THY- Euroleague

Cuma Namazına Giderken

09 Kasım 2018 Cuma

Fıkıhçı değilim. Her fıkıhçıya da itimadım yoktur. Hele hele medya fakihlerinin hiçbirine itimat etmem ve dinlemem.

Medya fakihlerinin ekran yüzüyle, ekran arkasını bir bilseniz, canı gönülden izleyenler de izlemekten ve dinlemekten vazgeçerler.

Cuma namazına dair fıkhi bilgiler verecek değilim. Sade bir vatandaş olarak, Cuma namazına gidişimi ve gördüklerimi söyleyeceğim.

Cuma namazını değişik camilerde eda etmek nasip oluyor. Belki büyük oranda kendi kusurlarım yüzünden namaza giderken ayaklarım geri geri gidiyor.

Birincisi namaza gidenlerin beden dilleri, bir namaza gider gibi değil de, (Allah affetsin ama) “şu işkence bitse de kurtulsak” diye gidiyor.

…………….

Mesela bugün namaza gidenler lütfen camiye yürüyenlerin hallerine dikkat etsinler.

Acaba kaç kişinin yüzünde tebessüm görecekler, kaç kişinin birbirine selam vererek veya malayani yapmadan camiye girdiğini görecekler.

Caminin içindeki hallerimize de dikkat etsinler. Bir elimizde ayakkabılar, diğerinde cep telefonları, ayakkabılar ayakkabılıklara konulduktan sonra, elde telefonla boş bir yere oturulup, dağ başı yalnızlığı yaşandığını görecekler.

Hemen bütün camilerde ilk beş saf çok rahattır. Çünkü ön safa geçmek camiden çıkmaya engel olduğu için dışarıda kılmak kolayımıza gelmekte.

Neyse daha fazla çam devirmeyelim ve hutbelere dönelim.

…………………

Cuma namazına giderken ayaklarımın geri geri gitmesinin sebeplerinden birisi de hutbeler. Ne yazık ki hutbeler, suya sabuna dokunmayan 1980 ve 28 Şubat darbe yıllarına dönmüş vaziyette.

Hutbelerde günümüz insanına dokunan meseleler konuşulmaz oldu. Mehmet Görmez hocanın zamanındaki günlük hususlara ve insana değinen hutbeler rafa kalkmış gibi.

Hutbeler, “Bir gün” diye başlayınca, eller telefonların tuşlarına gidiyor ve hutbe okunurken, telefonlarla ya oyun oynanıyor ya mesaj yazılıyor ya da haberlere bakılıyor.

………………….

Hutbeler de şu insani meseleler işlenemez mi?

- “Ey Müslümanlar! İslam temizlik dinidir ve Müslümanlar hem ruhen hem bedenen temizdir” diye günlük hayata dair ikazlar yapılamaz mı?

- “Müslümanlar yaya alanlarına araba park etmezler! İnsan haklarına tecavüz etmezler! Lokantaların sokak ve caddedeki masalarında yemek yemezler! Yere çöp atmazlar, tükürmezler! Kelime-i Şehadet getirdikleri dilleriyle dedikodu yapmaz, yalan söylemez, iftira etmez, küfür etmez, Müslüman yakışmayan tavırlara girmezler” gibi haller seslendiremez mi?

………………..

Daha çok mevzu var da kısa keselim.

Allah aşkına! Her hafta yardım dilenilmesinden gına geldi. İnsanda ne namaz huzuru kalıyor ne cami sevgisi.

Yetmez mi? Her Cuma ve özel günlerde, yardım, yardım, yardım. Yahu insanlarımız yardım yapma özürlü değil ki. Herkes meşrebince gereken yardımlarını yapmaktadır.

Beyler!

Bina inşa etmek kolay, esas olan insanı inşa etmektir. Toplumumuzun her kesiminde aile ve insan unsuru hızla eriyor. Ne olur hutbeler günümüze dokunsun!

 

YORUM YAZ

  • VeliVeli29 gün önce
    2 rekat farz olan cuma namazını 16 rekat yaparsanız olacağı buyduEvet görmez hoca çok değerliEvet hutbeler yavan ve ağırEvet gençler keyf derdinde Yetişkin ler parayı çuval ile kazanma derdinde
  • Emin BilgeEmin Bilge1 ay önce
    Hüseyin Bey teşekkür ederim güzel bir konuya ve önemli bir yaramıza parmak basmışşınız. Cemaatin cumaya isteksiz gidişi, hutbelerin maalesef çok sıradan ve yasaksavar cinsinden oluşu vb. Hele hele namazdan sonra para talep edilmesi. Yahu bu devletin, bu diyanetin verdiği yardımlar yetmiyor mu Allah aşkına! İnanın içimdeki yardım etme duygusunu bu yardım istemeler köreltti. Her camiye gidişimde, her cuma günü o gün bir sadaka vereyim diye içimden geçiririm ama, isteme şekli ve diyanetin bu isteme üslubu soğutuyor. Bazı zaman vermek istediğim halde kızıp vermiyorum bazı zaman da az veriyorum. Yok mu bunun başka bir isteme şekli ve yardım toplama yolu acaba?
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Hocam..Kaleminize..sağlık..
  • Oku mayınOku mayın1 ay önce
    "(Ey Nebi!) De ki: Ey Kafirler" Allah onları gerçek durumlarıyla çağırarak, gerçek vasıflarını belirtmektedir. Onların dini yoktur. Ne ka-dar Allah'a ibadet etseler de bu böyledir. Böylece onlarla Hz. Muham-med (s.a.s) arasında bir bağ söz konusu değildir. "Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam" Bu ifade, kâfirlerin ibadet ettiği ve halen de ibadet etmekte oldukları bütün mabudları içine alır. Onlar melekler, cinler, nebiler, veliler, ölmüş insanların ruhları, güneş, ay, yıldızlar, hayvanlar, ağaçlar, hayali tanrılar, tanrıcalar, putlarda olabilir. İlahlara topluca ibadet etmenin içine Allah'a ibadet de girse bile, bu aslında Allah'a ibadet değildir. Kur'an-ı Kerim'de açıkça Allah'a ibadetin O'-nunla birlikte bir başka şeye ibadet etmemek demek olduğu bildirilmiş ve sadece Allah'a ihlasla yönelmek emredilmiştir: "Oysa kendilerine dini yalnız Allah'a halis kılarak, Allah'ı birleyenler olarak O'na kulluk etmeleri emredilmişti" (Beyyine, 5). Daha sonra Kur'an-ı Kerim "Benim taptığıma sizler tapmazsı nız. Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Benim taptığıma da sizler tapacak değilsiniz. O halde sizin dininiz size, benim dinim bana-dır" fermanıyla İslâm'da ibadet edilecek olanın sadece Allah olduğu-nu; Allah'a yapılan ibadetle O'na ortak koşanların ibadetlerinin karşı-laştırılması yapılmaktadır. Ve sûre "Sizin dininiz size, benim dinim ba-nadır" diyerek onların İslâm dışı bir inanç içerisinde oldukları ne Müs-lümanlarla-kâfirlerin yolunu netleştirmektedir. Bu son ifadede Allahu Teâla İslâm'ın tavrını ortaya koymaktadır. Bu ifade, kâfirlere hoş gö-rünmek için değil, kâfirlikleri üzerinde devam ettikleri sürece onlardan kesb ayrılık ve çizgi farklılığını göstermektedir. Sûre aynı zamanda kâfirlerin, din konusunda Allah'ın Rasûlü ve O'na iman eden müslü-manlarla hiçbir zaman uzlaşamayacaklarını belirtmeyi ve bu konuda ümitlerini kesmelerini de kapsar. Aynı tavır Kur'an'da bir çok yerde zikredilerek müslümanların kâfirlere karşı tavrı tespit edilmiştir."De ki. Ey insanlar benim dinimden kuşkuda iseniz" ben sizin Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam. Sizi (öldürecek olan Allah'a taparım. Bana mü'minlerden olmam emredilmiştir" (Yunus,104; Şuarâ,216; Sebe, 25-26; Zümer,14, 39-40; Mümtehine, 4
  • Ali rızaAli rıza1 ay önce
    Hocam diline sağlık çok doğru tespit yapmışsın
  • receprecep1 ay önce
    yazdıklarınız sadece son dönemlerin meselesi degil cumanın şartları var uzun uzun yazmayacagım ama hutbe konusu insanları sıkıyor agaç haftası içki haftası kızılaydı yeşilaydı velasılı haftalardan geçlmiyor oysa cuma müslümanın küçük haccıdır o gün dünya müslümanlarının ve bulundugu ülkenin genel geçen haftanın sorunlarını ve önümüzdeki haftanın programlarınında anlatıldıgı nelerin yapılması gerektigininde anlatılmasıdır ASLINDA BÜTÜN MESELE LAİK SİSTEMİN MÜSLÜMAN DÜNYASINDAN DEFEDİLMESİR
  • efeefe1 ay önce
    Sayın hocam önemli bir soruna el atmışsın, bizler dini konularda ilgili ve hassas toplumuz. Gerçekten hutbe ve vaazlarda güzel konular iyi hocalarla anlatılması gerekir. Aslında bu sorun hepimizin evlatlarımızı ve kendimizi çok iyi yetiştirmeliyiz.
  • Ahmet KoçakAhmet Koçak1 ay önce
    çok güzel bir paylaşım.hele camilerdeki telefon aşkının,ALLAH ı c.c zikir aşkının önüne geçmesine sinir oluyorum.kalkıpta hocalar uyarıda bulunmuyorlar.aman cemaat ürkmesin diye diye şuurdan uzak bir alışkanlık halini aldı cuma namazı kılmak.bir müslüman eğer kendisine yaptığı hatayı söylediğinden dolayı camiye ,hocaya küsüyorsa varsın küssün.böyle yapa yapa şuur diye bir şey kalmadı.
  • Sedat KarslıSedat Karslı1 ay önce
    Allah razı olsun. Maalesef hutbeler hamasi nutuklardan öteye geçemiyor. İstiyorum ki her hafta “faiz haramdır, alana da verene de aracılık edene de Allah lanet etmektedir” desin. Kısa ve öz olarak ayet veya hadis meallerini söylesin. Anlayana yeter. Uzun uzun tekrar ve hikayelere gerek yok. Bir de sizin de yazdığınız gibi İslamın günlük hayat ve dünyevi işlerdeki emirleri, tavsiyeleri ne. Bunlardan da bahis edilmiyor. Telefonla oynayan cemaati, uygunsuz kiyafeyle camiye geleni, arabasını caminin giriş kapısını kapatacak şekilde park edeni vb. imam niye ikaz etmezki.
  • ZOMBİZOMBİ1 ay önce
    KİLİSEYE GİDİYORUZ ABİ BE
  • Cevdet tokatCevdet tokat1 ay önce
    Maalesef camilerde de cemaatte de ibadetler RİTÜEL olarak yapılıyor. Öz ve RUH yok. Zamanın ruhuna hitap eden ve toplumun pratik hayatta düzelmesine vesile olacak hutbelere ihtiyaç var...
  • hasanhasan1 ay önce
    sayın yazar. önce seni bu yazından dolayı tebrik ediyorum. günümüzün hakikati ne yazık . butesbitleriniz hem doğru hemde ucundan kulağından örnekler.fazlası var. yanlız bir cümleniz işin püf noktası bana göre. Binayı inşa edersiniz asıl insanı inşa etmek. sözü doğrudur ne yazık bu gün bu inşayı yapacak ustaçok az kısmı azamisi camileri açıp kapatan bekçi vazifesini yüklenmiş kişiler elinde.hey hat feryat ki feryat HUBAN Ele geçmez. anlayanlar anlar saygı ve selamlar.