• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

İslam’da içtihat kapısı

04 Ekim 2023
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Ehli Sünnet mezhebine bağlı bugün cemaati olan dört mezhep var: İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin müçtehit imamı olduğu Hanefiyye, İmam İdris eş Şafi’nin müçtehit imamı olduğu Şafiyye, İmam Maliki’nin mücahit imamı olduğu Malikiyye, İmam Ahmet b. Hanbel’in mücahit imamı olduğu Hambeliyye...

Bunlardan İmam-ı Azam “Rey ehli” diğer üçü “Hadis ehli”dir.

Rey Ehli ne demek?

Bu meseleye “Rey Ehli”ni tanımlayarak bakalım. Rey Ehli: Bir müçtehit imamın hadisi kabul etmekle beraber, insanların dini problemlerini çözmede şahsi görüş ve içtihatlarını da kullanan İslam Alimlerine Rey Ehli denir.

Anlaşılmaktadır ki Rey Ehli için ictihadi yollar kapalı değildir. Bir konuda ayet ve hadis yok ise, Hadis Ehli alimleri ya başka bir mezhebin içtihadını taklit edecekler veya susacaklar.

Rey Ehli; ayette ve hadislerde cevabı olmayan konularda yine ayet ve hadislerin ruhuna aykırı düşmemek kaydıyla içtihat(yorum) yapabilirler.

İslam statik bir din değildir. Dinamiktir, canlıdır.

Belli bir çağ için gönderilmemiştir, kıyamete kadar bakidir.

Belli bir bölgenin dini değil cihanşümuldür.

Kur’an, çeşitli rivayetler olmakla birlikte peygamberimizin vefatından üç ay önce inen “Bu gün dininizi kemale erdirdim. Size din olarak İslam’ı seçtim. Maide/3” ayetinden sonra da, hatta bir başka rivayette peygamberimizin vefatından yedi gün öncesine kadar indirilmeye devam edilmiştir. Yedi gün önce vahiy kesildiyse ondan sonra da peygamberimizin sözleri(hadis) mutlaka kaydedildi ve onların hüküm içerenleri müçtehitlerin içtihatlarına konu oldu.

Şunu demek istiyorum: “İçtihat kapısı kapandı” diyerek yeni içtihat yapılmasının önünü tıkamak isteyenlerin yıllardır süren iddiaları son yıllardaki bazı gelişmelerle çöktü.

İçtihat kapısı kapandı diyenler kendileri en büyük müçtehit olma yolunda gayret ediyorlar.

İçtihat kapısı kapanmaz. İçtihat yapacak bir müçtehit âlim yoksa âlimlerden oluşan bir konsey, kurul bunu yapar. Nitekim Din İşleri Fetva Kurulu, Ezher Fetva Kurulu, Avrupa Milli Görüş Fetva Kurulu ve devamı kurullar her yerde vardır.

Çünkü İslam dinamik bir dindir ve çağının meselelerine mutlaka cevap vermelidir.

Kan nakli, organ nakli gibi konular nasıl ki yeni meseleler ise ve bunların caiz olup olmadığı konusu cevaplanmalıysa, bunun gibi daha nice konular önümüze gelecektir.

Burada Avrupa Milli Görüş Fetva Kurulu üyesi Hulusi Ünye Hoca ile aramızda geçen bir diyaloğu anlatayım.

Sordum: Siz altı aylık dananın kurban olabileceğini söylüyorsunuz. O hayvan reşit olmadı ki… Reşit olma yaşı iki yıl değil mi?

Cevap: “Almanya’da tosunlar altı ayda beş yüz kilo oluyor. Altı aydan sonra da kimse tosunu beslemiyor ve kesime gönderiyor. Dişi hayvanları zaten satmıyorlar. Sadece ihtiyarlayanları satıyorlar. Peki, Avrupa’daki Müslümanlar sığır kurban edemeyecek mi?”

-?

Ayrıca bu durum yarın Türkiye’de ve tüm dünyada böyle olacak. Kim, ‘kurbanda üç kuruş pahalı olur’ diye iki yıl tosun danayı besler? Altı ayda beş yüz kiloya ulaştırıp iki senede dört kez malını satar. O zaman ne olacak?

-?...

Veya bir başka örnek..

Çok zengin bir erkek. Evlenmiş, ama çocuğu olmamış.

Daha sonra evli olduğu hanımın kullanması amacı ile sperm bankasına sperm bırakabilir mi?

Varsayalım, erkek ölene kadar yine çocuk olmadı, vefatından sonra, eşi sperm bankasından eski eşinin spermini alabilir mi?

Verilecek cevap ilk elden “asla” olabilir..

Dört aylık iddet müddeti ile tekrar soru açılacak, konu tartışılacak..

Yine asla denilecektir, çünkü koca ölmüştür, nikâh düşmüştür.. 

Hasılı; görüldüğü gibi, süt bankası, sperm bankası, kan bankası… Bunların hepsi tıptaki inkişafın getirdiği meselelerdir. Bunun gibi nice meseleler oluşmaktadır. Bu sorulara mutlaka cevap verilecektir. Cevap “olur” da olsa “olmaz” da olsa bu bir içtihattır.

Din hak din ise, kıyamete kadar baki ise mutlaka soruları cevaplayacaktır. İçtihat kapısının kapalı olduğu bir dil sürçmesi olmalıdır. Elbette ki İslam kıyamete kadar bakidir ve tüm meselelere cevap verecek dinamizme sahiptir.

Bizler onun için Hanefi Mezhebindeniz, onun için Rey Ehliyiz, onun için dünya Müslümanlarının çoğunluğu Hanefi’dir.

Böyle olduğu halde bir mukayese yapalım: “Deniz avı ve nimetleri size helal kılındı, Kur’an Maide/96” ayeti orada dururken, “teb’an iğrenç görüntüye sahip olan midye, istiridye salyangoz, kalamar, deniz anası… v.s. gibi deniz ürünlerini Müslümanın temiz ağzına uygun görmeyen Rey Ehli sahibi İmamı Azam’ın içtihadına karşılık,  bir mevzi olayı “üsve-i hasene” olarak gösterenlerle nereye kadar nasıl gideceğiz? 

Vesselam. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

olmaz

27 nci sözü okuman lazım! karda kışta fırtınada kapı pencere açılmaz. şia içtihad(?) üzerine içtihad(?); yani zırva üzerine zırva yapıyor, ümmetin başı onlarla belada!

Azıtmışsın

Bu dediklerin ancak iman etmemiş olanların dedikleridir
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23