• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Türkiye’nin guguk kuşları!

28 Ağustos 2023
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

 

Guguk Kuşu kuşlar içinde en çıkarcı kuş türüdür. Bizim memlekette her mart ayında gelir, yanık yanık avaz avaz öter sonra da kaybolur. 

Adına çeşitli hikâyeler, masallar uydurulur. Maniler yazılır.

Ötüşü güzel ya; o sesinin güzelliği bizleri mest eyler.

Meğer Guguk Kuşunun asıl hüneri sahteciliğindeymiş. Kendisi kuluçkaya yatmaz, kuluçkaya yatan bir serçenin annelik duygularını istismar ederek, onun yumurtalarını veya yavrusunu yuvadan attırıp oraya yerleşerek kendini besletirmiş.

Kendi bedeni serçenin bedenine oranla daha iri olduğu için anne/baba serçe yiyecek taşımaya yetişemiyorlar.

Yavru guguk, bu serçenin yuvasını böyle bitap düşürürken, anne guguk kim bilir başka kaç serçenin yuvasına tasallut etmeye devam ediyor?

Hayvanlar âlemindeki her örnek veya hikâye insana bir ders verme niteliğinde.

Hayvanlar kendileri insanlara örnek olacak bir şey inşa etmiyor, aksine onların yaratılış ve yaşayışları zaten örnek.

Bu örneği kendimize uyarlayacak olursak görürüz ki; Müslüman Türk Milleti bin yıldır bu topraklarda İslam’a uygun bir hayat sürerken, İslami değerleri diri tutmada ve İslam’ı harici düşmana karşı savunmada örnek olabilecek bir şana sahip olmuşken, Osmanlı Padişahı II. Bayezit’in İspanyadan kaçan Yahudileri Osmanlı mülküne kabul edip onlara merhamet etmesi sonucu bu sorunlu topluluk zamanla beşinci kol faaliyetiyle Osmanlıyı içten içe çökertmiş ve nihayet serçenin yuvasına yerleşen guguk kuşu gibi, kilit noktalara yerleşerek yuvayı dağıtmıştır.

Ülkemizin kaynaklarıyla beslenen, “her mahallede bir milyoner çıkaracağız” denilerek kapitalizmin bu topraklarda yerleşmesine araç yapılan, sonra da yuvanın asıl sahiplerini idam ederek, öldürerek, sürgüne göndererek yuvayı ele geçiren ve nihayetinde de siyasetten kültüre, iktisattan eğitime her alanda yuvanın hakimi olan bu kökü dışarıda sahteciler, mandacılar, Batıcılar… Kısaca Leaniler yüz yıldır kemiklerimize kadar soyarak, iliklerimize kadar sömürerek bizleri fakir düşürmüşler.

Biz ise hala annelik dürtüsü ile bu embesilleri besliyor, fındığımızı, pancarımızı, çayımızı, domatesimizi, hasılı her şeyimizi boğazı tokluğuna onların iştah açıcı kârlarına teslim ediyoruz.

Hâlâ annelik dürtüsündeyiz.

Bir türlü serçe mantığından kurtulamıyoruz.

Allah’ın lanetli kulları. Kur’an o kullara “Belhüm edal: Hayvandan da aşağı” diyor.

Koca bir Osmanlıyı nahak yere İngiliz planlarıyla yıkarak, güya “saltanat miadını doldurmuştu” diyerek ülkemizin başına çöreklenmişler.

Saltanat miadını doldurduysa hilafete ne olmuştu? O da mı miadını doldurmuştu?

Bir türlü uyanamıyoruz. Yine uyanamıyoruz.

Aklı Hristiyan Avrupa’da kalmış, gönlü Siyonizm’in değirmenine su taşıyan, İslam’dan tiksinen, Müslümandan uzak duran bir avuç mütegallibe, bakıyorsunuz her fırsatta dini ve ahlaki değerlere saldırıyor. Ekonomik ayarları bozuyor. Türkiye’yi oraya buraya şikâyet ediyor… Hasılı, istikrar olmasın diye elinden geleni ardına koymuyor.

Çünkü bozulan kendi dirliği değil başkasının. Çünkü kendisi zaten bu toprakların ve iklimin insanı değil, göçmen kuş… Bir ay sonra geçip asıl ülkesine gidecek.

Burada kazandığını asıl ülkesindeki bankalara, şirketlere yatırıyor. Nasıl olsa asıl vatanı orası.

Zenginliğini başka yerlerdekilerle paylaşıyor. Çünkü asıl mensubu olduğu millet orada.

Bize gelince; İTÜ’ye gizli gizli cami yapıyormuşuz.

Boğaziçi Üniversitesinde hâlâ otoriteyi sağlayamadık.

GATA’ya Cumhurbaşkanının hanımı daha yakına kadar başörtülü girememişti.

Türkiye uzmanı, tecrübeli Alman gazeteci Klaus Günter’e göre; Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiçbir zaman Türk ve İslam devleti olmadı. Yeni Türkiye Cumhuriyetini ve resmi ideolojiyi tesis edenler hep gizli Yahudiler ve gizli Ermenilerdi. Zaten Osmanlının son dönemi de İngiliz işbirlikçisi gizli Yahudi ve Ermeni’yle doluydu. Hatta çoğu da idareciydi.

Bu hususta Klaus Günter’e ait olup Birgül Yayman Erdener tarafından çevrilen uzunca bir makaleden bir bölümü aşağıya alıyorum:

“Osmanlının yıkılabilmiş olması, bir imkânsızın başarılmasıdır.

Avrupalıların ve bölgede yaşayan gayri İslami unsurlar için, ‘Bir daha Osmanlı ya da başka bir İslami idare kurulmasına da mani olmak lazımdı. Bunu nasıl sağlarız’ endişeleri vardı. Bu nedenle, yeni T.C.’nin rejimi tamamen İngiliz gizli servisleri ile birlikte hareket eden Sabetaycı gizli Yahudiler ve Türkiye masonluğu tarafından kuruldu.

Yine o yıllarda ‘İstiklal Savaşı kahramanı’ ve ‘Büyük Türk Kurtarıcısı” konumunda gösterilen yüzlerce kişi de aslında Türk ve Müslüman değillerdi. Elbette ki kimse illa Türk ve Müslüman olmak zorunda değildi. Bununla birlikte hiç kimse Türkleri ve Müslüman unsurları aldatma ve gerçekte olduğundan başka bir kimlikte, gerçekte olduğundan başka bir inanışta ve fikriyatta görünme hakkına ve kaldı ki başka milletlerin ve devletlerin menfaatini gözetip taktik surette Türklere ihanet etme hakkına asla sahip değildi. Bir Katolik Hristiyan Alman olarak bunu ifade etmekte hiç zorlanmıyorum ki Ermeniler ve Yahudiler, asırlarca kendilerine çok adil ve insani şekilde muamele eden Müslüman Türklere karşı bu yaptıklarında haklı değillerdi.”

Evet, Guguk Kuşu öterek sersemletiyor, iterek yuvamızı bozuyor, yutarak ürettiklerimizi eritiyor, satarak varlığımızı peşkeş çekiyor… Biz hâlâ annelik dürtüsüyle “koruyucu anne” görevi yapıyoruz! Uyanıncaya kadar böyle, vesselam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Süleyman Sırrı Dinçer

Kaleminize sağlık Kardeşim.

Sosyalist (SSCB dağıldı bitti gitti diyene cevap)

SSCB çöktü ama bu sosyalizm fikrinin çökmesi değildi. Sömürünün son bulacağı, bütün insanların insanca yaşama hakkına sahip olacağı, eşit ve özgür bir toplum idealinin adı olan sosyalizm son bulmaz arkadaşım. İnsanlığın geleceğinde olacaktır mutlaka. Paranın dini denebilecek kapitalizm son bulacaktır. Bulmalıdır daha doğrusu, yoksa her şey mahvolacak. Daha çok kar elde etme hırsı bütün dünyayı ve insanlığı yok edecek. Dizin Asrı Saadet dediğiniz dönemin bitmesi nasıl İslamın bitmesi değilse SSCB’nin bitmesi de sosyalizmin bitmesi değildir…
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23