• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Söyler misin ey hüzün! Hangi renginle açarsın bugün?

25 Ağustos 2023
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

 

Bir zamanlar Anadolu’nun en itilmiş ve yadsınan öğrenci topluluğu idik. Halk arkamızda ama cahil, devlet kerhen yanımızda amma çekingen, bürokrasinin yanımızda olanları var lakin cesur olanları karşı safta… Cumhuriyeti kurduğunu iddia eden parti ve onun mihverinde olan basın, onların dönüştürdüğü zengin ve memurin sınıfı karşı cephede.

İmam Hatip ve devamı olan Yüksek İslam Enstitüleri ağzı var dili yok, duyguları var lakin hedefe ulaşmak en önemli önceliği okullar…

Okulumuzun genç, dinamik, pırıl pırıl hocaları var. Giyiminden kuşamına, ilminden terbiyesine, davranışından seviyesine varıncaya kadar pırıl pırıl…

Bunlardan biri Prof. Kemal Sandıkçı merhum idi ki; aramızdan ayrıldı. Hadis sahasında bir otorite idi.

Diğeri daha iki hafta önce aramızdan ayrılan Prof. Mustafa Uzunpostalcı ki Türkiye’de İslam Hukuku alanında sayılı birkaç kişiden biri; üçüncüsü de dün, yani 24/08/2023 tarihinde aramızdan arılan Din Psikolojisi hocası, benim de üniversiteden tez hocam Prof. Hüseyin Peker…

Hüseyin Hocam en son Giresun İslami İlimler Fakültesi dekanı iken bir amansız kansere yakalanıp ruhunu Allah’a teslim eyledi.

Rabbim makamını ali, mekânını cennet eylesin.

Yukarıda da söylediğim gibi hocalarımız konularına vakıf, derslerinde başarılı öğretmenlerdi.

Okuduğumuz yıllar sağ-sol çatışması yılları olmasına rağmen, Yüksek İslam Enstitüsünün çevresi, biraz aşağı mahalleler sol görüşlü gençlerin paslaştığı muhitler olmasına rağmen, bazı arkadaşlarımızın yollarına çıkılıp posta konulup tartaklanmalarına rağmen… Ve bizler aynı inanca, dünya görüşüne sahip olmamıza rağmen hiçbir hocamız bizleri kışkırtacak tek kelime söylemediler.

“Siz de grup olup size hava atanlara haddini bildirin” demediler.

Hatta bazı arkadaşlarımız, duygusal refleksleriyle teklif dahi etmelerine rağmen, hocalarımız, aşağı yukarı aynı minvalde yaklaşımlarda bulunarak, mesela:

“Kiminle kavga edeceksiniz?

-Solcu veya Ülkücü, karşımıza kim çıkarsa…

Bunların isimleri nedir?

-Diyelim ki Ahmet, Mustafa.

-Sizinki de Ahmet/Mustafa. Sırf sol veya ülkücü görüşlü diye, Siyonist şer güçler ellerine silah vermiş diye, onları kamplara ayırmış diye, Türkiye’nin birliğini, dirliğini istemeyenlerin oyunlarına sizlerde mi düşeceksiniz?

Ahmet Ahmet’le, Mustafa Mustafa’yla kavga mı edeceksiniz?

Sizin göreviniz ara bulmak değil mi?

Ehl-i Küfür zaten bunu istiyor!

İkna yoluyla bizleri bu kayıkçı dövüşünden uzak tuttular.

Şükür ki; hiçbir arkadaşımız bu yüzden dayak yemedi, yaralanmadı, hapse düşmedi ve kurşunlandı veya kimseyi incitmedi.

Bu memleketin bize çok ihtiyacı vardı ve zamanı gelince bunun ne kadar doğru olduğunu gördük.

Hüseyin Peker hocamız da o yıllara ait genç, dinamik, yakışıklı, dersini iyi hazırlayan bir hocamızdı. Mütebessim bir çehre ve mukni bir anlatım şekliyle.

Her hocamız gibi o da “bir an önce ders başlasın, hocamız derse gelsin” dediğimiz hocamızdı.

Veysel’in dediği gibiydik:

Sen petek misali, Veysel de arı,

İnleşir beraber yapardık balı.

Şimdi mevsimi hazana ulaştık. Hocalarımız aramızdan ayrılıyor, arkadaşlarımız aramızdan ayrılıyor.

Kervan yola devam ediyor lakin bitap düşenler yoldan da düşüyor.

Her nefis ölümü tadacaktır ki dünya hayatının en şaşmaz, en adaletli kanunudur bu.

Ölüm olmasaydı bu kadar ihanet, hıyanet, rezalet, karşılığını nasıl bulacaktı.

Her adi, hain, zalim yaptığının karşılığını bulmadan, almadan adalet yerini nasıl bulacaktı?

Bazen, içinden çıkamadığımız bir adaletsizlik karşısında “iyi ki ahiret var” diyoruz.

İyi ki Allah var ve mahkeme-i kübra var.

Sevgili hocam!

Hakkım annemin ak sütü gibi helal olsun.

Rabbim yolculuğunu mübarek kılsın ve seni “Naim Cennetleri”nde ağırlasın.

Kalanlarına sabırlar dilerim.

Bizler de inşallah sizlere kavuşacağız. Vesselam. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mardinli hoca

Sayın İdris hocam dilinize yüreğinize sağlık. Çok güzel bir yazı kaleme aldıniz.Maalesef Koca Osmanlı devleti yikanlarin torunları önemli yerlerdeki işgal ediyorlar.Zaten Osmanlı devleti yıkan büyük şeytan İngilizler ve iç hayinlerdir.Hemde o hayinler millete kahraman olarak kabul ettirdiler.Ve böylece devlete ele geçirdi ler

Ne renk

 kalbine düşen bir şey vesvese midir ilham mıdır? Bunları nasıl anlarız ?????
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23