--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Almanya’da İslam düşmanlığı

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak

Alman Anayasasında olduğu gibi kanunlarla da ‘din ve vicdan özgürlüğü’ önemli bir yer almaktadır. 

Ancak, uygulamada İslam konu olunca Anayasa ve kanunlar hiçe sayılıyor.

Almanya’da Müslümanlar, suçlanmakta, karalanmakta, izlenmekte ve saldırılara maruz kalmaktadır.

İslam düşmanlığı ise bir kesim medya ve siyasilerin en büyük sermayesidir.

İslam karşıtı medya ve siyasi çevrelerin kışkırtmaları maalesef devletin ilgili kurumları tarafından görmezlikten gelinmektedir.

İslam karşıtı karalama kampanyaları ile Müslümanları hedef gösteren medya ve siyasilerin tesirinde kalan ırkçı örgütler, Müslümanlara yönelik saldırılarını organizeli bir şekilde sürdürmektedir. 

Camiler kundaklanıyor ve ülkede yaşayan 4 milyonu aşkın Müslüman dışlanmakta, hakarete uğramakta hatta zaman zaman yaralama ve ölümlerle sonuçlanan saldırılara maruz kalmaktadır. 

Bu çevreler sadece İslam karşıtı değil, aynı zamanda Türk düşmanıdırlar.

Çünkü; İslam anıldığında onların aklına Türkler, Türkler söz konusu olduğunda ise akıllarına İslam gelir!.. 

Kısacası; Almanya’da son dönemlerde artan cami ve Müslümanlara yapılan saldırılar neredeyse Hitler dönemini hatırlatacak seviyeye yükselmiştir.

“POLİTİKALARIMIZ İSLAM KARŞITLIĞI  OLACAK”

Bütün bu üzücü gelişmelerden sonra İslam karşıtlığı ile bilinen ‘Almanya için Alternatif Partisi’nin (AfD) İslam’ın Alman Anayasası ile bağdaşmadığını iddia ederek bundan sonraki yeni politikalarını İslam karşıtlığı üzerine kuracağını açıklaması Almanya siyaseti için hem utanç verici hem de Almanya devletinin huzur ve güveni için de tehlikeli bir gelişmedir.  

Maalesef, Almanya’da İslam karşıtlığı politikalar destek buluyor. 

Geçen yıl içinde sığınmacı akınıyla birlikte mültecilere karşı tavır koyan ve oy oranını hızla artırmayı başaran ‘Almanya için Alternatif Partisi’nin (AfD) seçimlerde aldığı başarılı neticeler bunun en belirgin örneğidir.

İslam Dini’ni çağ dışı, Müslümanları potansiyel suçlu gösteren bu ırkçı faşist parti geçen ay yapılan eyalet parlamentosu seçimlerinde Rheinland-Pfalz’da yüzde 12,6, Baden-Württemberg’de yüzde 15,1 ve Saksonya Anhalt’ta yüzde 24,2 oranında oy almayı başardı. 

İslam karşıtı ırkçı  parti, 30 Nisan’da oylayacağı parti programı taslağında İslam karşıtlığını en önemli nokta olarak tanımlamayı hedefliyor.

“Bugün Almanya’da demokrasi ve özgürlük için en büyük tehlike İslam,” şeklinde küstahça açıklamalar bulunan parti Başkan Yardımcısı aynı zamanda Avrupa Parlamentosu milletvekili olan Beatrix von Storch, kısa bir süre önce “sığınmacıların Almanya’ya girmeleri gerekirse silahla engellenmelidir” alçakça görüşler ileri sürmüştü.

Sermayesi İslam düşmanlığı olan bu parti İslam’ın Almanya’ya ait olmadığını ve camilerdeki siyasi anlayışın anayasayla bağdaşmadığını savunuyor.

ALMANYA HÜKÜMETİ GÖRMEZLİKTEN GELİYOR

Ülkede faaliyet gösteren İslami kuruluşlar, İslam karşıtlığı eylem ve söylemler, Müslümanlara yönelik karalama kampanyaları ile İslamofobia faaliyetlerin yasaklanması ayrıca ülkede yaşayan Müslümanların korunması konusunda Alman hükümetine zaman zaman yaptıkları çağrılar maalesef ciddiye alınmadı alınmıyor.

17 Mart 2016 tarihinde gerçekleştirilen ekstremist kaynaklı şiddetin önlenmesi konulu hukuk zirvesinde Federal düzeyde ve eyalet bazında bütün adalet bakanlarının ortaklaşa yayımladıkları sonuç bildirisinde antisemitizmden terörizme kadar hemen hemen bütün ekstremist şiddet formları ismen zikredilirken ne hazindir ki, İslam düşmanlığından hiç bahsedilmemiştir.

Bu tutum son derece üzücüdür, ancak daha da üzücü olanı ise üç sayfalık bildiride ‘İslam’ kelimesinin yalnızca ‘radikal İslamcı mahkûmların cezalarının infazı’ bağlamında geçmesidir. 

Bu durum hem üzücüdür hem de Almanya Anayasasının ihlali anlamına gelmektedir. 

Çünkü; Alman Anayasası’nın 4’üncü maddesinde “İnanç ve vicdan özgürlüğü ile din ve dünya görüşü özgürlüğüne dokunulamaz” denilmektedir.

Unutulmasın ki; Almanya’da 4 milyonu aşkın Müslüman yaşamaktadır. 

Ve bilinsin ki; Müslümanlar bu toplumun ve ülkenin doğal birer parçasıdır. 

Bu insanlık dışı tavır, utanç verdiği kadar Alman devletinin “hukuk devleti” görüntüsüne de gölge düşürmektedir…

Çözüm; ülkede yaşayan Müslümanlara anayasal haklarının tanınması  için İslam Dini’nin resmi din olarak kabul edilmesidir.

 

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle