• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Liderlik örnekleri

11 Eylül 2023
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Malum olduğu üzere liderliğin okulu yoktur. Bir idareci bir memurunu veya bir öğretmen öğrencilerinden birini grubun başına tayin etse, onun yaratılıştan gelen liderlik özelliği yoksa başkan olur da lider olamaz.

Başkan ile lider arasında şöyle farklar vardır: Başkan kendisine bir üstü tarafından verilmiş talimatı uygular. Lider ise kuralları kendi koyar.

Başkanın görevi süreç sonunda biter. 

Lider ise daima liderdir.

Başkanın idare etmekle görevlendirildiği kimseler bir görev veya gaye için bir yerde kümelenmiş insanlardır. Liderin ise etrafında insanlar kendiliğinden toplanır da bu durumdan zevk alırlar.

Böyle iki liderden misal vereceğim şimdi:

HACI NECDET AKDOĞAN

Kendisini o tarihlerde Çarşamba’ya bağlı Gölceğiz köyünde tanıdım. O köy doğumlu fakat Samsun’da ticaretle iştigal eden, bir eli hak ve hayır işlerinde bir ağabeyimizdi. Halen yaşıyor ve Allah hayırlı uzun ömür versin.

Ben de o köyde İmam Hatibim. 

Köyün bir imam lojmanı var ama içinde bugünün şartlarında kimse durmaz. Mutfağı yok. Banyosu yok. İki küçük oda…

Cemaatten bazıları ki; hepsi Rahmet-i Rahman’a kavuşmuş kimseler; sabah namazlarından sonra bir lojman yapılması konusunu tartışıp dururlar lakin bir türlü bir adım atamazlar. Karar veremezler.

Âlem bilir ki bu caminin acilen bir lojmana ihtiyacı var. 

Köyün ileri gelenleri de bu konuda hem fikir ama lider? Lider yok. Para var, usta var, destek var, ihtiyaç var lakin cesur bir ses yok.

Bir bayram namazında o gün Hacı Necdet Akdoğan da namaz için köye geldi.

İyi ki de geldi.

Namazdan sonra bu lojman konusu yine açıldı. Necdet ağabey meseleyi öğrendi. “Arkadaşlar! Eğer bu köye bir lojman yapılacaksa ki yapılmalıdır; onun yolu, şöyle bir lojman yapılacak yere geçelim, değerlendirelim. 

Şaban usta kaça çıkar yüz metrekarelik bir lojman?

Şükrü ağabey sen ne dersin?

Arkadaşlar mutabık mıyız?

Öyle ise yarından itibaren lojmana başlıyoruz ve nihayetlendiriyoruz.»

Lojmana başlandı ve kısa sürede tamamlandı.

Lider…

Bitişik köy Hamzalıya dört katlı yatılı bir Kur’an Kursu yapıldı. Hafızlar yetişti. Yine Hacı Necdet Akdoğan’ın cesareti, liderliği, öncülüğü sayesinde.

Lider... Tabi lider olmanın bir şartı da halk tarafından sevilmek... Sevgi de parayla olmuyor.

Halk arasında muteber bir söz vardır: Bin işçi bir başçı…

HACI TÜRKCİHAN SOYSAL

Almanya’nın Velbert ilçesinde tanıdım. Oranın Mili Görüş Cemiyeti Başkanı idi.

Nevşehirli… Küçük yaşta Almanya’ya gelmiş.

Bir araba fabrikasında çalışıyor.

Ayrıca boş zamanlarında başka bir ek iş yapıyor.

Orada bir cami ve külliye yapımı için Türkcihan’a vazife verilir. Türkcihan Başkan ekibini kurar. Ekibini kurduktan sonra sıra başkanlıktan öte liderlik yapmaya gelmiştir. Arkadaşlarıyla gayet bir uyum içinde, kadife gibi nahif ve yumuşak sesi ve üslubuyla, önce istişare eden sonra da alınan karardan dönmeden yani zırhını giydikten sonra daha çıkarmadan uygulamaya geçen ve işi sonlandıran bir liderlik örneği…

Önce Hoffman adlı bir Alman’ın kereste atölyesi alınır. Fakat atölyenin dört katlı da evi vardır. Ev ile birlikte…

Sonra evin hemen yanında beş katlı sayılabilecek bir bina daha satışa çıkarılır. Altında porno shop olduğu ve camiye gelip gidecek cemaati rahatsız edeceği için orayı da satın alırlar. Evler kiradadır ve bankaya borcu kiralar ödeyecektir. Geriye atölyenin camiye dönüştürülmesiyle ilgili masraflar kalmıştır. Bu da epey bir masraftır.

Cami, kadın mescidi, öğrenciler için sınıflar, idare odası, genç erkekler odası, genç kızlar odası, mutfak, kantin, gıda satış odası, konferans salonu, imam evi… Bu her babayiğit cemaatin veya her babayiğit liderin altından kalkabilmeyi göze alabileceği husus değildir.

Üye sayısı kırk… Onun da on beşi aidat ödüyor.

Burası Almanya ve bulunduğunuz ilçede ancak yedi bin Türk var. Altı adet cami var…

Eğer samimi bir cemaat iseniz, eğer samimi ve cesur bir lideriniz varsa, Allah uzakları yakın ediyor.

Her zorluktan sonra bir kolaylık veriyor.

Çoğunlukla kendileri çalışıyorlar. Maşallah ellerinden her iş geliyor. Tam bir vazife adamı kimseler. Ahmet Bıyıklı, Rıfat Göncü, Habip Erim, merhum Habeş Yıldırır, Kamil Mert ve diğerleri… Allah yardım ediyor demiştim.

İşte bir misal: Geliri nasıl artıralım sorusuna cevap arıyorlar. Şöyle bir karar alıyorlar. Ev taşıma işini şirketler yapıyor. Çok da yüksek fiyata. İki bin beş yüz, üç bin eurodan bahsediliyor.

Diyorlar ki; Türkler arasında veya Alman, farketmez; evini taşımak isteyen fakat henüz bir firmayla anlaşmayan birine denk gelirsek onun evini biz taşıyalım. Altı yüz euroya… Parasını camiye harcayalım.

Ertesi veya daha ertesi gün... Habip Erim, dolmuş taksi şoförü… Arabaya aldığı yaşlı bir Alman kadının evini taşıyacağını fakat henüz bir firma ile görüşmediğini öğreniyor. “Biz altı yüze taşıyalım” diye teklif ediyor. Kadın kabul ediyor.

Yönetim kurulu topluca gidip evi taşıyorlar. Sıra para takdimine geliyor. Kadın bir çap parayı getirip Türkcihan Soysal’a veriyor. Başkan sayıyor, bakıyor ki altı yüzden fazla. Altı yüzü ayırıp; yaşlı kadındır, belki karıştırmıştır diyerek kalanı kadına veriyor. “Madam yanlışlıkla fazla vermişsiniz. Anlaşmamız altı yüzdü” deyince kadın: “Hayır diyor. Bilerek verdim. Çünkü sizin bu paraya çok ihtiyacınız var!!”

İki bin beş yüz Euro…

Evet, bu paraya ihtiyacınız var. Hristiyan bir Alman diyor bunu?!

Türkiye bunun daha üst örneğini yaşamıyor mu? Yirmi beş yıldır Türkiye bir ikinci lider çıkarabiliyor mu?

G20 toplantısına bir lider damga vuruyor: Recep Tayyip Erdoğan.

BM toplantısına o damga vuruyor. Tahıl sarfiyatı konusuna yine o.

Seksen beş milyon ülkenin tüm lider adayları toplantıda nal attılar. Meğer Tayyip Erdoğan’ı yeniden seçtirmek için toplanmışlar.

 Allah razı olmuşsa niyetinizden, hiçbir nusretini esirgemez gayretinizden… Vesselam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

RTE damgasi

Tahil üreten, tahıl ambarı Türkiye'den, savaşan 2 ülkeden Dünyaya tahıl dağtılabilmesi için çabalayan Türkiye.

Aslinda

En başta onu yazacakti da, zemini doldurabilmek için üfürdü savurdu.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23