Kurban ve Sabır

20 Ağustos 2018 Pazartesi

Bugün “Arife” günü! “Arefe” de deniliyor ama Anadolu’da yüzyıllardır “Arife” olarak bilinmekte ve öyle zikredilmektir.

“Arife” mi “Arefe” mi kısmına küçük bir izah getirerek, sözü kurban ve sabır üzerine bir örnekle bitirelim.

“Arefe” Arapça kökenli bir kelimedir. Hac ibadetinin olmazsa olmazı olan “Vakfe’nin” yapıldığı yerin adı, “Arafat’tır” ve “Arefe”, bu kutlu beldenin diğer ismidir.

Yine bilenler bilir bilmeyenler için hatırlatalım.

Vakfe, Kurban Bayramının bir gün öncesi olan Zilhicce ayının dokuzuncu günü burada yapıldığından, bu güne “yevmü arefe” “arefe günü” denilmiştir.

Dilimize ise “Arife” olarak geçmiştir, her ikisini de söylemekte mahsur yoktur. Esas olan ismin muhtevasına uygun hareket edebilmektir.

………………..

Kurban kesmek ve bayramını idrak etmek, öncelikle “mümince sabır” isteyen bir ibadettir. Mümince sabır göstermeyenler, sadece hayvan kesmiş olurlar.

Böyle bir günde kurban kesimi ve dağıtımı hakkında eleştiri yahut eksiklikleri dile getirip, kimsenin zihnindeki kötü manzaraları canlandırmak doğru olmayacağı için, sabırla ilgili bir gözlemimi sunayım.

Allah’a hamdolsun dini ve milli değerlerin karınca kaderince ihya edildiği bir ortamda dünyaya gözlerimi açmışım ve aklım erdiği günden bu yana da ibadetin her nev’ini gözledim.

Çocukluk yıllarımda, önce dedemin sonra da babamın nasıl kurban kestiklerini ve dağıttıklarını hatırlayabildiğim kadarıyla paylaşmaya çalışayım.

…………………

“Her cana merhamet gerekir lakin kurban edilecek hayvanlara daha merhametli davranmak sabır işidir” derdi rahmetli dedem ve hangi hayvanı belirlediyse, ona hürmette kusur etmez, ettirmezdi.

Hele kurbana kesim sırasında zerre kadar kötü muamele yapılmaz, eğer yapılmışsa, kesim saati ertelenir, adeta insan gibi davranılarak gönlü alınırdı.

Kurbanlık kesilmeden önce iyice temizlenir; dualarla, tekbirlerle yatırılır, ürkütülmez, kesici aletler gösterilmez, gözleri bağlanır, nefes alış verişi normal hale gelinceye kadar başında beklenir ve besmele çekilerek ibadet yerine getirilirdi.

………………

Kesimin ifasından sonra yüzme işlemi bile nezaketle yapılır, adil şekilde parçalara ayrılarak hisseler taksim edilir, hissedarlarla helalleşilir, herkes hakkına düşeni alır ve ilk iş, kurban kesemeyen hanelere paylar gönderilerek, o evlerdeki yüzlerin gülmesi sağlanırdı.

Kurban etleri aile fertleri tarafından çeşitli işlemlerden geçerken, kurban kesenler de abdestlerini alır, şükür namazlarını kılar, bayramlaşır ve sadece insanların değil, “kurdun kuşun da hakkı var” diye onların payına düşenler de verilirdi.

………………

Şimdi diyeceksiniz ki;

-“Hüseyin ağabey veya kardeşim! Sen nerenin türküsünü çağırıyorsun. O zamanlar nerede şimdi nerede? Günümüzde kurbanların nasıl kesildiğini ve dağıtıldığını sen de biliyorsun”….

…………….

Evet haklısınız! “Belki bir faydası olur” diye kurban ve bayramının, “mümince bir sabır işi” olduğunu hatırlatmak istedim.

Arif olana sözün kısası yeğdir. Hayırlı Bayramlar. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • HukukçuHukukçu4 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.

Günün Özeti