THY- Banjul

Tarihimiz Tarihi Şahsiyetlerimiz veEğitim Sistemimiz

30 Ağustos 2018 Perşembe

Selçuklu ve Osmanlı atalarımızın vatan yaptığı büyük coğrafyamızın hemen her yerleşim bölgesinde, daha çok da Anadolu’muzda insanımızın ayak bastığı pek çok mekânlarda velilerimiz, âlimlerimiz, bilginlerimiz, ariflerimiz bulunmaktadır.

Ayrıca yine memleketimizin hemen her şehrinde, ilçesinde, köyünde, mezrasında, istiklalimiz ve istikbalimiz uğruna yıllardır şehit verdiğimiz kahramanlarımız yatmaktadır.

Anadolu’ya seyahat edenler geçtikleri güzergâhlarda bayrağımızın dalgalandığı mezarlıklar görürler. İşte bayrağımızın dalgalandığı kabirlerde nice şehitlerimiz yatmaktadır.

Yalnız, içinde yaşadığı topluma yabancılaşan kesimlerden bu hakikatleri anlamasını bekleyemeyiz. Devletine-milletine yabancılaşanlar zaten kimlik ve kişiliklerini inkâr etmişler demektir ki, neyi bekleyebiliriz?

Dünyanın gözü üzerinde bulunan kutlu coğrafyamızı ve devletimizi anlamak için bizi biz yapan maddi ve manevi tüm değerlerimizi bilmek ve sahiplenmek mecburiyetimiz vardır.

¥

İstanbul’un fethini müjdeleyen hadis-i şerifle başlayan Anadolu’ya akınlar, belli aralıklarla hep sürmüştür.

İstanbul’un büyük misafiri sahabe efendilerimizden Eyüp el-Ensari Hz.’leri hâlâ Türkiye’nin manevi sahip ve bekçilerindendir.

Anadolu’nun fethi Selçuklulara, İstanbul’un fethi ise Osmanlılara nasip oldu.

Her iki fethin de komutanları-askerleri ve onları zafere hazırlayan hocalarının kabirleri, memleketimizin manevi tapuları mesabesindedir.

Büyük Selçuklu Devleti’nin, Anadolu’yu vatan yapan maddi direkleri, Alparslan Gazileri, Melik Şahları bilmeli, anlamalı ve anlatmalıyız.

Anadolu’yu Anadolu Selçuklu Devleti yapan Süleyman Şahlar ve onun beylerinin manevi önderleri olan başta Alparslan’ın hocası Sarı hoca olmak üzere, Hoca Ahmet Yesevi’den feyiz alan ve İslam inancı ile Türk cihangirliğini aynı kapta yoğuranları hatırdan çıkarmamalı ve ilimlerinden istifade etmeliyiz.

Mesela Mevlana Celalettin Rumi, Yunus Emre, Hacı Bektaş, Ahi Evran, Şeyh Edebali, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Dursun Fakı, Emir Sultan, Hacı Bayram Veli, Eşrefoğlu Rumi, Akşemseddin, Aziz Mahmud Hüdai gibi nice gönül erleri, Allah dostları birlik ve beraberliğimizin mayasını yoğurmaya devam etmektedirler.

Artık bu ulu kişilerin kabirlerini ziyaret edip imdat istemek yerine, ulu zatların insani ve İslami öğretilerinin üzerinde durarak, onları hayatın içine dâhil edebilmek ve eğitim politikası havzasında değerlendirmek gerekmez mi?

¥

Ezcümle:

Haçlı sürülerini bağrında eriten bu destan devri Anadolu’su, o günden bugüne gerçek kahramanlar ve evliyalar diyarının yurdudur.

Horasan’dan Anadolu’ya hicret eden Oğuzlar/Türkmenlerin varisleri bu topraklara, bu coğrafyaya tesadüfen gelmemiştir.

Bu vatanı, bu devleti lafla ve gelişigüzel bir şekilde kurmamıştır. Buradaki büyük ve ebedi Müslüman Türk şahsiyetini lafla ve tesadüfen kazanmamıştır.

Bu coğrafya, bu iklim kanla, imanla, ilimle, bilgiyle yoğrularak, birbirinden ağır tarihi hadiseler yaşanarak vatan edilmiştir.

Üzerinde yaşadığımız ve halen istiklalimiz ve istikbalimiz adına verdiğimiz mücadelenin zaferle sonuçlanması için tarihimizi ve tarihi şahsiyetlerimizi eğitim-öğretim sisteminin önceliği haline getirmeliyiz. 

 

YORUM YAZ