Tasavvuf zavallıları ve Sadettin Ökten
Önce tasavvuf nedir bir cümle ile hatırlatalım:
Tasavvuf, dini ve milli kültürümüzün önemli bir gereğidir. Ahlaklı olan herkes bir tasavvuf ehlidir. Tasavvufun içeriğinde ahlaksızlara yer yoktur.
Başka tarifleri olduğunu da biliyorum ve bilenler de vardır lakin yazının başlığındaki tasavvuf zavallıları için yeterli tariftir.
Sadettin Ökten Hoca, tasavvufla donanmış bir aileden dünyaya gelmiş ve eğitimi başta olmak üzere, bütün hayatı ahlaki ölçüler içerisinde geçmiş tertemiz bir Müslümandır.
Sadettin Hocayı eleştirmek yahut bir söz söylemek için en azından onun geçtiği terbiyeden geçmek, onun inandığı ve iman ettiği İslam’ı tanımak; konuşmalarını dinlemek ve izlemek gerekir ki, kişi ahlaklı mı, ahlaksız mı olduğunu test edebilsin.
Neci ve kim olursa olsun, hangi inançtan, ırktan, dilden olursa olsun, bir kimsenin hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadan, karakterleri müfterilikle yoğrulmuş kimselerin Müslümanlığa olan öfkelerinin gereği, haber veya görüntülere bakarak yorum yapması, kişilerin cehaletlerini sergilemeleri için yeterli belgedir.
Ayrıca yine bir insanı eleştirebilmek için de hiç olmazsa en az o kişinin seviyesinde bilgi, görgü, tecrübe sahibi olmak lazım gelir. Yoksa o kişinin bilgi yükü, işkembesidir.
•
Geçtiğimiz Cumartesi günü, Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar yönetimindeki Topkapı Sarayı havzasında yer alan “Darphaneyi Amire”, ikinci bir Topkapı Sarayı kadar zengin tarihi eserlerle açıldı.
Açılışı Cumhurbaşkanımız Erdoğan yaptı. Sadettin Hoca da davetliler arasındaydı ve Cumhurbaşkanımıza günün hatırasına hediye takdiminde bulunurken, yaptığı tasavvufi bir geleneği, tasavvuf zavallıları tarafından mecrasından saptırıldı.
Güya Sadettin Hoca, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın elini öpmeye çalışmış. Pes bee! Bu kadarı da olmaz. Haydi haberi böyle sunanlar art niyetli ki, öyle oldukları kesin.
Peki, bu muhannetlere inananlara ne demeli. Hiçbir eğitime ve hiçbir kültüre sahip olmayan, dinden imandan zerre nasiplenmemiş bir kimse dâhi, anlık o hareketi kalkıp da “Sadettin Ökten, Cumhurbaşkanının elini öpmeye çalıştı” demez.
Diyenler dedi. İnananlar inandı. İşi habercilik olanlar bu haberi çoğalttılar. Ve bunlar güya kendilerince habercilik yaptıklarını sanmaktalar. Yazık! Yazık! Yazık!.
Sadettin Ökten Hoca bir ilim insanı, bir edep insanı, bir hayâ insanı, bir ahlak insanı ve bir tasavvuf ehli. İnsanlığın bu kadar çürüdüğü bir ortamda hak ve hakikati konuşmakta!
•
Ezcümle:
Sadettin Hoca’yı yıllardır tanırım. Sık sık beraber oluruz. Ve senelerdir hocanın elini öpmek için uğraşırım, daha bir gün bile başarılı olamadım.
Elini öpmeye çalıştığımda aynen Cumhurbaşkanımızla görülen o hareketi yıllardır yaşıyorum. Öptürmüyor ve eğilip elime dokunup çekiliyor.
İnsanoğluna yaratılıştan insaf, vicdan ve akıl ihsan edilmiştir. Bunları inkâr edenlerin yapamayacağı kötülük yoktur. Rabbim şerlerinden korusun! Âmin.







