--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Mirac gecesi münasebetiyle

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
1

Mirac gecesi münasebetiyle

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Bu gecemizin hayırlara vesile olmasını dileyerek bir iki hususa değinip, Mirac gecesi başta olmak üzere dinimiz bize neler söyler, onu ehline bırakacağım.

Bir kere mübarek gecelerin adında “kandil” diye bir kavram yoktur. Lakin galatı meşhur olduğu için yazılmakta ve konuşulmaktadır.

Bir de yazılışı “Mirac”dır. “Miraç” diye yazmak nice doğrudur, mana değişir mi değişmez mi bilemedim. Önemli olan niyet denilebilir. Eyvallah!.

Bu kutlu gecede herkesin yapacağı vazifeler vardır. 


Gece ile alakalı değil ama bu vesileyle, iş ve siyaset duayenlerimizden Ali Coşkun ağabey, Eski Diyanet İşleri Başkanımız Ali Bardakoğlu hocamızdan manifesto niteliğinden tespitler paylaşmıştı. Özetle o notlardan birkaçını kaydetmek isterim.

-İslam dini dünyada yaşansın diye gönderildi, ahirette değil. Yani dünyayı terk et, hiçbir şey yapma, ahirette kazanırsın mesajını vermiyor. Müslümanlar dünya-ahiret dengesini yitirdiler.

-Biz Müslümanlığı sadece inanma ve namaz, oruç, hac gibi belli ritüelleri yerine getirme olarak algıladığımız sürece, bu mahcup edici durum devam edecektir.


-Ortadoğu toplumları barut fıçısı gibi! Birbirlerine duydukları öfkeyi mezhep, din duyarlılığı veya öteki üzerinden dile getiriyor, onlar üzerinden kimlikler şekilleniyor. Toplum olarak ayrıştığımız, artık birbirimize öfke duyduğumuz doğrudur. Bunlar sosyal birlik beraberliğimiz açısından alarm noktalarıdır.

-Serbest pazar mantığıyla fetva arayan, müşteri memnuniyetine göre fetva verenler kapladı ortalığı. İslam âlimlerinin içinde yaşadığı hayatla ve gerçekliklerle bağı koptu.

-Üçüncü, beşinci asırda yazılan kitaplardaki bilgileri tekrar ederek insanlara dini anlattığımızı düşünemeyiz. 50 küsur İslam ülkesi var, paramparçayız.

-İslam barış dinidir diyoruz ama kimseyi inandıramıyoruz, çünkü birçok yerde Müslümanlar birbirinin boğazını sıkıyor.


-Birbirinin Müslümanlığını beğenmez oldular, birbirini itham ve tekfir ederek sürekli camdan aşağı atmakla meşguller.

-Her şeyin altüst olduğu, fırsat eşitliğinin olmadığı, işgaller altında umutların tükendiği, siyasal katılımın olmadığı toplumda, yalnızca din anlatarak insanları mutlu edemeyiz.

-İslam dünyası acilen bilgi, çalışma, üretme, temizlik, sosyal barış, sosyal adalet, insan hakları, kadın hakları, çevre, özgürlükler, ötekinin hakkı gibi temel konularda zihnini durultmak ve bu konularda mesafe almak zorunda.

-İslamiyet’te ibadet sadece kıldığımız namaz değildir. İnsanlığa, dünyanın imarına, sulha, barışa hizmet eden her davranış ibadettir.


-Gönlüm isterdi ki, evrensel ilâhî din olan İslam’ın günümüz uleması dünyada kanıksadığımız bunca eşitsizlik, sömürü, adaletsizlik, güçlü ve egemenin oldubittiler karşısında hakkın sesi olsun, her türlü ayırımcılığa karşı çıksın, bizlere hepimizin Âdem’in çocukları kardeşler olduğumuzu, insan olarak eşit ve değerli olduğumuzu, insanca bir hayatın hepimizin temel hakkı olduğunu hatırlatsın. Ama öyle olmadı ve olmuyor.

Ezcümle:

Dinin nasihat olduğunu idrak etmemiz duasıyla. Geceniz bereketli olsun.

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İsmail ülke

15 Ocak 2026 20:47

Ağzına sağlık kardeşim Allah senden razı olsun hayırlı akşamlar

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle