• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
24 Nisan 2015

Soykırım sadece bir belge

Allah’ın hidayet nasip etmediği kimseleri, elbet kimse hidayete erdirici değildir.

İçimizdeki tapınakçıların da ne Allah’a ne de Allah’ın vereceği hidayete ihtiyaçları yoktur. Çünkü Amentüsü olmayanın tanrısı çoktur.

Şimdi aşağıda okuyacağınız katliam, (Rabbim ehli İslam’ı bunların şerrinden korusun) bundan 97 yıl önce, yüzlerce yerde, yüzlerce katliamdan, sadece Bayburt’ta yaşananların özetli alıntısıdır.

“3 Şubat 1918 sabahı, İslam kadınlarının toplanmasına başlanıyor ve topladıkları kadınlardan 14’ü; 2’si kız, Salih Hamdi Efendinin ticarethanesini karşısındaki Haydar Bey’in ahşap oteline dolduruluyor. Alaturka saat üçte mevkufların katli şu suretle icra ediliyor:

Evvela Salih Hamdi Efendi’nin ticarethanesinde mevkuf bulunanlardan başlanıyor. Salih Hamdi Efendinin ticarethanesine kapıdan girildiği zaman sağdan birinci odaya 23, soldan birinci odaya 64, ikinci odaya 60, üçüncü odaya 50 ve boşluğun nihayetindeki odalardan soldakine 48 ve sağdakine 8 kişi ceman 93 can yerleştiriliyor.

Evvela soldan birinci odada bulunan Belediye Reisi Hafız Süleyman Efendi ile Kormas köylü Ahmed ve Avraslı İrfan ve Ağadanlı Piri odadan çıkarılıyor; süngü, balta ve demirle pek feci bir surette öldürülüyor.

Müteakiben sırasıyla diğer odalara geçerek aynı surette arkadaşlarının katledildiğini gören diğer mahpuslar canhıraş sedalarla çağırıyorlar ve kendilerine sıra geldikçe işkence ve vahşetin en büyüğüne maruz kalarak öldürülüyorlar.

Süngü ve balta ile icra edilen fecaat kâfi gelmiyormuş gibi cenazeler üzerine gazyağı dökülmek ve ateşlenmek suretiyle arada sıkışıp ölmemiş bulunanlar dahi yakılıyor.

Buradaki fecaat sahneleri kapandıktan sonra boşluğun nihayetindeki soldaki odada bulunan 48 kişiye sıra geliyor, bombalarla, kurşunlarla oradakileri de feci şekilde öldürüyorlar.

Bu feci sahne devam etmekteyken, Haydar Bey’in oteline doldurulan 14 kadını baştan nihayete kadar soyduktan sonra çıplak bir halde Haydar Bey’in oteline bitişik, Çavuşoğlu’nun oteline nakille birer birer katlederek daha sonra oteli de yakıyorlar.

Yalnız bu 14 kadından üçü, elbiselerinin tamamen çıkarılmasına tahammül edemeyerek, kendilerini pencereden dışarı atıyorlar ve otel civarında bulunan Ermeni devriyeleri tarafından katlediliyorlar.

Pencereden kendisini aşağı atan kadınlardan birisinin kendisiyle birlikte tevkif edilen iki kızının yukarıdan feryada başlaması üzerine, hemen aşağıya indiriliyor ve anneleri önünde katlediliyorlar. Daha sonra annelerinin kolları arasına verilerek gazla yakılıyorlar.

Bu şeneat sahnesi devam ederken mahalleler arasında da katil, yağma ve yangınlar icra ediliyor. Bununla beraber kasabanın güney batısında ve caddenin sol tarafında bulunan cephanelik plan haricinde ateşleniyor”.

Bayburt’taki katliamlar elbet bu kadar değil. Memleketin hemen her yöresinde böyle nice katliamlar yapılmış.

İnanmayan Tapınakçılar, arşivlere ve “Tarihten Günümüze Ermeni Meselesi ve Zulümler” isimli Kadir Mısıroğlu’nun eserindeki belgelere bakabilirler.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23