Olduğundan fazla azgınlaştılar
Son zamanlarda istemezükçüler kıyamet anının kargaşasını yaşıyorlar.
Emekliler hükumete karşı, Fetöcüler hükumete karşı, Kemalistler hükumete karşı, Süleymanlılar hükumete karşı, muhalefet hükumete karşı, foncular hükumete karşı, Ak Parti içinde aradığını bulamayanlar hükumete karşı...
Dışarıya kaçanlar kaçmış, açıkça bir sürü bot hesapla, içeridekiler bir sürü bot hesapla ağız dolusu laflar ediyorlar. Hiç biri bu hükumet giderse gelecek nasıl olmalıyı konuşmuyor. Gitsin de gitsin.
İdama mı gitsin? Gitsin. Derisi yüzülürse ne olacak? Yüzülsün. Hepsi mi gitsin? Hepsi gitse de olur. Arabistan’a sürülse ne olacak? Sürülsün Zaten Araplaşmışlar...
Yahu! Bu adam 25 yıldır gece demeden gündüz demeden, uyumadan yatıp yaslanmadan ülkeye hizmet etti, akla hayale gelmeyenleri yaptı, milletin hizmetine sundu. Bunların hiç mi hatırı yok?
Yok, göreviydi zaten. Yaptı ama ballı börek yedi de. Saraylarda yattı. Kendine kocaman bir saray yaptı. Gitsiiiiiin. Ayy fenalık geliyooor. Olmazsa Yunanistan’a kaçacağım. Barbados Adaları buradan daha emniyetlidir.
Yahu! İnsaf et. Okulların açıldığı gün çocukların kitaplarını masasında hazır buluyor. Güzel değil mi?
Değil. Bizim paramızla yapıyor bunları. Emekliye vermemek için kitaba harcıyor paralarımızı. Hem eskisi daha güzeldi. Okulun ilk haftalarında çocuklar ders işleyemezdi, kırtasiye yokluğundan. Sonra şehri gezerdik o kırtasiye bu kırtasiye... Vücudumuz yağ yakardı. Hantallıktan kurtulurduk. Çocuklarımız aldıkları kitapları ciltler, gözü gibi bakardı. Şimdi öyle mi?
Ahh! Ne söylesen boş. İddia ediyorum: (Haşa) Cennete at, Cehennemi isterler. Kevser Şarabından sun, Cehennemliklerin içeceği Zakkum suyunun tadı nasıl diye merak ederler.
Bazıları da boş boş “Mehdi gelecek, Mehdi gelecek” diyor. Yahu Mehdi’ye de inanmazlar, Hz. Peygamber bu asırda gelse ona da... Mehdi geldiğinde kendi cebinden mi finanse edecek? İnsanlar çalışıp terlemeyince mi onları müreffeh yaşatacak? Eğer öyle ise yani dünyanın cennetinde yaşatacaksa, en başta Sahabe karşı çıkmaz mı? Uhud’da şehit olan Hz. Hamza ne der? Yok, çalışarak mutlu bir hayat sürecekse Mehdi’nin bu günkülerden farkı ne?
Lakin durgun su, durdukça bozulur misali, bir kısım nankörler ne yapsan faydasız; illa kargaşa istiyor.
Şu günlerde Avrupa’daki sokak hareketlerine ne kadar özenen vardır. Hatta Türkiye’yi Araplaşmakla suçlayanlar bunu bile örnek gösteriyorlardır. “Bak, Batı ne kadar özgür! İstediklerinde yatakta, istediklerinde sokakta sabahlıyorlar. Biz gittikçe gerici oluyoruz” Ah ne sıkıntı ve dert içindelerdir Allah bilir.
Yalnız kötü bir haberim var: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Belediye başkanı olduğu 1994’ten beri, ne millete hakaret etti ne küfretti ne şımardı ne vatanı sattı ne vatanı küçülttü... Hatta hanımı Emine ve kızları da çizgilerinden zerre sapmadılar. Damatları ve oğulları da ülke için katma değer üretiyorlar. Bu şahsın neyine hesap soracaksınız? Karun’un hazinelerini bağışladınız da mı çıngıraklı yılan gibi ıslık çalıyorsunuz?
Kötü haberim: Bu millet 15 Temmuz’da Tayyip Erdoğan’ı yedirmeme operasyonuna katıldı. Darbelere karşı olsaydı o refleks, daha önce de olurdu. O gece bir kalkışmanın karşısında bu defa Abdülhamid’i yedirmeme sınamasıydı. Hem de herkes önceden hazırlıksızdı. Yoksa hedef askerler değil doğrudan şom ağızlar olurdu. Böyle biline...
Cumhurbaşkanlığı hükumet sisteminin getirisi bu.
Daha dün, evvelki gece yeni atamalar oldu, kriz çıktı mı? Kimsenin umurunda bile olmadı. Devlet birkaç ülkeye birden asker gönderdi. Hiç gürültü oldu mu? Kimsenin ruhu bile duymadı. Türk Ordusu ve Türk Devleti şu anda dünyada destanlar yazıyor, haberiniz var mı? Yok.
Öyledir. Devlet sessiz ve derinden giderse sonuç büyük başarıdır. Fertler de öyle. Bazen duyarız: Falanca öyle kazanıyormuş, arabalar evler alıyormuş, falan yere şube açmış... O gürültüler bir gün yerini batıyormuş, ilden kaçmış, şu kadar piyasayı dolandırmış haberlerine yerini bırakır. Öbür yanda bir komşusu daha vardır; sessiz ve derinden işi götürür. Aza kanaat eder. Ooo! o, zamanla şubeler açar.
Daha dün duydum: Bu yıl fındık ticaretine başlayan bir yeni yetme, piyasayı 79.000 dolar tokatlamış. Şimdi kayıplarda...
Onun için zaman zaman şairlerin altın sözlerine kulak vermek gerekir:
“Tiiz reftar olanın payine damen dolanır; Erişir menzili maksuduna aheste giden: Acele edenin paçaları ayaklarına dolanır. Maksadına yavaş gidenler ulaşır” Vesselam.







