THY- Euroleague

İsrafın diğer adı bunalımdır

12 Ekim 2018 Cuma

Kalkınmış ve kalkınmakta olan ülkelerle birlikte, bizde de insan israfımız başta olmak üzere her bakımdan israfın doruklarında yaşamaktayız.

Tabii şimdi “şuralarda israf ediyoruz, israf oluyoruz” desem, israf bunalımının getirdiği bilinçsizlikle hepimiz derhal savunmaya geçip, israf ettiğimizi-olduğumuzu kabul etmeyiz.

Bu yüzden suya sabuna dokunmadan, “kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” üzerinden gerçeklerimizi önümüze koyalım.

¥

İsterseniz hemen deneme yapabiliriz.

Evimizde, komşumuzda, sokağımızda, mahallemizde, iş yerimizde, nerede soluk alıp veriyor ve eğleşiyorsak, en yakınımızdakilerle israf sohbeti yapabiliriz.

Yalnız söze şöyle başlamazsak iyi olur. “Ben çok israfçıyım, sen çok israfçısın, bizler çok israf ediyoruz” gibi cümleler kurmamalıyız.

Bu tür ifadeler yerine, devletten başlayarak, özel şirketlere kadar, dışımızdaki insanların, ailelerin ne kadar israf ettiklerini konuşabiliriz.

Böyle yaparsak israf ettiğimizi ve olduğumuzu daha rahat görebiliriz ama bunun adı da kaçak güreşmedir ve dedikoduya girer. Geçelim.

Hiçbir mazerete sığınmayalım. Aldığımız ve verdiğimiz nefeslerimiz dâhil olmak üzere “ahiret makyajlı dünyalıklarımız adına büyük israftayız.

¥

Paranın, eşyanın, lüksün, aşırı tüketimin nefsimize yüklediği ve “olmazsa olmaz” diye baskı yaptığı nefis esaretine kurban verdiğimiz değer yargılarımızı gözden geçirelim.

Şimdi bu hakikati şahsım da dâhil, kabullenmemiz zor ve imkânsız. Ne kadar zor ve imkânsız olursa olsun, gerçeğimiz bu.

Günümüzde hepimiz maddi hırslarla kuşatılmanın altında yaşıyoruz. Bu yüzden de beslendiğimiz ve barındığımız bütün kaynakları kıskanç ve egoist bir şekilde tüketiyoruz.

İnsanın, emanetin, hakkın, hukukun, iyiliğin, güzelliğin, çalışmanın, paylaşmanın, birlik ve beraberliğin konuşulduğu mekânlarda bile para ve paraya dayalı imkânlar öncelikli.

Bu hal maalesef bir bunalım koridorunda olduğumuzun işaretidir.

Savunma: “Ama parasız bir şey olmuyor ki!” İşte yıkımın başladığının habercisi!

¥

O zaman şöyle soralım:

“Tepeden tırnağa hepimizin hayatını etkileyen mal ve servetin buharlaşmasına yol açan israf yüzünden, aşırı harcama ve eşyaya mahkûm olduğumuzu nasıl izah edeceğiz”?

Oysa bizim medeniyetimizin temelini oluşturan dinimiz, insanın istifadesine sunulan maddi-manevi imkânların bir emanet olduğunu bildirir.

Dini değerlere bağlı olanlarımızla da olmayanlarımızla da bu hususta imtihanı veremeyiz. Ayrıca emanete hıyanetlik, diğer inançlarda da affedilmez.

İsraf ve lüks tüketimin artmasıyla, insandan çok eşyaya değer verdiğimiz bir arenada, toplumumuzun bütün kesimleriyle ciddi bir israf pazarındayız.

Durumumuzu görmek ve anlamak için geçmiş medeniyetlerin, uygarlıkların, milletlerin gerileme ve çökme sebeplerinin baş nedeni olan israflarına bakabiliriz.

Ezcümle:

Şükrün olmadığı yerde şikâyet alır başını gider. Bilgelerimiz şöyle derler:

Değerlerimiz amelimizde bir fark meydana getirmiyorsa, riyakârlık üreten boş inanç olmaktan öte bir anlamı yoktur.

İsraf, Yüce Allah’ın verdiği nimetlere karşı nankörlük ve saygısızlıktır”.

 

YORUM YAZ

  • Hasan çekmerHasan çekmer2 ay önce
    İNSAN YÜZÜNDENÇimensiz çiçeksiz çölle konuştum / Dedi çöl olduğum insan yüzündenSuları çekilmiş gölle konuştum / Dedi kuruduğum insan yüzünden.Atom denediler bomba attılar / Çimenimi bozup toza kattılarParsel parsel israf edip sattılar / Yok olup gittiğim insan yüzünden.Şiddet dalım kırdı israf yok etti / Bir kıvılcım yaktı beni kül etti İnsanoğlu bana zulmü çok etti / Göz göre bittiğim insan yüzünden.
  • Hasan ÇekmerHasan Çekmer2 ay önce
    İsraf yazılarının çok yazılmasını düşünüyorum toplumumuz israf hakkında daha çok duyarlı hale getirilmelidir Okullara israf dersi konulmasını savunuyorum.
  • aliali2 ay önce
    Japon İmparatorunun Suud kralını karşıladığı odaya bakın, sonra bu iki ülkenin ekonomik gücüne. Sonra da bizim saraya ve yaşantısına bakıp itibarı öyle değerlendirin. itibar nasıl olur, japon imparatorundan görün.
  • soran adamsoran adam2 ay önce
    nuh kardeş bu rakama kamunun uzun dönem kiralama yoluyla kullandığı araçlar dahil değil. bir de onları kattığın zaman iş iyice uçuyor ama itibardan tasarruf olmaz.
  • nuhnuh2 ay önce
    Geçenlerde belediyeler hariç kamuya ait 110.000 civarında aracın olduğu açıklandı.Okuduğumuz haberlerde kamuda ki araç sayısı avrupada İtalyada 29.000 Fransada 2000 Almanyada 10.000, 2012 verisi ingiltere için 90 dır. Hatta ingilterede bakanlar milletvekillerinin bisiklet kullandığı haberlerini de duymuş görmüşüzdür.Belediyleride katarsan rakam çok daha korkunç boyutlara çıkıyor. Bu araçların zamanla değer kayıpları yakıt vergi bakım onarım şöfor v.b. giderlerini de hesaba katarsan giderler milyar dolarları buluyor. Biz batı ülkelerinden daha mı zenginiz daha mı rahat yaşamaya layıkız ki onlardan 20-30 kat daha fazla araç alıp kullanıyoruz. Ve bu büyük israfın parası halkın cebinden karşılanıyor. Bu saltanat israf önlenmeden ne enflasyon biter ne ülke borcu kapanır her sene artan borçlara artan faizler ödemeye devam ederiz. Bir günde çark dönmez iflas kaçınılmaz olur.Kaynak haber : https://tr.euronews.com/2018/09/08/turkiye-ve-avrupa-ulkelerinde-kamu-arac-filosu-hangi-ulkede-kac-makam-araci-var
  • yusuf toygunyusuf toygun2 ay önce
    vatandaşın korkusundan eli cebine gitmiyor, siz vatandaşa talkin veriyorsunuz. ısrafın şahını devlet kurumları yapıyor. oraları işaret etsenize?