyle hemhal olan, çocukları sevip okşayan, gençlerin önünü açarak yeni ufuklar ve hedefler koyan, kadınlara yönelik baskı ve şiddete karşı çıkıp haklarının korunmasını sağlayan, başörtüsü zulmüne son veren, mazlumların derdine derman olan, cenazelere katılıp Kur’an okuyan, tabutlara omuz veren bir devlet adamı, bir başbakan ve Cumhurbaşkanı oldu

Ona güven ve destek arttıkça o birileri de “seni başkan yaptırmayız” diyorlar. 

O, aykırı seslere karşı “İnanıyorsanız muhakkak üstünsünüz!” ayetinden ilham alarak tırsmadan ve aldırış etmeden cesaretle “Durmak yok yola devam” diyor. 

Çünkü o biliyor ki; O yüceler yücesi Allah dilerse her şey olur… 

Onun hizmetlerini, görüş ve hedeflerini böyle birkaç sütunda anlatmak mümkün değil. Bu mütevazı köşemde ancak bu kadarını nakledebildim. 

Elbette herkes gibi o da fanidir.

Yazımın son satırında ben de ellerimi kaldırarak; “biz güvendik ve gönül verdik, Rabbim Sen de ömür ver ve ona zaferler ihsan eyle!” diye dua ediyorum... 

 

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle