İmam Hatip Okulları itibardan düşüyor mu?
İmam Hatip Okulları itibardan düşüyor mu?
İDRİS GÜNAYDIN
Türkiye’de eğitim hayatındaki iki proje, millete rağmen devletin sahip çıkması ile devlete rağmen milletin sahip çıkması ile varlığını sürdüren veya hatırasını sürdüren bir konumdadır. Devlete rağmen hatırasını sürdürüp hayatiyetini devam ettiremeyen Köy Enstitüleri; millete rağmen hayatiyetini sürdüren İmam Hatip Okullarıdır.
Köy Enstitülerinin arkasında devlet vardı fakat millet yoktu; İmam Hatip Okullarının arkasında millet var, devlet yok. Lakin ikisi de önemli eğitim projeleri idi. Köy Enstitüleri yaşasaydı keşke, lakin biraz rötuş yapılarak.
Şimdi elimizde İmam Hatip Okulları var ama, iddiaya göre onda da öğrenci kaybı var. İmam Hatip Ortaokul ve Liselerinde son beş yılda %12,33 oranında öğrenci kaybı olduğu söyleniyor. 2019/20 yılında 1 milyon 273.098 öğrenci var iken 2023/2024 öğretim yılında bu sayı 138.724 azalarak 1 milyon 134.374’e düşmüş.
2024/2025 dönemi itibarı ile İmam Hatip Liselerinde 475.000 ila 487.000 civarında öğrenci bulunmaktadır. Bu sayı, artan okul sayılarına rağmen önceki yıla göre bir düşüş eğilimi göstermektedir.
Burada etken olan bir diğer husus üniversiteye yerleşme oranındaki düşüşte etkilidir.
Bunun sebepleri irdelenmelidir.
İmam Hatip Okulları defalarca devlet eli ile ademe mahkum edildiği halde, orta kısmı kapatıldığı halde, İmam Hatip Lisesi mezunları toplumun her kesiminden evlenemediği halde; alay gördüğü, dudak büküldüğü halde; sadece alışverişte güler yüzle karşılaştığı lakin bürokraside, resmi kurumlarda yüz ekşitildiği halde; diri kalmayı bilmiş, küllerinden doğmuş bugünlere gelmiştir.
Türkiye’nin yaşadığı toplu nüfus yıkımının tesiri bu okullara da sirayet etmiştir maalesef. Öğrenci azalmasının birinci sebebi budur.
Sâniyen bu okullar bu kadar itibar görmüşse buna İmam Hatipli bir sevilen cumhurbaşkanının iş başında olmasındandır. Lakin o cumhurbaşkanı yıllara varan yorgunluğu hissettikçe tabidir ki; bu okullar da duraklama dönemi yaşayabilecektir.
Sâlisen bu okulların yapılanma biçimindeki olması gerekenlerdir. Öncelikle bu okullar bir meslek okullarıdır ama din bir meslek değildir. Kızların bu okullarda okuyor olması “İmam” ismi ile çelişmektedir. Bu okulların adı “Maarif veya Marifet Kolejleri” olarak değiştirilmelidir.
Ayrıca bu okulların düz lise veya Anadolu kısmı endüstri meslek lisesine dönüştürülmelidir. Öğrenciler bir meslek sahibi yapılmalıdır. Çünkü burada okuyan öğrencilerin bu okullara veriliş amacı farklıdır lakin buradan mezun olan öğrenci eğer üniversiteyi kazanamaz ise boşta gezmekte, evlenememekte yuva kuramamaktadır. Daima başkasına muhtaç olarak yaşamaktadır. Toplumda ezilmektedir. Ancak meslek sahibi Endüstri Meslek mezunu öyle değildir.
Râbian İmam-Hatip olacaklar, Kur’an kursu hocası olacaklar, İlahiyatı tercih edecekler lise sonrası iki yıl bir özgün eğitime tabi tutulmalı ve bu eğitimi alanlara işe alım garantisi verilmelidir. Diyanet ve müftülük personeli de bunlardan seçilmelidir.
Hâmisen İmam Hatip Proje Okullarının kalitesi daha da güçlendirilmeli ve bunlar tamamen üniversiteye yönlendirilmelidir. Gerekirse bunların göreceği dini dersler azaltılmalıdır.
İmam Hatip Okulları şu anda bir semt okulu görünümündedir. Şehrin öbür yakasındaki okula çocuğunu göndermek istemeyen velinin, kontrolüne daha yakın olan semtindeki İmam Hatip Okulunu tercih etmesi meselesidir. Nasıl olsa diploma oradan da alsa, buradan da alsa aynı işlevi görüyor. Vesselam.