• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Sakinleşen geceye yemin olsun

16 Ağustos 2023
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

 

İmam İbrahim, Sıbyan Mektebinin talebelerini Mektep Kıranına dizdi. Bir sıraya doğru tek sıra halinde hizaya geçirdi. Kendisi de karşılarına geçerek elindeki çubukla talebelere işaret ediyor, talebeler hep bir ağızdan “amin” diyorlardı.

Bugün günlerden perşembe. Her perşembe günü son dersten sonra böyle yapılırdı.

Okullarda nasıl ki pazartesi ve cuma günleri İstiklal Marşı okunursa Sıbyan Mekteplerinde de perşembe günü son dersten sonra merasim yapılır ve talebeler haftalık tatile girerlerdi.

Ertesi gün cuma ve tatil… Cuma günü yaşı yeten talebeler ve hoca camiye gidecek.

İmam İbrahim talebeleri bir hizaya dizdikten sonra: “Vedduha, velleyli iza seca: Kuşluk vaktine ve sakinleşen geceye yemin olsun!” ayetini okudu. Talebeler bir ağızdan: “Amin”dediler. Amin nidası Kandaz’ın sırtlarından Paşa Dağına doğru yankılandı. Çubuk gökte yarım bir kavis çizerdi. Tekrar kalkmak için aşağı inerdi.

Kuşluk vaktine yemin olsun ki bu memleket sakinleşecektir. Çevresinde yanan ateş çemberinin içinde serin ve sakin bir ülke olacaktır. Emir alan değil yol gösteren bir ülke olacaktır.

“Ma veddeake rabbüke vema gala: Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.”

Rabbimiz bize darılmadı ve bizi bırakmadı. Osmanlı İslam ve Hilafet Devletini kendi ellerimizle yıktık. Yıktılar. Ama Rabbimiz bizi beklemeye, dinlenmeye aldı. Ara verdi. Yerimize başka bir milleti tayin etmedi. Halbuki Maide Suresi 54’de: “Siz Allah’ın dininden yüz çevirirseniz Allah yerinize yeni bir kavim gönderir. Onlar Allah’ı sever Allah da onları sever. Kınayıcılardan korkmadan, kimsenin posta koymasına aldırmadan Allah yolunda cihad ederler” diyordu.

Osmanlı Cihan Devletini ellerimizle yıktık ama Allah bize darılmadı. Çünkü yıkan biz değildik. Yıkan Müslüman Türk Milleti değildi. İçimizdeki kriptolardı.

Rabbimiz bize küsmedi darılmadı. Yüz sene sonra yine kınayıcıların kınamasından, posta koyucuların postasından korkmuyor da tüm dünyanın gözlerinin içine baka baka: “Dünya beşten büyüktür” diyoruz.

Bir-iki kükreyişimiz Afrika’ya umut ve cesaret oldu da Batılı embesil vampirlerin defterleri dürülmeye başlandı.

Dünyanın gözlerinin içine soka soka Karabağ’da, Libya’da, Akdeniz’de, Suriye’de, Ukrayna-Rusya savaşında, Kuzey Irak’ta ya Batılı emperyalistlerin çizmelerine kum dolduruyor ya da maşalarının parmaklarını kırıyoruz.

Amin.

“Ve lel ahiratü hayrün leke mine’lûla: Senin için sonu ilkinden daha hayırlı olacaktır.”

Yeni durum ilkinden daha hayırlıdır. İngiltere’nin dayatmasıyla Musul’u, Kerkük’ü, On iki adaları, Batı Tırakya’yı bırakan korkak Türkiye’den, Lozan’a galip bir ülkenin temsilcisi olarak gidip daha birinci cümlesi: “Biz buraya sizden toprak istemeye değil bağımsızlığımızı istemeye geldik” diyen bir İnönü pısırıklığından, İkinci Dünya Savaşında İngiltere’den korkarak buğdayını denize döküp milletine kendi dışkısını layık gören Türkiye’den, Stalin’in Kars ve Ardahan’ı istemesinden korkup Batıya sığınan, Nato’ya sığınan Türkiye’den, 1967 Jonsun mektubuyla Kıbrıs’a korkudan müdahale edemeyen Türkiye’den, 1974 te Kıbrıs’a müdahale edemeyip kocaman bir Türkiye’nin Başbakanı sıfatıyla İngiltere’ye koşan ve Dışişleri Bakanı James Callaghandan himmet ve inayet bekleyen Türkiye’den, Muavenet Zırhlısına ABD gemilerinden saldırı olup beş askerimiz şehit olduğunda kozak armut ısırmış gibi yutkunan Türkiye’den, on iki askerimize çuval geçirildiğinde sol yumruğunu sıkıp sağ yumruğuyla henüz gard alamayan Türkiye’den, dünyanın vicdanı olmuş bir Türkiye;

Dünyanın mazlum milletlerini açlıktan kurtaracak bir Türkiye;

Dostluğuyla iftihar edilen, düşmanlığıyla çekinilen bir Türkiye;

Ekonomik sıkıntılarımız olsa bile (her ülkede var) kendi göbeğini kesebilen bir Türkiye durumuna gelmişsek; sonumuz ilkimizden hayırlıdır.

Amin.

İmam İbrahim, çubuğu bir kavis gibi, adeta bir hilal gibi yaparak yere indirdi. Tekrar okuyarak kaldırdı.

“Velesevfe yu’atıke rabbüke feterda: Ve Rabbin yakında istediklerini sana verecek ve sen razı olacaksın.”

Dualarınız kabul olacak Ey Müslüman Türk Milleti. Yakında yeni bir medeniyetin, yeni bir vizyonun, yeni bir çağın içinde bulacaksınız kendinizi. Cuma gününüz yeniden tatil olacak. Fikir ve düşüncenin önündeki engeller, üzerindeki yasaklar kalkacak. Sahte kahramanların makyajları dökülecek. Gerçek kahramanları tanıyacaksınız.

Amin.

“Elem yecidke yetimen fe âvâ: Rabbin seni yetim bulmadı mı ve barındırmadı mı?”

Boğazlanan Osmanlı yanında bütün İslami ve milli müktesebatını ret eden, kabul ettiğini de kontrol altında tutabilmek ve yasaklaya yasaklaya; tedricen yok etmek isteyen bir “imankırım” sürecinden sonra Rabbimiz mağaralarda, bodrum katlarında, gizli mekanlarda, kışın kar yığınları evlerin boyunu geçince yaylalarda bu dini hizmetleri devam ettiren ehli imanın gayretlerini bereketlendirip barındırarak bu günlere getirmedi mi?.

Amin.

“Ve vecedek dâllen fe heda: Seni şaşırmış halde bulup yola iletmedi mi?

Köy Enstitüleriyle ve diğer eğitim kurumlarıyla Batı hayranı bir nesil yetiştirilip sonra da sağcı solcu diye ikiye ayrılıp her ikisinin de eline silah verip kardeş kanı dökerek, her on yılda bir darbe yaparak, milli muharip veya savunma amaçlı fabrikaların hepsini Avrupalıların telkiniyle ve gözüne girmek için kapatarak iyice şaşırmış, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay bir umre ziyareti yaptı diye ortalığı ayağa kaldıran, kocaman bir ülkeyi ve bir milleti Joseph Hamlin’in kurduğu Robet Kolej’den mezun olanlar eliyle yıllarca siyaseten, iktisaden, fikren yöneten bir ülke şaşırmışlığından tarihine bağlı, imanlı olmayı alnının çatına yazan bir sürece dönüştürmedi mi?

Amin. Vesselam.                      (Devam edecek.) 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

A. D.

Amin amin amin. Velhamdü lillahi Rabbil alemin.

Adil Olmak

Bir sürü ipe sapa gelmez iftiramarı sıralamışsın Cumhuyeyin Kurucu kadrolarına. Adaları İngilizlere veren çok övdüğümüz Abdülhamit değil mi? Fikir ve düşüncenin önündeki engeller kalktı diye mi FETÖ nün hapiste çürütmek istediği Gazeteci Barış tekrar hapise atıldı. Siz fikir Hürriyetnden sadece kendiz için fikir ve hürriyetini anlıyorsunuz. Tekdeğil cezaevinde kriminal tutuklu sekiz yüz kişi sınır dışı edilmek için dışarı salınmışlar, ara ki bulasın!Kaybolmuş lar gören var mı? Ama Muhalif Gazeteci Barış beşinci kez hapse atıldı. FETÖ de onu içerde çürütmek istiyordu. Çünkü foyaları ortaya döken bir kişiliği var, sevilmez! Hani ,zalim babamız olsa da mazlum düşmanımız olsa da biz mazlumdan yana olacaktık? Bir gün adalete herkesin ihtiyacı olabilir. .
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23