• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Dünya nereye gidiyor?

22 Temmuz 2026
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Dünya nereye gidiyor?

Mehmet Koçak

Savaşlar, iç çatışmalar, işgaller ve saldırılar yalnızca büyük yıkımlara ve soykırımlara varan insani trajedilere yol açmakla kalmamakta, aynı zamanda küresel ekonomiyi de derinden etkilemektedir. 

Ortadoğu’da süregelen savaşlar ve İran krizi, küresel ekonomik istikrarı derinden sarsmış olması bunun en bariz örneğidir.

Özellikle Hürmüz Boğazı›nda yaşanan gerilim nedeniyle deniz taşımacılığında ortaya çıkan aksaklıklar, küresel tedarik zincirlerini sekteye uğratmış, enerji ve lojistik maliyetlerini artırmış ve dünya ekonomisi üzerinde önemli olumsuz etkiler yapmıştır.

Önümüzdeki dönemde savaşların sürmesi hâlinde, buna bağlı olarak dünya ekonomisinin daha büyük şoklarla karşılaşabileceğini öngörmek için kâhin olmaya gerek yok.

Bütün bu gelişmeler, “İnsanlık ve dünya nereye gidiyor?” sorusunu daha güçlü biçimde gündeme taşımaktadır. Çünkü çatışmaların derinleşmesi yalnızca bölgesel güvenliği değil, gıda ve enerji arzını, ticaret yollarını başta olmak üzere küresel ekonomik düzeni doğrudan etkilemektedir. 


Ayrıca, taşıma ve nakliye maliyetlerindeki artışlar, dünya piyasalarını ve borsalarını sarsarken, ekonomide yaşanan büyük dalgalanmalar milyarlarca insanın yaşam koşullarını da olumsuz etkiliyor. 

*


 

Bu Krizlerin Müsebbibi Küresel Güç Odaklarıdır…


Bu olumsuz gelişmelerden elbette, karar vericiler olan siyasi liderler ve sahadaki taraflar ile aktör ülkelerin yönetimleri belli oranda sorumludur. Ancak, asıl sorumlu ve suçlu olan; saldırı, işgal, iç çatışma ve savaşlar ile büyük yıkım ve soykırıma varan toplu katliamları yöneten ve yönlendirenlerdir. Yani BM-GK daimi üyesi olan Emperyalist ülkeler (Beşli Çete) ile onların oluşturduğu küresel güç odaklarıdır. 

Çünkü, siyesi yönetimlerin bağlı olduğu  sistemler ve sistemleri yöneten ve yönlendiren o küresel güç odaklarıdır.

Nitekim, yönetimler, liderler ve aktörler değişse de devlet politikalarını belirleyen sistemler ve o sistemlerin politikaları yönlendiren küresel güç odaklarının gizli-açık politikaları değişmedikçe bu olumsuz gidişat, değişmedi ve de değişmiyor.

Zira, tarihten bugüne Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar, Afrika ve Uzakdoğu’daki iç çatışmalar, saldırıların arkasında bu güç odaklarının çıkar politikaları söz konusudur. 

Siyasi kadrolar ve liderler ise sadece kendi dönemlerin figüranlarıdır.

*



 

İstenirse Çare Var

Dünya’da acıların dinmesi barışın sağlanması  isteniyor ise BM-GK, adaletli bir yapıya kavuşturulmalı. Beynelmilel hukuk işler hale getirilmeli ve de “hak güçlünün değil, hak haklınındır” görüşü hakim olmalı.

Ayrıca, diplomatik girişimlerin güçlendirilmesi ve sivillerin korunması  şarttır.

Bugün öncelikli olarak, dünyanın kriz bölgelerinden Ortadoğu’da Filistin, Lübnan, Suriye ve İran başta olmak üzere var olan krizler  çözüme kavuşturulması için ABD ve İngiltere’nin öncülüğündeki Batı, Siyonist İsrail’e vermekte olduğu desteği kesmeli ve Siyonist İsrail dizginlenmelidir.

Ukrayna krizi sonlandırılmalı ve emperyalist ülkelerin Afrika ve Ortadoğu başta olmak üzere dünya genelindeki kışkırtıcı ve sömürgeci politikalarına son vermeli.

Aksi hâlde, dünyanın hem insani hem de ekonomik açıdan çok daha büyük ve yönetilmesi zor felaketlerle karşı karşıya kalma riski artacaktır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23