• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

Din hizmeti ve bu hizmetin erleri (4)

09 Ağustos 2026
A


İlhan Oral İletişim: [email protected]

Din hizmeti ve bu hizmetin erleri (4)

İLHAN ORAL

Müslümanlar bugün insanlık tarihinin en garip ve en belirsiz hayat sürecini yaşamaktadırlar. Bu acı gerçeğin farkında olmamaları yüzünden zelil ve perişandırlar.

Müslümanlar bugün dindarca yaşadıklarını zannederek durumdan rahatsızlık duymuyorlar. Yalnızca tek bir tefrika belasından neler kaybettiklerinin farkına varamıyorlar. Bu tefrika ile ilgili bir ayeti kerime bizim tabularımızı buharlaştırıyor;

“Ey Resûlüm dinlerinde tefrikaya kapılıp grup grup olup parçalananlarla Sen hiçbir meselede onlardan değilsin. Ancak onların işleri Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara ne yaptıklarını bir bir haber verecektir.” (En’am:6/159) Özellikle günümüzde din hizmeti verme arzusu ile mücadele vermeye kalkışan çoğu kardeşimiz bu tefrikanın tam girdabında boğulma riskini yaşıyor. Tefrika fitnedir. Fitne ölümden beterdir.

Öyle ise şimdi oturup tefrika ile tevhidin mukayesesini ve durumumuzun muhasebesini yapalım. Müslim, mümin, muvahhid, muhlis kulların yollarına girelim.

“Ey Resûlüm insanlardan öylesi vardır ki, dünya hayatına ait sözü senin hoşuna gider ve o, kalbinde olana Allah’ı şahid gösterir. Oysa o, düşmanların en beteridir. 


O münafık, yeryüzünde iş başına geçti mi orada fesat çıkarıp yaymaya, ekini ve insan neslini bozup helak etmeye koşar. Allah fesadı sevmez.” (Bakara:2/204,205) 

Burada çok dikkati cazip bir uyarı yapılmaktadır. Kâfirler ile müslümanların safları, sorumlulukları vardır. Aradaki zıtlıkları vardır. Bunların netleşmesi gerekiyor.


“Kâfirler birbirlerinin dost ve yardımcılarıdır. Eğer siz emredildiğiniz gibi dostça yardımlaşmazsanız, yeryüzünde İslâm zâ’fiyeti gibi fitne ve küfür hâkimiyeti gibi büyük yıkıcı fesad çıkar ve yayılır.” (Enfal:8/73) 

Bugün İslam coğrafyasında yaşanan da bundan ibarettir. İslâm zâ’fiyetine maruz kalıp o fitne ve küfür hâkimiyetine teslim olmamak için mutlaka Allah’ın Kitabına bağlanmak gerekiyor. Bunun ne kadar önemli olduğu gün ışığı gibi açıktır;


“Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, kâfirlere karşı çok şiddetli, birbirlerine karşı da çok ve devamlı merhametlidirler. Onların, rükû ve secde hâlinde, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, irileşmiş, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler.” (Mummed:48/29) 

Müslümanlar bu kalite ve bu kıvamda oldukları müddetçe Allah Teâlâ’dan başkasına boyun eğmediler. Cehalet ve tefrika girdabına kapılmadılar. İzzet ve şereflerini kaybedip zelil ve perişan olmadılar. Müslümanlar onurlarıyla yaşadılar. Kalitelerini kaybedince mağdur ve mazlûm düştüler.  Kölelik moduna girdiler.

İslam ülkelerinde bebeklerimiz, çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız ve nice insanımız dijital âlemin azad kabul etmez kölesi oldular. Firavun metodunu güncelleyip uygulayan dijital ortam, insanları “beyni çıkarılmış” kuşa çevirmiştir. O “beyni çıkarılmış” kuş nereye çarparak helak olacağını kestiremez. Müslümanlar da ümmet olmadıkları halde nerede ne zaman ve nasıl helâk olacaklarını tahmin bile edemediler, edemiyorlar, gittikçe parçalanıyorlar. Bu ortamda çerçöple uğraşıyorlar.

Müslümanların ümmet olmaları gerekirken nefislerini kutsayıp tanrılaştırdılar. Bazen de derneklerde, tarikatlarda veya partilerde figüranlık yapmakla yetiniyorlar. 

Fakat müslüman nerde olursa olsun dipdiri yürür ve dimdik mücadele eder. Bireyci ve pısırık olmaz. Yolundan sapmaz. Kur’an’dan şaşmaz. Bid’ata kapılmaz.

İşte, DİN hizmeti ve yiğit erleri! Esselamu aleykum


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23