--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Vakıf Katılım’dan Bursa Kitabı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

“İpek yurdu, büyük şehir, diri ve kadir olan Allah’ın nazargâhı, devletler taht merkezi ve Osmanlı başkenti Bursa” Evliya Çelebi.

Bu hafta söz edeceğimiz kitap, ana kurucusu Vakıflar Genel Müdürlüğü olan Vakıf Katılım Bankacılığı yayınlarındançıkan üç ciltlik çalışma.

Vakıf Katılım, ülkemizin ekonomisine yön veren çalışmalarının yanı sıra, tarihimizin silinmez mühürlerinden olan vakıf medeniyetimizin, bugüne ve geleceğe miras bıraktığı eserlerine yeni birisini ekledi ve “Bursa Vakıf Eserleri Kitabını” yayınladı.

Bursa da diğer Selçuklu ve Osmanlı şehirleri gibi bir “Vakıf Şehirdir”.

Osman Gazi’nin kuşatıp, babası Orhan Gazi’nin 1326’da fethettiği Bursa, Osmanlı Devletine 1326-1365 yılları arasında 39 yıl başkentlik yapmıştır.

Bursa, Orhan Gazi zamanında hem vakıf şehir hem de Ahi şehri olmuştur.

II. Murat’ın Edirne’yi fethiyle birlikte, 1365 yılında başkentlik Edirne’ye geçmiştir. 

*

2012 yılında “Tarihin ve Medeniyetin Beşiği Çarşılar” isimli kitabımı hazırlarken, Bursa’nın tarihi çarşılarındaki çalışmalarım sırasında oldukça yaşlı bir zat:

-“Evladım! Bursa’da ayağını nereye basacağını, kime ve nereye varacağını, hangi çeşmeden su içeceğini, kiminle alış-veriş yapacağını bileceksin” dedikten sonra:

-“Biz çarşıda çalışırken, akşam evimize döndüğümüzde rahmetli anacığım, bizi hemen eve almazdı. ‘Üstünüzü başınızı dışarıda çırpın, evin içine vakıf tozuyla girmeyin, burası vakıf şehridir dikkat edin” derdi.


*

Kitaba geçelim.

Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ve Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben’e teşekkür ederek, üç ciltten oluşan kitap hakkında sözü, özetle Mehmet Ali Akben’e bırakalım:

“Her çağın ardında kalan miras, aslında insanın kalbine kazınan niyetle ölçülür. Servet tükenir, makam unutulur, şöhret zamanla silinir.

Geriye ise bir vakfiyenin satırlarında kayda geçmiş iyilik, bir çeşmeden süzülen suyun serinliği ve bir medresede saklı irfan kalır.

Vakıf, bu yüzden yalnızca bir kurum değil; fâniliği ebediyete bağlayan görünmez bir köprüdür. İslam coğrafyasında vakıf, sırf Allah rızası için kurulmuştur.

Burada niyet temiz, emanet ebedîdir. Mal ve mülk, bir kişiden bağımsız, toplumun vicdanına bırakılmıştır.


Şehr-i kadîm Bursa’da inşa edilen külliyeler, imaretler, medreseler, hanlar ve camiler yalnızca birer abide değil; toplumsal vicdanın da somut birer yansıması olmuştur.

Osmanlı vakıf sistemi öylesine kapsayıcıdır ki insanla birlikte, tüm canlılar koruma altına alınmıştır.

Vakıf eserlerine sahip çıkmak, bir ruhu ve hafızayı yaşatmaktır. İşte bu sebeple bizler için bu mirası korumak, geleceğe dönük bir sorumluluktur.

Vakıf Katılım olarak bu şuurla hareket ederek; “Vakıf Eserleri Envanter Projesini” başlattık. Vakıf Katılım için bu çalışma köklerimizden devraldığımız bir mesuliyetin ifasıdır”.

*

Ezcümle:

Vakıf Katılım, kültür olmadan ekonomi, ekonomi olmadan kültür olmaz diyerek güzel işlere imza atıyor vesselam.

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle