• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

124.000 peygamber insanlığı ıslah edemedi lakin bir şeytan ifsat etti

20 Eylül 2023
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Bu cümleyi sosyal medyada okuduğumda bir hayli düşündüm. Birkaç gün düşündürdü beni.

Neden böyle?

Cümle doğru mu?

Hikmeti nedir?

124.000 peygamber geldiği doğrudur.

Şeytanın insanları ifsat ettiği de doğrudur.

Allah’ın yarattığı kul, Allah’ın razı olduğu yoldan, Allah’ın görevlendirdiği peygamberlere uyup gitmemiş ve çoğunlukla şeytana uymuş ise bunun cevabı nedir?

Önce şu noktalara açıklık getirmeliyiz ki mesele daha doğru anlaşılsın.

Şeytan bir tane değildir. İblis, yani şeytanın babası bir tanedir. Hz. Adem ile cedelleşen, Hz. Adem’e secde etmeyip asi durumuna düşen İblistir.

Babası Azazil, çocukları şeytanlardır.

Her insanın bir şeytanı vardır. Dolayısı ile trilyonlarca insan için 124.000 peygamber, trilyonlarca şeytan…

Bu hususta Sahihi Müslim’de ve Süneni Tirmizi’de geçen rivayetlere göre peygamberimiz, kendi şeytanının kendisine boyun eğdiğini ve peygamberimize zarar veremediğini buyurmaktadır.

Şeytan neden başarılı olmaktadır da peygamberler o başarıyı elde edemediler?

Veya edemediler mi?

Bu sorunun cevabını şöyle verebiliriz:

1-Şeytanlar görünen dünya için insanlara vaadlerde bulundular. Vaadlerinin neticesi hemen elde edilebiliniyor.

Peygamberler ise görünmeyen, henüz gidip gelenin de olmadığı, gelecekteki bir zaman için vaadlerde bulundular. Yani haberler verdiler.

2-Şeytan insandaki arzuları harekete geçirdi. Arzular ise insan için hayatın en dinamik unsurudur. Arzu olmazsa yaşamanın bir gayesi kalmamaktadır. Peygamberler ise insandaki arzuların bir kısmını, dünyaya ait olanı, hemen sonuç verecek, tat alınacak olanı baskılamak, kontrollü bir seviyeye çekmek için öğüt ve nasihatte bulundular. Bu ise insana ters geldi. O hemen sonuç almak için aceleci yaratılmıştı.

3-Şeytan insanı kendine hizmet ettirirken insanda var olan bir unsur ile iş birliği yaptı. Ağaç içeriden yıkılır ya; insan da içeriden yıkıldı. Bu unsur nefsti. Nefs(nefis) arzuların merkezi, dünyalık tüm isteklerin insandaki ajanı gibidir. Şeytanla iş birliği yaparak yani şeytanın hoş gösterdiği her vaade kanarak ona ram oldu. Sonunda hep kaybetti ama faturayı hiçbirinde şeytan ödemedi, insan ödedi. Peygamberler ise insanın nefsini baskılamayı gönlünü yüceltmeyi tavsiye ettiler. Lakin gönül hep uzak hedeflerin ve ihtimallerin sevdalısı oldu. Mesela; nefis, bir erkek için bir kadına hemen ulaşmasını emretti. Arzular onu hemen bir kadına götürdü. Gönül ise erkeğe; bir kadına aşık olmasını tavsiye etti lakin aşk yolu çok sarp ve sonucu zordu.

4-Şeytan insan için her şeyi süsledi önüne koydu. Hayal alemine girdi, rüyasına girdi. Günah işlediği ortam çoğunlukla en az iki kişiden ibaretti. Kumar oynayacaksa mutlaka iki ve daha fazlası gerekti. Zina edecekse en az iki nefis beraber olmalıydı. Katil olacaksa iki taraf olmalı ve nefisleri kabarmalıydı. Kavga edeceklerse de öyle… İki nefis birden şeytana uymuş olmalı ki o yanlış fiili işlesin.

Peygamberler insanlara ahireti süsledi ve anlattı. Onu az bir gönül kabul etti. Çoğunluk daima görmediği bir vaade inanmadı.

5-Şeytan her an ve saniye ilgilendiği insanla beraber oldu. Erkekse karılık, kadınsa kocalık yaptı adeta. Parasız kalmışsa yol gösterdi. Para bulmasına yardım etti. Hırsızlıktı, soygundu önerdiği ama geçici de olsa insanın hoşuna gitti.

İnsanı ya malıyla ya aklıyla şımarttı. İnsanın şımaracak hiçbir şeyi yoksa bu sefer de soyu ile ırkı ile şımarttı.

İngiliz’e “maverai ebhar (üzerinden güneş batmayan imparatorluk vatandaşıyım ben)” dedirtti. Arap’a, ben peygamber soyundanım, kavimler ve insanlık benim coğrafyamda türedi dedirtti. Türk’e: ne mutlu Türküm diyene dedirtti. Slav’a aynı sözü söyletti. Çin’liye aynı sözü…

Kuru bir soy sevdası ve boş bir ırkçılık davası ile insanları birbirine düşürdü.

Aklını çalıştıranlar medeniyet yarışında lig atlarken boş gürültü ile hemhal olanlar, büzüşmüş pantolonlarında elleri ceplerinde aç bi ilaç gezdiler.

Şeytan tüm bunları insanlığın şerrine yaptı.

Bakın şeytan daha iki gün önce Trabzon’da bu ırkçılık hayaliyle zirvelerde dolaşan birine bir Kuveyt’liye yumruk attırdı. Neden?

Sen Arap’sın. Ne Şam’ın şekeri, ne Arap’ın yüzü nutukları yüzünden.

Yüz senedir şeytan sadece ferden fert insanlarla uğraşmıyor, ayrıca tarihimizi yazan ellere de yanlış tarih yazdırıyor. Siyasetimizi belirleyen şeytanlaşmış kafalara da şeytani bir siyaset tarzı çizdiriyor.

Şeytanın oğlu olduğu söylenen Lusifer... Lusifer’i de insanlığı gözetlemekle görevlendirmiş. Tarassut kulesi adını verdiği yüksek bir kuleden insanlığı seyrettiriyor.

Kim şeytana, şeytani politikalara tabi kim peygamberlere uymakta…

Evet, şeytan çabuk netice aldı, insana da aldırdı lakin her seferinde kaybeden insan oldu. Peygamberler ise insanın kalitesini artırdı. Onu örste dövülen ve demir iken çelik haline gelen bir mertebeye yükseltti.

Kömür iken elmas yaptı.

Çam ağaçlarında reçine çoktur ama ele avuca yapışınca silmesi de zordur. Ağza alınıp zinhar çiğnenmez. Reçine kat kat bezlere sarılıp, bir ateşin karşısında iyice ısıtılınca bezlerden süzülen aromalar sakız olarak altındaki kaba düşerler.

Kıymetli olmak için beze sarılmak ve ateşte yanmak gerekir. Ancak öyle olunca bir kıymete biniyor insan.

 Çiğneyenin ağzında rayihalar bırakıyor.

Geçtiği yerde izi kalıyor da saygı görüyor.

Sonra, bir peygamber yolunun yolcusu milyonla şeytana uşak olandan daha kıymetli hale geliyor, vesselam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Akın kimençe

Ğadi mezine

YOK

huzur isteyen DÜNYADA HUZUR BULAN 57 MÜSLÜMAN ÜLKEDEN BİRTANE VARMI YOK HUZUR İSLAMDA DEĞİL DEMEKKİ NEYMİŞ HUZURSUZLUK İSLAMDAYMIŞ
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23