THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Antalya İzmir

Selçuklu ve Osmanlı Tapulu Eskişehir

05 Eylül 2018 Çarşamba

Eskişehir, Selçuklu atalarımızın Hilal’in tohumunu ektikleri, Osmanlı atalarımızın da Devlet-i Aliye’nin istiklalini ilan ettiği kadim şehirlerimizin öncüsüdür.

Eskişehir’in bu ikinci yüzüdür. Birinci yüzü önceleyen yöneticilerin ilgilenmediği, ilgilenenlerden de hoşlanmadıkları hakiki yüzü.

Tarih, güneşin balçıkla sıvanamayacağını gösteren görkemli tapulardır. Eskişehir, Osmanlı sınırlarını 22 milyon metrekareye çıkaran büyük yürüyüşün başlangıcıdır.

Eskişehir’in ikinci yüzünde; Battal Gazi, Nasreddin Hoca, Yunus Emre, Şeyh Edebali, Dursun Fakı ve Osman Gazi’yle birlikte Devlet-i Aliye’nin kuruluş ilanı vardır.

……………..

Tarihe mazi olmuştur bakışı, hastalıklı bir bakıştır. Kadavrasında yaşam belirtisi olan ama ruhu ölmüş kimselerin iç kirliliklerinin dışa vurulmuş halidir.

Mazi konuşur ve tarih bu mazi üzerinden nesilden nesle aktarılır. Ayrıca mazi geçmiş demek değil, yaşanır ve yaşanacak demektir.

Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti, fedakârlık üzerine kurulmuş devletlerdir. Nurettin Topçu; “Biz kaderimizin hizmetkârıyız” der ve:

“Kaderimiz, Anadolu’dan başlayarak bütün İslam dünyasıdır” diye de ilave eder.

Tarihini bilmeyen yahut inkâr edenler, yaşadıkları coğrafyanın nasıl vatan edildiğini bilmedikleri gibi barınıp beslendikleri topraklara sahip çıkmaktan da acizdirler.

İşte bu acizliğin sebebi; toplumsal barışın tarihten, medeniyetten, dini ve milli değerlerin yaşanması ve ihyasından geçtiğini bilmemektir.

………………….

Eskişehir’in ikinci ve temiz yüzünden söz edecekken laf yine aldı başını gitti.

Şehrin tarihe bakan yüzü, “Odunpazarı” ilçesidir. Ak Partili belediye döneminde korunan ve eski eserlerin yeniden restorasyonuyla nefes alınabilecek yerlerden birisi.

Alaaddin Cami Selçuklu, Kurşunlu Cami ve Mevlevi Tekkesi de Osmanlı tapusu olarak yerli ve yabancı ziyaretçileri tarihi bir yolculuğa çıkarmakta.

Ayrıca Eskişehir’in kadim bir kültür merkezi olduğunu gün yüzüne çıkaran Türk Dünyası Vakfı da şehrin tarih ve kültürel varlıklarına büyük katkı sağlamış.

İlginç bir hususu paylaşalım. Odunpazarı ilçesi Ak Partili belediyede iken, şehrin tarih, insan ve kültürel zenginliklerini anlatan çok sayıda kitap basılmış ve dağıtılmış.

Son seçimde CHP’li belediye gelince ne yapmış dersiniz. Bütün kitapları geri dönüşüme göndermiş.

İşte size memleketten ve milletten uzak bir zihniyetin kültür ve kitaba bakışı!

…………………

Unutmadan bir garipliği daha hatırlatayım. Eskişehir’in Vişnelik semtinde Türk Dünyası Vakfı’nın yaptırdığı harika bir Dede Korkut Parkı var.

Parkın girişine Dede Korkut’un sözlerinden oluşan ve minyatürlerle süslenerek, ziyaretçilerin Dede Korkut hakkında bilgi sahibi olacağı bir kaide yapılmış.

İnanılacak gibi değil ama ailelerin istifade ettiği bu muhteşem parkın bakım ve temizliği, büyükşehir belediyesi tarafından yapılmıyormuş. Vah!..

Vakıf yetkilileri de şehrin civar ilçelerindeki Ak Partili belediyelerden yardım isteyerek, parkın temizliğini yaptırıyorlarmış.

…………………

Eskişehir’in ikinci yüzüne seyahatimiz sürecek. Battal Gazi’den Karacahisar kalesine uzanacağız.

 

YORUM YAZ